Fetva Meclisi
Soru
Hocam kırk yaşında, ikinci evliliğini yapmış bir kadınım. Babam üç yıl önce vefat etti, annem hayatta. İki erkek bir kız kardeşim var. Babam esnaftı ve vefat ettiğinde, yılların birikimi olan mal varlığı kendi üzerine kayıtlı değildi. Mal idaresi, babamla aynı dükkânda çalışan ağabeyim ve erkek kardeşimdeydi. Vefattan sonra ağabeyimin baskısıyla çıkabilecek olası borçlara tedbir olarak annem de dâhil olmak üzere dört kardeş reddi mirasa gittik. Oysaki babam üzerinde kayıtlı bir mal varlığı yoktu. Zaman içinde ağabeyim ve erkek kardeşim iflas ettiler. Ellerinde kalan son ev ve işyerlerini icradan kurtarmak maksadıyla güvendikleri insanların üzerlerine tapuladılar. Bundan sonra ne olur? Rabbim bilir. Hocam benim sorum şu, bu eriyip giden mal varlığında biz kız kardeşlerin hakkı var mıydı? Çünkü maddi açıdan ben iki çocuğumla zor günler yaşadım. Nefsime yenilerek ağabeyime gıyabında çok intizar ettim. Aramız kötü değil ama soğukluk var. Bu konuda aydınlanmaya ihtiyacım var.
Cevap
Benzer fetvalar
Babanızın o öldükten sonra uygulanmak üzere yaptığı vasiyette erkek çocuklarına belirlediği miktarın hiçbir bağlayıcılığı yoktur. O vasiyeti kabul etmeyerek de günaha girmezsiniz. Bilakis erkek kardeşleriniz haram mal almış olurlar. Kur'an'ımızın size tanıdığı hakkı vasiyete rağmen alın. Vermezlerse hakkınızı helal etmek zorunda değilsiniz.
Ablanız babanıza para verirken 'BORÇ' verdiğini belirterek, babanız da 'BORÇ' olarak almamış ise bu bir babaya hibe durumundadır. Anlaşılan da sonuç böyle çıkacaktır. Bir borç sözleşmesi söz konusu ise o takdirde babanız aldığını geri verecektir. Bu durumda borç değil de kızın parasını babaya vermesi şeklinde bir anlayış ortada olduğundan babanızın yaptığında bir zulüm vardır ama ablanızın ahiretini tehlikeye atmamasını tavsiye ederim. Eğer babanız buradaki haksızlığa göz yumuyorsa işi ahirete havale ediyor demektir. Ablanız alacağını orada alsın, daha kârlı olur. Allah'a emanet olun.
Allah annenize rahmet etsin, size de sabırlar ihsan etsin. Babanızın durumunun iyi olması mirastan pay almasını değiştirmiyor. Onun feragat etmesi dışında hakkı haktır. Soruda erkek kardeşten söz etmiyorsunuz. Bu nedenle size iki türlü cevap vereceğiz. Erkek kardeşiniz varsa o, yüzde 37,5, kızlar yüzde 37,5 aranızda bölüşeceksiniz. Babanız da yüzde yirmi beş alacak. Erkek kardeş yoksa babanız yüzde yirmi beşi alacak, gerisini siz kızlar bölüşeceksiniz.
Allah babanıza rahmeti ile muamelede bulunsun, sizi de salihattan kılsın. Annenizin yaşayıp yaşamadığını bildirmemişsiniz. Dede ve ninenizin olmadığını kabul ettik. İki ihtimal var. Anneniz sağ ise ve anneniz ölmüş ise ihtimaline göre mirasınızın dinen değerlendirmesi şöyledir: Anneniz yaşıyorsa: Anneniz: % 12,49 Kızların her biri: % 22,22 Amcaların her biri: % 3,20 Halaların her biri: % 1,60 Anneniz yaşamıyorsa: Kızların her biri: % 22,22 Amcaların her biri: 5,128 Halaların her biri: % 2,564
Verdiğiniz bilgi karışık. Ayrıca miras konusu olduğundan daha doğru cevap alabilmek için en yakın müftülüğe giderek yüz yüze bilgi almanızı tavsiye ederim. Mal sebebiyle akrabalık ilişkilerinizi zedelemeyin. Dikkat edin; şeytana mağlup olmayın.
Aleykümselam. Babanız yani mal sahibi yaşıyorsa sizin bir hakkınız yoktur. Babanız öldü ve malı miras olarak kaldı ise ve bu şekilde bir kullanım söz konusu ise size düşen hakkınızı istemenizde hiçbir sakınca yoktur. Ne ayıptır ne de günah! Hakkınızı talep edin.
baba konusundaki diğer fetvalar
Banka ile alakanı hiç tereddüt etmeden değiştir elbette. İlk maaşınla beraber bankanın adını da değiştirirsin.
Bir ŞALVAR ve bir BABA bir araya geldiğinde MİLYONLARCA ŞALVAR bir babanın ahı etmez ahirette. Zira şalvar bir fazilettir, farz değildir. Baba onu değil de şunu giy dediğinde fazilet terk edilmiş olur. Babaya itaat ise büyük bir farzdır. Alternatifi yoktur. Kardeşiniz acilen durumu düzeltmelidir.
A- İki şehir arasında yolda iken seferi olacaksınız. B- Babanızın bulunduğu şehirle bağlantınız devam ediyorsa yani kendinizi hâlâ, babanızın bulunduğu yerin adamı, ikinci şehirde işiniz bitince gideceğiniz yer olarak görüyorsanız orayı, orada seferi olmazsınız.
Babanızın bildiği ve izin verdiği bir nikâh yaptı iseniz ve şartları açısından bir sıkıntı yoksa dinen yanlış yaptınız sayılmaz. Onun açısından sıkıntı olacak şeyler onun sorumluluğundadır. Size söz verilen şeyleri yerine getirmiyorsa veya size zulüm olacak şeyler yapıyorsa sizi boşamasını isteyebilirsiniz.
Anlattığınız bu baba yanlış yapmaktadır. Bu gerçek ortada zaten. İkinci bir gerçek de şudur: Sizin babanızı düzeltmeniz mümkün değildir. Bir baba evladından nasihat dinlemez genelde. Bu sebeple siz babanıza başkalarının ağzından söyleyin söyleyeceğinizi. Ve mümkün olduğu kadar da onunla tartışmalı bir alana yaklaşmayın. Allah yardımcınız olsun.
Bu bir imtihan deyip katlanmanız gerekmez. Babanızla arkadaş gibi konuşmanız da doğru olmaz. Orta bir yol bulabilirsiniz. Mesela yakın bir akrabanıza babanızı ikaz etmesini rica edebilirsiniz.