Fetva Meclisi
Soru
Dedemin vefatından hemen sonra babamın ailesi mirasları bölüşmek için bize çok sıkıntı yaptı. Babalarına bakmamalarına rağmen her şeyi fazlasıyla alıp bizi de tehdit edip evimizi dahi satmaya kalktılar. Bizde köyde yaşıyoruz. Maddi durumumuz iyi değil. Halam ve amcamlar çok zenginler. Çok üzüldük ve yıprandık. Babamın ailesiyle görüşmek istemiyoruz. Bizi aşağılayarak konuşuyorlar. Sürekli hakaret ediyorlar. Sizce bizim duruma nasıl bir çözüm olur? Kesinlikle konuşmak ve görüşmek istemiyoruz.
Cevap
Benzer fetvalar
Miras, kitabımız Kur'an'ın kesin çizgilerini çizdiği kurallarla belirlenmiş bir sistemdir. Kesinlikle bireysel davranışlar caiz olmaz. Allah herkesin hakkını belirlemiştir. Babanız öldükten sonra, abilerinizin kendi şahıslarına ait olduğunu ispat ettikleri bölümler dışında bütün mal paylaşılacaktır. Anneniz yaşıyorsa o da pay alacaktır. Sizin hakkınıza düşen bölümü istemeniz ne ayıptır ne de günahtır. Sılai rahim bahane edilerek de hakkın zayi edilmesi doğru olmaz. Malınızı isteyin, kardeşlik hukukunuzu da devam ettirin. Zor ama gerekli olan budur. Eğer İslam'a göre bir taksime razı olurlarsa ona davet edin. Olmazsa bir hukuk yolu ile hakkınıza düşeni alın. Ama dikkat edin; haklı iken haksız duruma düşecek kaba hareketlere tevessül etmeyin. Geri dönülmeyecek sözler sarf etmeyin.
Selamünaleyküm. Netice olarak onların dediğini yapmayı sağlayacak yasal güç onlardan yanadır. Bu nedenle babanız mahkeme yöntemine razı olmalı ve sonuçta payına düşen az olursa onu ahirette almaya razı olmuş olur. Payına fazla düşerse onu da hak sahiplerine iade eder. Bu nedenle aile içi tartışmaya belki de maazallah onların bir hükmü inkâr etmelerine sebep olmamış olurdu
Selamünaleyküm. Babanız vefat ettikten sonra dedeniz vefat ettiği için siz, dedenize mirasçı olma durumundasınız. Amcalarınız sağ iken de size mirasçılık verilmez. Eğer amcalarınız ve halalarınız babanı da kendi rızaları ile taksime koyarlarsa sakıncası yoktur. Şu anda yapılabilecek de budur.
Selamünaleyküm. Kalbiniz rahat ise, dedeniz onu faizli paradan verdi diye iade etmeniz gerekmez. Dedeniz yaşıyorsa ona durumu iletin, müdahale etsin. Yoksa siz, onlara vebale girmemelerini durumun böyle olduğunu anlatın ve işinize bakın.
Miras, kitabımız Kur'an'ın kesin çizgilerini çizdiği kurallarla belirlenmiş bir sistemdir. Kesinlikle bireysel davranışlar caiz olmaz. Allah herkesin hakkını belirlemiştir. Babanız öldükten sonra, abilerinizin kendi şahıslarına ait olduğunu ispat ettikleri bölümler dışında bütün mal paylaşılacaktır. Anneniz yaşıyorsa o da pay alacaktır. Sizin hakkınıza düşen bölümü istemeniz ne ayıptır ne de günahtır. Sılayı rahim bahane edilerek de hakkın zayi edilmesi doğru olmaz. Malınızı isteyin, kardeşlik hukukunuzu da devam ettirin. Zor ama gerekli olan budur. Eğer İslam'a göre bir taksime razı olurlarsa ona davet edin. Olmazsa bir hukuk yolu ile hakkınıza düşeni alın. Ama dikkat edin; haklı iken haksız duruma düşecek kaba hareketlere tevessül etmeyin. Geri dönülmeyecek sözler sarfetmeyin. Allah'a emanet olun.
Yasal rüşt çağına gelmiş ve mahkeme kararı ile üzerine vasi tayin edilmemiş bir insanın malını hiç kimse tasarrufunda tutamaz. Onlar size, “benim malım senin tasarrufunda olsun” diye vekâlet vermedikçe sizin yaptığınız yanlıştır. Zarar ederler veya etmezler, o sizin sorumluluğunuz değildir. Onlara ait ne varsa resmi yollarla devredin ki töhmet altında olmayasınız. Şu ana kadar yaptığınız iyiliği de Allah rızası için sayın.
aile konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Doğru bildiğinizi izah edin, zorlama hakkınız ve gücünüz yoktur. Siz, kendinizi kurtarmış olursunuz. Fazla üzerlerine giderek kötü adam rolüne şimdiden girmeyin. Yapacakları düğün gibi toplantılarda haram bir iş görürseniz katılmazsınız. Görevinizi de yapmış olursunuz. Allah sizin de bizim de yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. Bu yaptığınız yemin değildir. Yalnız mümin, sözü yemin gibi olan insandır. Oraya değil başka bir iman halkasına gidin, ailenizle de inatlaşmamış olursunuz.
Selamünaleyküm. Arkadaşınıza sözünüz geçmiyorsa ona mesafe koymanız gerekir. Aksi takdirde haramlara karşı sessiz kalarak eski ümmetlere benzemiş oluruz. Doğum günü kutlanması, bize ait olmayan ithal uygulamalardan biridir. Yapılması haramdır demesek de abestir, gereksizdir deriz. Boş bir iştir. Müminlerin böyle işlerle uğraşmaya vakitleri olmamalıdır. Neden bir kardeşliğimizin canlı olması için doğum gününü bekleyelim? Biz ümmeti Muhammediz; birbirimizi Allah için severiz, Allah için beraber oluruz. Bir gün değil her gün birbirimizin yanında oluruz. Biz buyuz.
Selamünaleyküm. İkiniz de sevmediğiniz bir ortamı paylaşıyorsanız ortada 'çocuk dışında bir bahane' olmalıdır. İlerisi sıkıntılı bir yolu şimdiden çözmeniz daha doğru olur. Aile büyüklerinizi devreye sokun.
Selamünaleyküm. Gerek iş yerinizde ve gerekse evinizde sizin direk girdiğiniz bir haram yoktur. Kendinizi koruyarak yaşamaya devam edin. Allah sizi iyi bir mümin olmaya muvaffak kılsın.
Selamünaleyküm. Öncelikle siz, bundan sonrasının endişesini taşıyın. Elbette ailenizin de sorumluluğu var ama sizin mesela on beş yaşından sonrasını daha iyi değerlendirmeniz de mümkündü. Şimdiyi iyi değerlendirin. Geçmiş için istiğfar edin. Allah yardımcınız olsun.