Fetva Meclisi
Soru
Hocam verileri yazıyorum; a) Hasan adlı adamın annesi Hasanın kardeşinin bankadan çektiği krediye kefil oluyor... b) Hasanın annesi kefil olduğu zaman çok yaşlı bir insan c) Hasanın kardeşi borcu ödeyemiyor ve borç kefil olan annesine kalıyor d) Hasanın annesi ölüyor ve borç yüklüce faziyle birlikte mirasçılara kalıyor e) Hasan elinde avucunda ne kadar mal varsa kaybetmekle yüzyüze kalıyor. Bildiğim kadarıyla bu malların en azından çoğuna yakını %60 -70 civarı kendi çalışıp kazandığı mallar ama yanlış bilme ihtimalim az da olsa var. f) Hasan bu durumda elindeki malları eşine yada 4 adet (3 kız bir erkek) çocuğuna eşit şekilde pay etmek istiyor ki malları haciz ile alınmasın Hasanın yapmayı planladığı caizmidir?? Hasanın malları vermesi durumunda malları alanlar harama girermi ve aldıkları mallar haram olurmu onlara?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Prensip olarak Mü'min bir insana kâfir bir insan mirasçı olamaz. Eş ve kızlar Müslüman olmadıklarına göre onlar miras almayacaklardır. Anne %33,333, bir kız çocuğu var sayarak % 50 ve bir amca var sayarak % 16,667 şeklinde taksim yapılır. Ayrıntılar için herkesin bulunduğu bir liste ile incelememiz gerekir.
Hanım efendiden kalan mal, miras konusu olacak bir maldır. Eğer sabit bir vasiyeti varsa o vasiyet, kalan malın üçte biri kadarından yerine getirilir. Vasiyeti yoksa miras sahipleri haklarını alırlar. Allah Teâlâ rahmeti ile muamelede bulunsun bacımıza.
Selamünaleyküm. Bir insana miras yoluyla intikal eden maldaki haramlar, intikal yoluyla haramdan arınmış olmaz; o malı haram olarak oluşturan açısından vebal devam etmektedir. Malın kendisine intikal ettiği kişi açısından ise durum şöyledir: - Eğer gasp, hırsızlık gibi yollarla edinilmiş bir mal söz konusu ise o malı sahiplerine iade etmesi gerekir. Miras yoluyla intikal nedeniyle ona helal olmaz. - İntikal eden mal, faiz ve benzeri bir haram yoluyla elde edilmiş ise bu durumda, malın tamamının haramdan olması durumunda mü'min bir mirasçının o mala tenezzül etmemesi gerekir. İman ehli olmak budur. Eğer örneğinizde olduğu gibi, bankaya da giderek malını geliştiren biri ise miras bırakan, bu durumda elimizdeki intikal etmiş malın ne kadarının haramdan olduğunu bilmemiz mümkün olmayacaktır. Sadece 'çalışmasında haram da vardı' zannı ile bir insanın mirası reddedilmesi gerekmez. Belli bir miktarı, 'bu kadarı faizdendi' şeklinde bilebilecekseniz onu ayırıp sadaka olarak verebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Ölenin borçları ödendikten sonra geriye kalan ne ise onun % 12,5 'u eşinin, %21,875'i erkek çocuklarının her birinin ve % 10,938'i de kızlarının her birinin olur.
Anneniz bir vasiyet ve vasiyetin gereği para bırakmadı ise size zorunlu bir görev olmaz bu. Nafile olarak yapabilirseniz iyilik etmiş olursunuz. Anneniz için diğer hasenat yollarını kullanınız.
Selamünaleyküm. Kızların her biri % 20, erkek de % 40 oranında hisse alırlar. Tabii bu durum, anneniz sağ değilse böyledir. Anneniz sağ ise ve o da hissesini size bağışlamadı ise yeniden hesap gerekir. ir bilirkişi üzerinde ittifak edin. O bilirkişi yaptığınız şahıs, değerleri üzerinden sizin aranızda taksimatı yapsın. Ağabeyinizin elinde bir belge yoksa benim demesinin bin anlamı yoktur.
borç konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Borçlarınızın toplamını değer olarak alinizdiki altının gramından düşün. Geriye seksen bir gramdan fazla altın kalırsa onun yüzde iki buçuğunu zekât olarak verirsiniz. Altın olarak verebileceğiniz gibi değer olarak da verebilirsiniz.
Selamünaleyküm. 180,000 tl üzerinden bir yıl geçtikten sonra zekâta muhatap olacaktır. O zamanki borç durumunuzu da ele alarak hesap yapacaksınız. Şu anda bir şey gerekmiyor.
Selamünaleyküm. Bu helal bir ticaret değildir. Size verdiği paraya bir oran belirleyerek ortak olun. Kâr ederseniz kâra zarar ederseniz zarara payı kadar katlansın.
Selamünaleyküm. Bu bir taksitli satıştır. Taksitli satışda da zaman uzadıkça fiyatın artması tabiidir. İlk sözleşme anında bu pazarlığın yapılmasında bir sakınca yoktur. Daha sonra ödemelerin gecikmesi durumunda yapılacak zamlar faizdir.
Selamünaleyküm. Yalan beyanda bulunmamak şartı ile böyle bir yardımı alabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Borç borçtur, daha muhtacını seçeriz başka bir mesele.