İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam ikindi ve yatsı namazlarının ilk sünnetlerinin farzdan sonra kılınmadığı söyleniyor. Bu konuda bilgi verir misiniz?

Cevap

İkindi ve yatsı namazlarının farzdan önce kılınan sünnetleri gayrı müekked sünnetlerdendir. Yani farzdan önce kılınamaması halinde tekrarı yoktur. Terk edilmesinde de öğlen namazının sünnetlerindeki kadar bir kayıp yoktur. Allah'a emanet olun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu ifade bu şekilde doğru değildir. Evet, öğlenin farzından önce kılınan gibi bir sünnet namaz yoktur. Öğlenden önce kılınan Müekked bir sünnettir. İkindi, akşam ve yatsıdan önce sünnet kılmak vardır. Peygamber aleyhisselam efendimizin “her ezanla ikamet arasında nafile vardır” hadisine bağlı olarak isteyen kılabilir şeklinde bir sünnet kılma vardır. Yatsıdan önce sünnet kılmayı tavsiye eden eserlerimiz orada kılınacak sünnetin öğlenin sünneti gibi olmadığını belirtmektedirler.

İkindiden ve yatsıdan önce yani farzından önce kılınan sünnetlerin olmadığı söyl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İkindi ve yatsının ilk sünnetleri kılınmasa da onların yerine kaza namazı kılınsa bundan bir sakınca oluşmaz. “Böyle yapması gerekir” şeklinde anlaşılırsa o yanlıştır.

Hocam biraz önce YouTube’da bir hocanın konuşması denk geldi. Diyor ki “İkindi v
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hayır ikindinin farzından önce müekked yani öğlenin öncesindeki gibi muhakkak kılınması gereken bir sünnet namaz yoktur. Kılınması sevap olan nafile namazlardan biri olarak dört rekaatlık bir sünnet vardır. Bu da Peygamber aleyhisselamın o sünneti sürekli kılmamasından kaynaklanan bir farklılık vardır.

İkindi namazının öncesinde kılınan sünnet namaz öğlenin öncesinde kılınan sünnet
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir namazın vaktinin çıkmasına kalan vakit sadece farzı kılmaya yetecek kadar ise farzı kılmak, sünnetleri bırakmak gerekir. Rahat rahat sünnetler de kılınabilecekse sünnetleri kılmak evla olur. 45 dakika yeterli ve geniş bir vakittir, sünnetler öyle bir durumda kılınmalıdır. 15 dakika kadar kaldı ise sadece farz kılınmalıdır.

Hocam ikindi namazına kırk veya elli dakika kala öğle namazının farzı kılınıp sü
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Bir namazın farz veya nafile olması, o namazı Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin bize emretmesi ile belli olur. Âlimler emretmedeki ifadelere bakarak o namazın bizi nasıl bağladığını açıklarlar. Mesela sabah namazının Sünnet olarak kılınan iki rekatı hakkındaki ifadeler oldukça yoğun olduğu için çok mühim bir nafile olarak kılınır. Aynı şekilde öğlenin farzından önce kılınan dört rekat da öyledir. İkindi ve yatsının farzından önce kılınan dört rekat hakkında ise böyle bir tekit yoktur. Sahih olmayan bazı hadislerde ikindiden önce dört rekat tavsiye edilmiştir. Bu da gösteriyor ki, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, ikindinin farzından önceki Sünnet namazını, sabahın farzından önceki Sünnet namazı gibi sürekli kılmamıştır. Bu nedenle ara sıra terk edilmesi hakkında konuşulmaktadır. Bu mesele ile alakalı olarak şunu tespit etmemiz gerekmektedir: Bizi ibadetlerden soğutmaya çalışan şeytanın oyunlarına dikkat etmeye mecburuz. İkindinin öncesindeki Sünnet namazı ara sıra terk etmenin de Sünnet olduğu şeklindeki bir sözü şeytan bize nasıl uygulatıyor, bunu iyi düşünelim.

Selamünaleyküm hocam.İkindi namazının sünnetini terk etmek sünnet midir? Ya da P
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam.Böyle bir şeye gerek yoktur. Bütün nafileler, önce veya sonra gibi ayrıntılara gerek olmadan 'nafile' niyeti ile kılınabilirler.

Selamünaleyküm değerli hocam. Madem ki yatsıdan önce sünnet yok, bizim kılmamız

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Keffaretin bedelini vermek caizdir. Bu bedel teslim edildikten sonra da alana temlik edilmiş olur ki o dilediği gibi sarf etme hakkına sahip olur. Diyanet'in belirlediği fitre miktarının verilmesi en asgari miktar olarak caizdir. Aile reisine teslim edilmesi halinde keffaret verilmiş olur. Allah'a emanet olun.

Yemin kefaretinde on fakiri sabah ve akşam doyurmak yerine fakire yiyecek bedeli
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Miras, kitabımız Kur'an'ın kesin çizgilerini çizdiği kurallarla belirlenmiş bir sistemdir. Kesinlikle bireysel davranışlar caiz olmaz. Allah herkesin hakkını belirlemiştir. Babanız öldükten sonra, abilerinizin kendi şahıslarına ait olduğunu ispat ettikleri bölümler dışında bütün mal paylaşılacaktır. Anneniz yaşıyorsa o da pay alacaktır. Sizin hakkınıza düşen bölümü istemeniz ne ayıptır ne de günahtır. Sılayı rahim bahane edilerek de hakkın zayi edilmesi doğru olmaz. Malınızı isteyin, kardeşlik hukukunuzu da devam ettirin. Zor ama gerekli olan budur. Eğer İslam'a göre bir taksime razı olurlarsa ona davet edin. Olmazsa bir hukuk yolu ile hakkınıza düşeni alın. Ama dikkat edin; haklı iken haksız duruma düşecek kaba hareketlere tevessül etmeyin. Geri dönülmeyecek sözler sarfetmeyin. Allah'a emanet olun.

Değerli Hocam, Babam vefat edeli 5 sene oldu. Miras konusunda herhangi bir vasiy
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İbadetle müziğin kesiştirilmesi asla müdafaa edilemeyecek bir hatadır. Müzik insanı okşayan, ibadet ise Allah'ı razı eden bir iştir. Allah'ın razı olacağı işte insanların kulak zevklerinin itibara alınması hatadır. Ses güzelliği ile sese müzik eşliğinde farklılıklar katılması arasında fark vardır. Kur'an ve zikirler Arapçaya mahsus ahenk içinde yapılmalıdır. Müzikle ibadetin birleştirilmesi git gide yaygınlaşmakta ve tehlikeli bir hal almaktadır. Tehlike ise ilim adamlarının bile böyle bir bid'ate alışmaları ve sessizliği yeğlemeleridir. Dilerim bu gidişat camilerden kopmamıza neden olmaz. Üzerimize düşeni yapalım ve hatalı olduğunu bildiğimiz uygulamalara medeni tepkiler gösterelim. Mesela imamları, müezzinleri nazik bir şekilde ikaz edebiliriz. Diyanet ve müftülüklere yazılar yazıp tepkimizi gösterebiliriz. Mevlüt ve benzeri törenlerin ticarete dönmesini ise bilinçli bir şekilde protesto ederek tepkimizi ortaya koyabiliriz. Allah'a emanet olun.

Ezan-ı Muhammedi'nin, Kur'an-ı Kerim'in, mescidlerde bazı duaların vb. İslamî ka
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Filan meslek değil de bir meslekte nasıl yanlışa düşülebilir tarzında bakmak daha doğru sonuçlara götürür bizi. İmamlık yaparken batıla kaymak mümkün olduğu gibi mübaşirlikten helal mal yemek de mümkündür. Önemli olan kulun bulunduğu her durumda helal/haram ölçülerine riayet edip etmediğidir. Allah'a emanet olun.

Dershanede çalışan bir arkadaşım var. Kpps'ye girdi ve 85 puan aldı. Şu an mübaş
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

1- İnsan olarak hataya müsait yaratıldık. Bütün insanlar hata edebilirler, etmektedirler de. Sadece Allah Teala'nın nebileri bundan korunmuşlardır. Bu durumda biz hata işlemekten ötürü değil de hata işlemeye karşı laubalilikten ötürü sıkıntıya girebiliriz. Kul olarak, hangi çeşidi olursa olsun hatadan sakınmalıyız, tekrarlamamaya gayret etmeliyiz. Ama işlenen bir hata kesinlikle işimizin bittiğini, artık rahmet kapılarının bize kapandığını göstermez. Bilakis işlenen her hata rahmete daha çok muhtaç olduğumuzu gösterir. Bir yandan hata ederken bir yandan da vazifelerimizi yapmaya çalışıyorsak işte tam anlamıyla insanız demektir; yapacak bir şey yoktur, yola devam edeceğiz. Hedefimiz, iyiliklerle kötülüklerin mizana konduğu gün iyiliklerin çok gelmesi için çalışmaktır. Unutmayalım ki, bir tek iyiliğin fazla gelmesi kazanmamız, cennete girmemiz demektir. Hedef belli, sorun belli, çare bellidir. 2- Tevbeden bıkmak, tevbeyi sulandırmak diye bir şey yoktur. Bin kere, milyon kere de olsa başka bir yol yoktur. Nefes alır verir gibi tevbe yolunu kullanırız. 3- Günahlar konusunda dikkat edilmesi gereken hassas noktalardan biri çevre meselesidir. İnsan tek başına yaşayamadığına göre kendisine iyi bir çevre oluşturmalıdır. İyiyi bulamayan ise en az kötü olanı aramalıdır. Eğer bir günahta ısrar ediliyorsa bu, o günaha teşvik eden çevrenin etkisinin giderilmediğini gösterir. Önce çevre temizliği için çalışmak şarttır. Salih kullarla oturup kalkmak, gıdadan göz temizliğine kadar her alanda helale yönelmek zorundayız. Allah'a emanet olunuz.

Hocam günahta ısrar ettiğimizin farkına nasıl varabiliriz? İşlediğimiz günahta,
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sözleriniz bir noktaya kadar doğrudur; önemli olan kadının bedeninin eşi dışında birisine güzel görünmemesi meselesidir. Yaptığınız iş gayet doğrudur. Mesela hayız döneminde iken eşine karşı süslenmeyi düşünen bayanların da var olduğunu duymaktan memnun oldum. Bu yaptığınız mübarek bir şeydir. Ancak kullandığımız nesnelerin de helal olmaları gerekmektedir. Sizi örnek olarak zikredelim, bir çarşafı çalsanız da tesettür olarak giyseniz bunun hükmü ne olabilir? Onun için alkol ve domuz gibi ürünlerin bulaşmadığı mamüller kullanmaya gayret edeceğiz. Oje için ikinci bir sorun da altına su geçirmemesi meselesidir. Çünkü oje bir tabaka oluşturmaktadır ve altına su geçirmiyor. Geçirecek olsa zaten kısa bir zamanda dökülür. Bir başka mesele de kâfirler arasında sembolik değerler kazanmış uygulamalardan da uzak durmamız şarttır. Takvayı gözeten hanımlar olarak siz, yeryüzüne inen rahmetin sebeplerisiniz. Cihadınız mübarek olsun. Allah'a emanet olun.

Hocam, insanın giydiği kıyafetin, yaptığı makyajın vs. günahı ya da haram boyutu

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.