İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Değerli Hocam, Babam vefat edeli 5 sene oldu. Miras konusunda herhangi bir vasiyeti olmadı. Öldükten sonra 1,5 sene bekledim büyük abilerim bizi çağırsın ve bizlere durumu izah edip paylaşımı anlatsınlar diye fakat nafile. Beklemem esnasında babamın mirasından hiç faydalanmazken diğer abilerim kira gelirlerini aldılar ve hepsinde fiilen işgal ettiği yerler oldu, kendilerine göre tamir ettikleri bakım ettikleri yerler oldu. Dayanamadım en çok kira geliri alan ve kendine yer beğenen abime gittim ve hesap dökümü ve paylaşımın yapılmasını istedim. Aşağılayarak ve hakir görerek bana cevap verince konuşma Ahlak dışına taştı. Benim talebim her yerin ekonomik değeri tespit edilsin ve eşit paylaşım yapılsın. Abim de öyle yaptığını; Babamın sağlığında kıymetli arsasına çok az masrafla kendinin yaptığı (baraka) dükkanları ve bu dükkanlardan aldığı yüklü gelirleri paylaşmayacağını söyledi. Bende dükkanların yapıldığı yer miras malıdır, babamın sağlığında bizim takdir hakkımız olmadığını fakat babam öldükten sonra çok kıymetli olan arsa ortak miras olduğundan bu dükkanlarda ve gelirlerinde herkesin hakkı olduğunu, isterse yaptığı harcamaları fazlası ile paylaşacağımızı söyledim. Nafile anlaşmaya ve elbirliği yapmaya yanaşmadı. Rızamız olmadan tek başına işgal ettiği yerlerle beraber, münferit davranışları yüzünden akrabalık bağları çok zedelendi, bizim ona tahammülsüzlüğümüz bir yana bize tahammül göstermiyor, akrabalık ve kardeşlik bağları kopmuş ve tamiri zor ve kimsenin tamir etme niyeti yok. Medeni hukukta anlaşmazlığın çözüm yolu çok uğraşarak didinerek ve onca kayıplara uğrayarak arsayı satmaktan geçiyor, ve Abimin bu hasarının yanında arsanın satılması ayrıca diğer kardeşlere onarılmaz zarar verecek (Arsa ikamet ettiğimiz evin kapısına bakıyor, baba evinin yolu bu arsadan geçiyor ) Babamın diğer gelirlerinden de onlara göre çok az pay alıyorum. Onlar diğer biraderlerim, kendilerin razı olmadıkları hakkı bana reva görüyorlar, evin en küçüğü olduğum için ve babamın mirasının oluşturulmasında ben küçüğüm diye onlar gibi emek vermemişim diye benim hak talebi bir yana konuşma hakkım dahi olmadığı kanaati ile bana davranış sergiliyorlar. Sılayı Rahim farz; Beni kabul etmeyen sılamı nasıl rahim yapayım? Bu durum hiç aklımdan çıkmıyor, ibadet ederken bile zihnimi meşgul ediyor. Bana yol göstermenizi istirham ederim. Miras nasıl paylaşılmalı, Baba sağ iken aile arasında küçükler ve kız çocukları büyüklerden daha az mı evlat oldular ki, küçüklere-kızlara verilen hakları büyük kardeşler belirliyor ve bağışlıyor? Büyük kardeşler küçük kardeşlerin rızasının almadan kendi takdirlerine göre mi baba malına istedikleri kadar yatırım yaparlar ve mal alırlar? Hocam bu işlerde büyükler nasıl davranmalı, küçükler nasıl davranmalı, kızlar nasıl davranmalı? Mirasta kimin hangi oranda alacağının kıstası nedir? En önemlisi önden hak alanlar hakları olsa bile diğerlerin rızasını almadan terekeyi kullanabilirler mi? Bu konularda bizleri aydınlatırsanız çok seviniriz.

Cevap

Miras, kitabımız Kur'an'ın kesin çizgilerini çizdiği kurallarla belirlenmiş bir sistemdir. Kesinlikle bireysel davranışlar caiz olmaz. Allah herkesin hakkını belirlemiştir. Babanız öldükten sonra, abilerinizin kendi şahıslarına ait olduğunu ispat ettikleri bölümler dışında bütün mal paylaşılacaktır. Anneniz yaşıyorsa o da pay alacaktır. Sizin hakkınıza düşen bölümü istemeniz ne ayıptır ne de günahtır. Sılayı rahim bahane edilerek de hakkın zayi edilmesi doğru olmaz. Malınızı isteyin, kardeşlik hukukunuzu da devam ettirin. Zor ama gerekli olan budur. Eğer İslam'a göre bir taksime razı olurlarsa ona davet edin. Olmazsa bir hukuk yolu ile hakkınıza düşeni alın. Ama dikkat edin; haklı iken haksız duruma düşecek kaba hareketlere tevessül etmeyin. Geri dönülmeyecek sözler sarfetmeyin. Allah'a emanet olun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Miras, kitabımız Kur'an'ın kesin çizgilerini çizdiği kurallarla belirlenmiş bir sistemdir. Kesinlikle bireysel davranışlar caiz olmaz. Allah herkesin hakkını belirlemiştir. Babanız öldükten sonra, abilerinizin kendi şahıslarına ait olduğunu ispat ettikleri bölümler dışında bütün mal paylaşılacaktır. Anneniz yaşıyorsa o da pay alacaktır. Sizin hakkınıza düşen bölümü istemeniz ne ayıptır ne de günahtır. Sılai rahim bahane edilerek de hakkın zayi edilmesi doğru olmaz. Malınızı isteyin, kardeşlik hukukunuzu da devam ettirin. Zor ama gerekli olan budur. Eğer İslam'a göre bir taksime razı olurlarsa ona davet edin. Olmazsa bir hukuk yolu ile hakkınıza düşeni alın. Ama dikkat edin; haklı iken haksız duruma düşecek kaba hareketlere tevessül etmeyin. Geri dönülmeyecek sözler sarf etmeyin.

Babam vefat edeli beş sene oldu. Miras konusunda herhangi bir vasiyeti olmadı. Ö
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Verdiğiniz bilgi karışık. Ayrıca miras konusu olduğundan daha doğru cevap alabilmek için en yakın müftülüğe giderek yüz yüze bilgi almanızı tavsiye ederim. Mal sebebiyle akrabalık ilişkilerinizi zedelemeyin. Dikkat edin; şeytana mağlup olmayın.

Hocam babam iki sene önce vefat etti. Babaannem de bir sene önce vefat etti. Bab
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Ölenin borçları ödendikten sonra geriye kalan ne ise onun % 12,5 'u eşinin, %21,875'i erkek çocuklarının her birinin ve % 10,938'i de kızlarının her birinin olur.

Selamünaleyküm. Hocam size eşimin babasından kalan mirasın çözümlenmesi açısında
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu sorunun böyle uzaktan çözülmesi mümkün durmuyor. Sizin muhakkak bir mirasınız vardı ama sizin reddi miras yapmanız da sizin bir hatanız olmuş. Şu anda yapacak bir şey yoksa ve siz de düzlüğe çıkmış iseniz unutun gerisini gitsin.

Hocam kırk yaşında, ikinci evliliğini yapmış bir kadınım. Babam üç yıl önce vefa
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Hayatta iken babanın tasarrufları miras uygulaması görmez. Baba hibe etmiştir ve o hibe ile dosya kapanmıştır. Kardeşin bunda bir hakkı yoktur.

Selamünaleyküm Hocam. Eşim, yaşayan babasının 2004 yılında tek evini satarak par
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ babanıza da ağabeyinize de rahmet etsin. Size de sabırlar versin. Âmin. Ölenin arkasından bıraktığı mal varsa o miras olarak miras alacaklara dağıtılır. Buna göre şöyle yapılmalı: Önce ölen ağabeyinizin bıraktığı mal vardı ise o mal eşi, çocukları, baba ve annesine verilmeli idi. Bunun da ne kadar olacağını size yakın bir müftülükten öğrenebilirsiniz. Babanız vefat ettikten sonra ise babanızın bıraktığı mal anneniz ve çocukları arasında dağıtılır. Yengeniz ve yetimlere vasiyet bırakabilir. O vasiyet bıraktığı malın üçte birini aşmamalıdır. O üçte biri yengeniz ve yetimlere verin. Bunun dışında babanızın söz hakkı olmaz. Anneniz bu üçte biri salmalı gerisini de kendisi ve çocukları arasında bölüştürmelidir. Kime ne kadar verileceğini de en yakın müftülükten öğrenebilirsiniz. Günahların keffareti için dağıtma ise ne buğday ne de başka bir şey olarak zorunlu değil, bu miras kadar da gerekli değil.

Hocam babam vefat edeli üç ay oldu. Arkasından günahlarının kefareti için sadaka

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İbadetle müziğin kesiştirilmesi asla müdafaa edilemeyecek bir hatadır. Müzik insanı okşayan, ibadet ise Allah'ı razı eden bir iştir. Allah'ın razı olacağı işte insanların kulak zevklerinin itibara alınması hatadır. Ses güzelliği ile sese müzik eşliğinde farklılıklar katılması arasında fark vardır. Kur'an ve zikirler Arapçaya mahsus ahenk içinde yapılmalıdır. Müzikle ibadetin birleştirilmesi git gide yaygınlaşmakta ve tehlikeli bir hal almaktadır. Tehlike ise ilim adamlarının bile böyle bir bid'ate alışmaları ve sessizliği yeğlemeleridir. Dilerim bu gidişat camilerden kopmamıza neden olmaz. Üzerimize düşeni yapalım ve hatalı olduğunu bildiğimiz uygulamalara medeni tepkiler gösterelim. Mesela imamları, müezzinleri nazik bir şekilde ikaz edebiliriz. Diyanet ve müftülüklere yazılar yazıp tepkimizi gösterebiliriz. Mevlüt ve benzeri törenlerin ticarete dönmesini ise bilinçli bir şekilde protesto ederek tepkimizi ortaya koyabiliriz. Allah'a emanet olun.

Ezan-ı Muhammedi'nin, Kur'an-ı Kerim'in, mescidlerde bazı duaların vb. İslamî ka
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Filan meslek değil de bir meslekte nasıl yanlışa düşülebilir tarzında bakmak daha doğru sonuçlara götürür bizi. İmamlık yaparken batıla kaymak mümkün olduğu gibi mübaşirlikten helal mal yemek de mümkündür. Önemli olan kulun bulunduğu her durumda helal/haram ölçülerine riayet edip etmediğidir. Allah'a emanet olun.

Dershanede çalışan bir arkadaşım var. Kpps'ye girdi ve 85 puan aldı. Şu an mübaş
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Keffaretin bedelini vermek caizdir. Bu bedel teslim edildikten sonra da alana temlik edilmiş olur ki o dilediği gibi sarf etme hakkına sahip olur. Diyanet'in belirlediği fitre miktarının verilmesi en asgari miktar olarak caizdir. Aile reisine teslim edilmesi halinde keffaret verilmiş olur. Allah'a emanet olun.

Yemin kefaretinde on fakiri sabah ve akşam doyurmak yerine fakire yiyecek bedeli
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İkindi ve yatsı namazlarının farzdan önce kılınan sünnetleri gayrı müekked sünnetlerdendir. Yani farzdan önce kılınamaması halinde tekrarı yoktur. Terk edilmesinde de öğlen namazının sünnetlerindeki kadar bir kayıp yoktur. Allah'a emanet olun.

Hocam ikindi ve yatsı namazlarının ilk sünnetlerinin farzdan sonra kılınmadığı s
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

1- İnsan olarak hataya müsait yaratıldık. Bütün insanlar hata edebilirler, etmektedirler de. Sadece Allah Teala'nın nebileri bundan korunmuşlardır. Bu durumda biz hata işlemekten ötürü değil de hata işlemeye karşı laubalilikten ötürü sıkıntıya girebiliriz. Kul olarak, hangi çeşidi olursa olsun hatadan sakınmalıyız, tekrarlamamaya gayret etmeliyiz. Ama işlenen bir hata kesinlikle işimizin bittiğini, artık rahmet kapılarının bize kapandığını göstermez. Bilakis işlenen her hata rahmete daha çok muhtaç olduğumuzu gösterir. Bir yandan hata ederken bir yandan da vazifelerimizi yapmaya çalışıyorsak işte tam anlamıyla insanız demektir; yapacak bir şey yoktur, yola devam edeceğiz. Hedefimiz, iyiliklerle kötülüklerin mizana konduğu gün iyiliklerin çok gelmesi için çalışmaktır. Unutmayalım ki, bir tek iyiliğin fazla gelmesi kazanmamız, cennete girmemiz demektir. Hedef belli, sorun belli, çare bellidir. 2- Tevbeden bıkmak, tevbeyi sulandırmak diye bir şey yoktur. Bin kere, milyon kere de olsa başka bir yol yoktur. Nefes alır verir gibi tevbe yolunu kullanırız. 3- Günahlar konusunda dikkat edilmesi gereken hassas noktalardan biri çevre meselesidir. İnsan tek başına yaşayamadığına göre kendisine iyi bir çevre oluşturmalıdır. İyiyi bulamayan ise en az kötü olanı aramalıdır. Eğer bir günahta ısrar ediliyorsa bu, o günaha teşvik eden çevrenin etkisinin giderilmediğini gösterir. Önce çevre temizliği için çalışmak şarttır. Salih kullarla oturup kalkmak, gıdadan göz temizliğine kadar her alanda helale yönelmek zorundayız. Allah'a emanet olunuz.

Hocam günahta ısrar ettiğimizin farkına nasıl varabiliriz? İşlediğimiz günahta,
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mü'min imzaladığı protokole sadıktır. Bu protokolün Müslüman veya kâfirle yapılmış olması durumu değiştirmez. Sizin telefonla oynamış olmanızı servise açıklayın, kabul etmezlerse yapacak bir şeyiniz yoktur; onların dediği olacaktır. Mü'min elbette ince düşünür. Ama vesveseye varacak şekilde düşünmez. Allah'a emanet olun.

Bizim burda mesela bir cep telefonu aldığında 2 yıl garanti var üzerine. Ben ekr

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.