İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Benim hanımım çarşaflı, babam ise hanımımın çarşaf giymesini istemiyor. Ben giymeye devam etmesini istiyorum, hanımım da zaten çıkarmak istemiyor. Babam, hanımım çıkarmazsa onu boşamamı söyledi. Babalık hakkı ona benden böyle bir şey istemesine ve benim de onu dinlememi gerektirir mi? Ne yapmam gerekir, hanımım çarşafımı çıkarmalı mı?

Cevap

Babanız, tesettürü kabul etmediği için hanımızın çarşafını çıkarmasını emrediyorsa bu durum onun Allah'ın emrine karşı isyankâr olduğunu gösterir ki hiçbir şekilde itaat etmeniz gerekmez. Hanımızın arkasında yüzde yüz durun. Hayır babanız, çarşaf değil de bir başka İslamî sayılabilecek tesettür çeşidini giysin diyorsa bu durum isyandan değil ictihaddan kaynaklanmaktadır. Bu durumda ise onu incitmeden ikna etme yolunu kullanın. Ama hanımızın kıyafetini değiştirmesi konusunda baskı yapma hakkınız yoktur. Zulmetmiş olursunuz. Birinci veya ikinci durumda, ne olursa olsun babanızla kaba ve itici usulle konuşmayın sakın. İnsanîliğinizden hiçbir taviz vermeden tesettürü savunmaya mecbursunuz. Özellikle bilmenizde yarar var: Ne hanımızın tesettürünü kaldırabilirsiniz ne de babanızın huzurunda kaba ve itici konuşabilirsiniz. Tam bir imtihan halindesiniz. İmtihanı da kazanmaya mecbursunuz. Evlatlığınızı, eşiniz de gelinliğini en mükemmel şekilde yapsın. Eksiğiniz onun bu emrine itaat etmemeniz olsun; o takdirde rahat edebilirsiniz. Allah size yardım etsin.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Çarşaf diye diretilmiş bir şart yoktur tesettür için. Aynı kalitede tesettürü sağlayan başka bir kıyafet de olabilir. Bu da çarşaf giyme diyen babaya itaati mecbur kılar. Kardeşiniz bu hususta iyi olmayanı yapmış demektir, gönüllerini alsın.

Selamünaleyküm. Hocam içinden çıkamadığım bir konu hakkında yardımınızı istiyoru
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. İşi böyle uç noktalara taşıyan ifadeler kullanmamak gerekir. Ortası olan bir kıyafetle çıkın sizde.

Hocam size geçenlerde çarşaf harici tesettürün nasıl olması gerektiğini sordum;
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dinimiz tesettürü emretmiştir. Çarşaf alternatifsiz bir emir değildir. Tesettür varsa çarşaf diye bir diretmeye gerek yoktur. Tesettür değilse çarşafın da bir anlamı yoktur. Böyle bir tek kelimeye takılıp kalabilecek zamanda değiliz, kendinizi gereksiz yere yıpratmayınız. Çarşaf veya başka bir şey; ne olduğu önemli değildir. Yeter ki şu hususlara dikkat edilsin: a-Sizin bedeninize ait ayrıntılar dikkatle bakan biri tarafından anlaşılmasın. b-Üzerinizdeki kıyafetinizin kendisi bir sanat eseri gibi dikkat çekip üzerinize gözleri toplamasın. c-Giydiğinizi Allah rızası için niyet ederek giyin. Tesettür ÇARŞAFla sınırlı değildir. Çarşaf, ferace, elbise, başörtüsü… Hiçbiri şart değil. Dinimizin “şundan başkası olmaz” denebilecek bir kıyafet emri yoktur. Çarşaf, öne çıkarılmış bir kıyafet tarzı olmakla beraber alternatifsiz değildir. En iyi, en güzel deriz ama “tek” diyemeyiz. Bu bakışınızı böyle değiştirmelisiniz. Şart olan kadın dışarı çıktığında bedenine ait ayrıntıların belli olmamasıdır. Üzerindekiler onu daha cazip duruma getirmemesidir. Kumaş ve dekor üzerinden incelemeye gerek yoktur. Kadın, üzerinde çarşaf varken meselâ rüzgârlı bir havada ayrıntıları belli olmayan bir kıyafet giymiş olmalıdır. Bedeni teşhir etmeyen, bakanların gözünde cazip izler bırakmayan, cinselliği çağrıştırmayan her giyim tesettürdür. Kendinizi zorlamayın. Özellikle aileniz ile bu konuda asla karşı karşıya gelmeyin. Ona yakın bir kıyafet giyinin, onlar da rahat etsinler. En yakınınızdakilerle sürtüşerek bir yere varamazsınız. Zamana yayarak iş yapmayı becermelisiniz. Bir yılda gelinecek noktaya bir haftada gelirseniz dikkat çekersiniz, kendiniz de bıkarsınız zaman içinde. İyi biliniz ki, örtünmekle sadece dini bir emri yerine getirmiş olmuyorsunuz. En büyük cihat seviyesinde bir iş yapıyorsunuz ve gerçek bir Müslüman kadın olma yolunda ilerliyorsunuz. Bunun muhakkak zorlukları olacaktır. Onları göğüslemeye hazır olun. Elbette cennetin bir bedeli olacaktır. Bu kadar büyütmenize gerek yoktur, tesettürü sağladıktan sonra her kıyafet olabilir. İsme takılıp kalmayın, tesettürün maksadına dikkat edin.

Hocam ben on sekiz yaşındayım. Geçen sene ramazan ayında örtündüm ve ilk örtündü
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tesettür, kadınlar için kıyafet açısından kullanılan bir kavram. Tesettür, kadının vücudunu örtmesi anlamında kullanılıyor. Çünkü tesettür Allahu Teâlâ’nın dininin avret olarak bize bildirdiği beden bölümlerinin gizlenmesi anlamına geliyor. Kadın için de yüz, el ve topuktan aşağısı ayaklar hariç her yer avrettir. Avretin örtülmesi Allah’ın emridir. Bir seçenek, tercih falan asla değildir. Allah emrettiği için tesettüre girilir. Kadınların tesettürü, güzel giyinmeleri değildir. Tesettür asla moda olamaz. Tesettürün kendisi de tesettürü gerektirecek hale gelirse Allah’ın maksadı ve emri gerçekleşmiş olmaz. Tesettürden maksat, yani özellikle kadının örtünmesinin istenmesi, yabancı gözlerin dikkatinden uzak kalmaya yöneliktir. Yani bir erkek bir kadına gözü iliştiğinde onun kadınlığıyla ilgili boyutu anlamıyor olması, hissetmiyor olması gerekiyor. Eğer tesettür, kadının üzerindeki cazibeyi artırıyorsa, bunun adı çarşaf bile olsa Allah’ın emrettiği tesettür diyemeyiz ona. Çünkü tesettürdeki ölçü; çarşaf, manto, pardösü, şalvar, herhangi bir şey değildir. Allah’ın emri çarşaf veya manto olarak isimlendirilemez. Allah, tesettürü emretmiştir. Tesettür, kadının erkeğin gözünden korunmasıdır. Bunu çarşaf sağlıyorsa Allah çarşafı emretmiştir, bunu pardösü sağlıyorsa Allah onu emretmiştir. Bunu herhangi bir yöresel kıyafet sağlıyorsa Allah bunu emretmiştir. Ama bir kadın, mesela çarşaf en yaygın kıyafet olarak tesettür kıyafeti bilindiği için çarşafı zikrediyorum, çarşaf giydiği halde vücut organları, dikkat eden bir erkeğin gözünde belli olacak kıvamda ise, gerek inceliği, şeffaflığı acısından ve gerekse darlığı açısından rüzgârlı bir yerde çarşafın aldığı şekil yüzünden vücut organları teşhir edilecek halde bulunuyorsa buna tesettür diyemeyiz. Tesettür adıyla kullanılmış kıyafet diyebiliriz. Veya bir başörtüsü, renginden, üretimindeki teknik özelliklerden dikkat çekiyorsa bunun adı tesettür değildir. Çünkü Allah Teâlâ’nın emrettiği başörtüsü veya çarşaf veya ayakkabı modeli değildir; kadının gizlenmesidir. Kadının erkeğin gözünden korunmasıdır. Bu, renk baskısıyla veya zorlamalarla daha cazip hale geliyorsa bunu tesettür olarak adlandıramayız İslam’ın, “şu kıyafet olacak, başkası olmaz diye” verdiği bir isim yoktur. Çarşaf da bu kuralın içindedir. Yani çarşaf, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin, Kur’an-ı Kerim’in, “başkası olmaz, illa bu olacak” dediği bir kıyafet değildir. İslam, ölçüler koymuştur kadın için. Ama zorunlu kıyafet belirtmemiştir; bu hükmü böyle koyalım. Şart olan yanınızdan geçen bir erkeğin sizin hakkınızda bir bilgi sahibi olmayacağı, sizin bedeninizin bir ayrıntısını izleyemeyeceği bir şey giymenizdir. Bunu pantolon sağlıyorsa mesele yoktur. Pantolon isminden dolayı yasak olmaz. Teşhir ettiği için mesela bacaklara ait ayrıntıyı gösterdiği için yasaktır. O olmuyorsa zararı da olmaz. İçeride veya dışarıda, iç kıyafet dış kıyafet fark etmez, durum böyledir. Kadınların giyimlerinde RENK kaydı yoktur. Evet, siyah renk ağırlıklı tercih gibi bilinmektedir. Fakat siyah şartı yoktur. Ölçü şudur: Kadın, yabancı bir erkek tarafından çekici bulunmayacak! Bunu temin eden siyah ise siyah gereklidir, beyaz ise beyaz gereklidir. Siyah, kadın için zorunlu bir renk değildir. Dış kıyafeti kastediyoruz tabi. Siyah, süslenmeye ve ziynete en uzak renk olduğu için genelde Müslüman kadınlar siyah giyinmeyi dışarıda uygun bulmuşlardır; uygun da bir tercih yapmışlardır. Renk üzerinden değil kıyafetin tesettürü sağlayıp sağlamaması üzerinden bu meseleye bakarız. Mesela bazı Afrika ülkelerinde kadınlar beyaz giyiniyorlar. Doğal, coğrafya şartları gereği de bu zorunlu oluyor. 1000 kadından 3 tanesi siyah giyinse orada bu siyah dikkat çekeceği için sorunlu renk hâline gelir, zorunlu değil sorunlu bir renk hâline gelir. Dolayısıyla kadınlar için “siyah” diye bir şart yerine “tesettür” diye vazgeçilmez bir şart kullanıyoruz. Tesettürlü Müslüman hamının vakarını koruma siyaseti ise şöyle olmalıdır: - Yüzde yüz tesettür içinde olalım. - Tesettürümüz kendi başına bir ziynet olmasın. - Teşhir için kendimizi zorlamayalım. - İlgiye iltifat etmeyelim. - Artı bir ilgi sebebi çıkarmayalım.

Hocam ben tesettüre girmek istiyorum. Tesettüre girince mutlaka uzun siyah çarşa
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sizin çarşafla ilgili tespitlerinize aynen katılıyorum. Çünkü şimdi hanımların giydiği çarşaf, eskilerin çarşafı ile aynı değil. Çok ince ve yapışkan bir kumaş olduğundan rüzgârda, yağmurda ve benzeri hafif zorlanmada tesettür olmaktan çıkmaktadır. Kalın bir iç kıyafet olmadıkça çarşaf iyi bir tesettür olma özelliği taşımıyor. Evet, tip olarak çarşaf, en güzel olandır. Ama bu çarşaflar, o çarşaf değildir. Önemli olan tesettürdür. Çarşaf şekline takılmak kuru bir takıntı ve tutuculuk olarak önümüzde duruyor. Size tavsiyem, bu konuyu eşinizle geniş bir zamana yaymanızdır. İnatlaştırırsanız, aile huzurunuzu kaçırırsınız. Kaş yaparken göz çıkarmayın. Allah sıhhat ve afiyetinizi daim etsin.

Eşim Mahmut efendiye bağlı ve çarşaflı bir hoca. Ben, tesettürün sadece çarşaf o
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tesettür ÇARŞAFla sınırlı değildir. Bedeni teşhir etmeyen, bakanların gözünde cazip izler bırakmayan, cinselliği çağrıştırmayan her giyim tesettürdür. Kendinizi zorlamayın. Allah'a emanet olun.

Hocam, Rabbim çalışmalarınıza güç, kuvvet versin. Ben çarşaflı bir bayanın başka

baba konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sakal konusunda babanıza veya başka birine itaat etmeniz gerekmez.

Babam sünnet üzere bıraktığım sakalı kesmemi istiyor. Acaba kesmeli miyim?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah'tan nefislerimizin şerrinden bizi korumasını dileriz. Babanızın durumu esef vericidir. Ancak siz, kesinlikle babanızın hatasından ötürü ona karşı edep dışı tavırlar içinde olmayın. Onun hesabı Rabbi ile arasındadır. Dolaylı yollarla onu ikna etmeye çalışabilirsiniz. Babanızın yaptığının şu kadar veya bu kadar bir benzeri de büyü muhtevalı çözümlerdir. Nefis ve şeytan ağlarına takılmanın adı büyü olmuştur. Maalesef yoğun bir ilgi de görmektedir. Asla o yolları kullanmanızı tavsiye etmiyorum. İkna etme ve sabırla bekleme yolunu denemelisiniz. Bataklığın birinden çıkmadan diğerine girmenin ne anlamı olacak? Allah'a emanet olun.

Babam 6 aydan fazla bir süredir kocası yatalak olan bir kadınla görüşüyordu. Uzu
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Babanız sünnete aykırı bir iş yapmıştır. Dini bir sakıncası olmayan evlilik teklifine engel olmamalı idi. Ablanız ise baba hakkına riayet etmeyerek, babanızdan daha ağır olan bir yanlış yapmıştır. Özellikle onun babanızın gönlünü alacak işler yapması gerekir. Yine de siz, babanızın öncelikle beddua etmemesini sağlamaya çalışın. Yani önce yatıştırın; bunu da ancak uzun bir zamanda yapabilirsiniz. Sonra da kızını affetmesi için yalvarın. Becerebilirseniz büyük bir sevap kazanmış olursunuz. Allah yardımcınız olsun.

Hocam benim bir ablam var, bir çocuğu sevmiş. Geldiler, babamdan istediler. Baba
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ablanız babanıza para verirken 'BORÇ' verdiğini belirterek, babanız da 'BORÇ' olarak almamış ise bu bir babaya hibe durumundadır. Anlaşılan da sonuç böyle çıkacaktır. Bir borç sözleşmesi söz konusu ise o takdirde babanız aldığını geri verecektir. Bu durumda borç değil de kızın parasını babaya vermesi şeklinde bir anlayış ortada olduğundan babanızın yaptığında bir zulüm vardır ama ablanızın ahiretini tehlikeye atmamasını tavsiye ederim. Eğer babanız buradaki haksızlığa göz yumuyorsa işi ahirete havale ediyor demektir. Ablanız alacağını orada alsın, daha kârlı olur. Allah'a emanet olun.

Hocam, biz 4 kardeşiz; 2 kız, 2 erkek. En büyük ablam gençlik zamanında evlenmed
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir erkeğin gelini kızı gibidir. Kızı ona ne yapabilirse gelini de yapar. Allah sabırlar versin.

Yatalak bir amcamız var, oğlu işe gidiyor gündüzleri. Başka kimse uygun olmadığı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Acilen evlenmeniz en doğrusudur. Evlenirken de anne babanızın rızasını almayı da ihmal etmeyin. Evlenene kadar babanızın size bakması dinen yükümlü olduğu bir görevdir. Açık veya kapalı, namaz kılan birini istemeniz en doğru olanıdır. Siz de bu arada namaz kılmayı ihmal etmeyin.

Ben 29 yaşında bir biyologum, çalışmıyorum, kadının çalışmasının uygun olmadığın

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.