Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir hanımın kocası vefat etti. Bu hanım yıllarca kendi gayreti ile iki kızına bakmaya çalıştı, akrabaları ona çok destek olmadı maalesef. Sonra kızlarından birisi evlendi ve Almanya'ya yerleşti. Alman devletinin yardım amaçlı verdiği parayı her ay annesine gönderiyordu. Annesi de umreye çok gitmek istediğinden umre parası diye biriktirmiş bunu ama bu hanım da ansızın vefat etti ve biriktirdiği para da öylece kaldı. Şimdi bu hanımın kızları bu parayı ne yapmalılar? Bu para ile annelerini yerine umreye gitseler, kalanını da sadaka verseler olur mu? Yoksa bu para İslam miras hükümlerine göre mi paylaştırılmalı?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Ölen bir kişinin arkasından kalan mal bütün varislerinindir. Paylaşım yapılana kadar olan süredeki tasarruflar caiz değildir. Bu arada kızların aleyhine gelişen durumdan ötürü anne ve erkek kardeşin helallik talep etmesi gerekmektedir.
Selamünaleyküm. Prensip olarak Mü'min bir insana kâfir bir insan mirasçı olamaz. Eş ve kızlar Müslüman olmadıklarına göre onlar miras almayacaklardır. Anne %33,333, bir kız çocuğu var sayarak % 50 ve bir amca var sayarak % 16,667 şeklinde taksim yapılır. Ayrıntılar için herkesin bulunduğu bir liste ile incelememiz gerekir.
Allah babanıza rahmeti ile muamelede bulunsun, sizi de salihattan kılsın. Annenizin yaşayıp yaşamadığını bildirmemişsiniz. Dede ve ninenizin olmadığını kabul ettik. İki ihtimal var. Anneniz sağ ise ve anneniz ölmüş ise ihtimaline göre mirasınızın dinen değerlendirmesi şöyledir: Anneniz yaşıyorsa: Anneniz: % 12,49 Kızların her biri: % 22,22 Amcaların her biri: % 3,20 Halaların her biri: % 1,60 Anneniz yaşamıyorsa: Kızların her biri: % 22,22 Amcaların her biri: 5,128 Halaların her biri: % 2,564
Kişinin hayattayken malını paylaştırmasına miras değil hediye ismi verilir. Miras ise kişi öldükten sonra malının paylaşılmasına denir. Bir kimse hayattayken malını paylaştırmak isterse tüm çocuklarına eşit bir şekilde dağıtım yapmalıdır. Ancak engelli olan çocuğunu muhtemel mağduriyetini önlemek amacıyla ona diğer kardeşlerine göre daha fazla hibe/hediyede etmesinde âlimler sakınca görmemişlerdir. Babanıza hak/ölüm vaki olur ve geride mal kalırsa; -Eğer mirasçılar kendi aralarında anlaşarak paylaşırlarsa (rızâî taksim) sakıncası yoktur. Fazla hakkı olanlar daha az hakkı olanlara hediyede bulunmuş sayılır. -Eğer kendi aralarında anlaşmazlarsa miras hukukunun yargı boyutu devreye girer. Buna göre de mirasçılar tespit edilip hakları verilir. Bize yazdıklarınıza göre erkeğe iki, kıza bir şeklinde taksim edilmelidir. Belirttiğiniz mallar üzerinde anlaşamazsanız tüm mallarınız satılığa çıkar ve iki erkek bir kız şeklinde taksim edersiniz.
Selamünaleyküm. Burada izah edilmesi gereken bir husus var: Annenin kefil olmasıyla beraber borcu sahiplenmesi tam anlamıyla bir borç dosyasıdır yani anne bu borcu ödeyecektir. Anne öldüğünde bıraktığı miras taksim edilmeden önce borcunun ödenmesi ardından mirasın taksim edilmesi gerekirdi. Eğer Hasan'ın elindeki mal, anneden kalan malsa o mal zaten borç ödenmeden onlara intikal etitği için bir hata vardır. Durum böyle değil de Hasan, kendi malını kurtarma peşinde ise yani kardeşin borcunu üstlenmeme yönünü tercih ediyorsa bu yapılabilir. Aradaki 'şu kadarı kendi kazancıydı' şeklinde bir değerlendirme zordur. Resmiyette görüneni uygulamak gerekiyor.
İnsan ölünce bıraktığı malında dört hak oluşur: • Cenazesinin hazırlanıp defnedilmesi • Varsa borçlarının ödenmesi • Varsa üçte biri aşmayan vasiyetinin yerine getirilmesi • Bu görevlerden sonra geriye kalan malının mirasçıları arasında taksim edilmesi Miras taksimi, ölümden sonra olur. Ölmüş olmak şarttır. Ölmeden önce malı taksim etmek ise miras bölüştürmek değil HİBE ETMEKTİR. Çocuklarının kendisinden sonra kavga edebileceklerini, kendisi hayatta iken başarmalarını görmek istemesi, çocuklarının şeriat dışında bir sistemle malı bölmeye kalkışacaklarını anlaması gibi nedenlerle sağlığında malını çocuklarına bölüştürebilir. Bu bir hibe etme işlemi olur. Hibe etmekte de hiçbir sakınca yoktur. İnsan yabancısı olanlara dahi hibe yapabilirken kendi çocuklarına çok rahat yapabilir. Kendi sağlığında malını çocuklarına taksim eden birisi mirasta olduğu gibi kıza bir erkeğe iki şeklinde vermez. Erkeklerle kızları eşit tutar. (Sadece Hanbelî mezhebi âlimleri mirastaki gibi yapar demişlerdir.) Baba hayatta iken çocuklarına yaptığı bu hibeden dönmek isterse bu hoş olmamakla beraber makul bir gerekçeye dayanarak mesela çocuklarının malı heba etmeye başladıklarını gördüğünde hibesinden dönebilir. Hanefi mezhebi âlimleri dışındaki ulema bunu caiz görmüşlerdir.
miras konusundaki diğer fetvalar
Vasiyet mühim sünnetlerden biridir. Yapılma şekli ise kişiden kişiye farklı olabilir. Önemli olan içeriği ve korunmasıdır. Sözlü olarak iki kişiye de yapılabilir. Mümkünse iki de şahit tutulur. Ekonomik konular veya çözüm gerektiren problemler de ihtiva ediyorsa noterden yapılması daha isabetli olur. Önemli olan vasiyetin kaybolmaması, ciddi bir şekilde muhafaza edilmesi sonra da tatbik edilmesidir.
Kız kardeş fakir ise (zekât alabilecek durumda olması kastedilir), Erkek kardeşin de ona bakmaya yetecek kadar malı varsa, Erkek kardeş, kız kardeşine (oğlu gibi bir mirasçısı olmadığı için) mirasçı olabiliyorsa erkek kardeşin kız kardeşe bakması gerekir. Böyle değilse yani bu şartlar yerini bulmuyorsa zekatından kardeşine verebilir. Veya sadaka sayılacak bir iyilikte bulunarak geçinmesine yardım eder.
Bir annenin çocuklarına mirastaki haklarından vazgeçmesini emretme hakkı yoktur. Böyle bir talep de bulunur çocuk da itaat etmezse çocuk için anneye asi olmak gibi bir günah olmaz. Nezaketinizi ve saygınızı bozmadan annenizin bu talebini reddedin. Diğer evlatlık hukukunu hakkıyla işletin.