Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim yirmi üç yaşında bir erkek kardeşim var. Aynı iş yerinde babamla iki kardeş çalışmaktayız. Kardeşim birden ani bir şekilde şalvar giymeye başladı. Ancak cübbe, sarık vb. gibi bir şey giymiyor. Üstüne sadece bir gömlek giyiyor. Babam bu durumdan dolayı sürekli olarak kardeşimle tartışmakta. O da inat ederek ne olursa olsun şalvarı çıkarmayacağım, gerekirse inşaatlarda çalışırım yine de çıkarmam diye dik başlılık yapıyor. Ben de kendisine Allah'ın şartı olmadığını ve en azından şalvar yerine bol bir pantolon giyerse babamı mutlu edeceğini, kendisi gibi bizi de huzurlu edeceğini söylüyorum ama dinletemiyorum. Çocuksu bir inatla bağlanmış resmen. En sonunda kendisine size soracağım fetvaya uyup uymayacağını sordum. O da hepimiz gibi sizi çok sevip saydığı için sizden gelecek cevabı tereddütsüz kabul edeceğini söyledi.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Çarşaf diye diretilmiş bir şart yoktur tesettür için. Aynı kalitede tesettürü sağlayan başka bir kıyafet de olabilir. Bu da çarşaf giyme diyen babaya itaati mecbur kılar. Kardeşiniz bu hususta iyi olmayanı yapmış demektir, gönüllerini alsın.
Selamünaleyküm. Çarşaf tek giyim malzemesi değildir. İyi ve güzel olması başka şey, o olmazsa çıplak sayılmak başka şeydir. Yüz örtmek de farz değildir. Eşi ile bu hususta tartışmamalıdır. Tesettür sayılabilecek bir kıyafet giysin yeter.
Dinimizin 'şundan başkası olmaz' denebilecek bir kıyafet emri yoktur. 'Muhakkak tesettür olacak' demektedir. Tesettür de bayanın erkek gözden korunmasıdır. Çarşaf, öne çıkarılmış bir kıyafet tarzı olmakla beraber alternatifsiz değildir. Bacınızın neden böyle bir diretme içinde olduğunu inceleyin. Bir şey bildiğinden çok bir inat peşinde olması muhtemeldir.
Aleykümselam. Anneniz helal bir ortamda çalışabilir ama bu durum babanızın annenizin çalışması ile esasen alakası olmayan bir durumdur. Annenizin bahane olarak kullanıldığını zannederiz. Siz yine de babanıza karşı nezaketinizi koruyun, gerekiyorsa da başınızın çaresine bakın elbette. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Burada iki durum var: Babanızın işçisi gibi çalıştı iseniz ve biriktirdiğinizi babanıza verdi iseniz, o da dilediği gibi tasarruf etti ise şimdi bütün malı erkek/kız kardeşler ve anneniz arasında bölüşmeniz doğru olan olur. Hayır, siz bir ortak gibi çalıştı iseniz babanızla şu andaki malda babanızın malını ortak bölüşürsünüz sizin olan sizde kalır. Genellikle Anadolu kültüründe birinci durum uygulanmaktadır. Siz kız kardeşlerinizle durumu değerlendirir ve onların hak talep etmedikleri bir yöntem bulursanız dinen bir sorun kalmaz.
Babanız, tesettürü kabul etmediği için hanımızın çarşafını çıkarmasını emrediyorsa bu durum onun Allah'ın emrine karşı isyankâr olduğunu gösterir ki hiçbir şekilde itaat etmeniz gerekmez. Hanımızın arkasında yüzde yüz durun. Hayır babanız, çarşaf değil de bir başka İslamî sayılabilecek tesettür çeşidini giysin diyorsa bu durum isyandan değil ictihaddan kaynaklanmaktadır. Bu durumda ise onu incitmeden ikna etme yolunu kullanın. Ama hanımızın kıyafetini değiştirmesi konusunda baskı yapma hakkınız yoktur. Zulmetmiş olursunuz. Birinci veya ikinci durumda, ne olursa olsun babanızla kaba ve itici usulle konuşmayın sakın. İnsanîliğinizden hiçbir taviz vermeden tesettürü savunmaya mecbursunuz. Özellikle bilmenizde yarar var: Ne hanımızın tesettürünü kaldırabilirsiniz ne de babanızın huzurunda kaba ve itici konuşabilirsiniz. Tam bir imtihan halindesiniz. İmtihanı da kazanmaya mecbursunuz. Evlatlığınızı, eşiniz de gelinliğini en mükemmel şekilde yapsın. Eksiğiniz onun bu emrine itaat etmemeniz olsun; o takdirde rahat edebilirsiniz. Allah size yardım etsin.
baba konusundaki diğer fetvalar
Banka ile alakanı hiç tereddüt etmeden değiştir elbette. İlk maaşınla beraber bankanın adını da değiştirirsin.
Bu sorunun böyle uzaktan çözülmesi mümkün durmuyor. Sizin muhakkak bir mirasınız vardı ama sizin reddi miras yapmanız da sizin bir hatanız olmuş. Şu anda yapacak bir şey yoksa ve siz de düzlüğe çıkmış iseniz unutun gerisini gitsin.
A- İki şehir arasında yolda iken seferi olacaksınız. B- Babanızın bulunduğu şehirle bağlantınız devam ediyorsa yani kendinizi hâlâ, babanızın bulunduğu yerin adamı, ikinci şehirde işiniz bitince gideceğiniz yer olarak görüyorsanız orayı, orada seferi olmazsınız.
Babanızın bildiği ve izin verdiği bir nikâh yaptı iseniz ve şartları açısından bir sıkıntı yoksa dinen yanlış yaptınız sayılmaz. Onun açısından sıkıntı olacak şeyler onun sorumluluğundadır. Size söz verilen şeyleri yerine getirmiyorsa veya size zulüm olacak şeyler yapıyorsa sizi boşamasını isteyebilirsiniz.
Bu bir imtihan deyip katlanmanız gerekmez. Babanızla arkadaş gibi konuşmanız da doğru olmaz. Orta bir yol bulabilirsiniz. Mesela yakın bir akrabanıza babanızı ikaz etmesini rica edebilirsiniz.
Babanın kötü karakterli veya zalim olması kabul edilemez. Kıyamet günü o tutumunun hesabını verir. Ancak babanın kötü karakteri veya zulmü çocuğunun ona beddua etmesini normalleştirmez. Çocuk beddua etmekle kınadığı babasının karakterine benzer bir iş yapmış olur. Anneye babaya beddua etmek yoktur.