Fetva Meclisi
Soru
Hocam, Biz 4 kardeşiz 1 erkek ve 3 kız kardeş. 3 dönüm bir tarla, 2 daire ve bodrumlu bir dükkan mirasımız var. Bunların payı ne şekilde olur. Mali değeri yaklaşık dükkan 1 trilyon. Dairenin biri 200 milyar biri 140 milyar arsa da 200 milyar kadar. Erkek kardeşimiz dükkanın ve arsa ve bir dairenin kendine ait olduğunu iddia ediyor dükkanın kira getirisi daha yüksek bu durumda dinen bizim nasıl hareket etmemiz gerekiyor bizim hakkımız nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Malları iki kısma ayırın: Sizin de ortak olduğunuz veya babanızın size devrettiği mallar ve babanızın sadece kendisine ait olan mallar. İkinci kısım mallar, herkese ortak bölüştürülür. Birinci kısımdakiler de sizde kalır. Babanız bu durumu yani onları size devrettiğini de sağlığında kızlara söylesin ki ardından sorun olmasın.
Selamünaleyküm. Ölenin borçları ödendikten sonra geriye kalan ne ise onun % 12,5 'u eşinin, %21,875'i erkek çocuklarının her birinin ve % 10,938'i de kızlarının her birinin olur.
Annenize bakmak erkek kardeşlerinizin görevidir. Siz sevap kazanacak bir kapı olarak görüp hizmet edeceksiniz elbette. Keşke onun elindeki paraya hiç bakmadan bu işi yapabilseniz. Eşinizden de rica edin, o da böyle düşünmeye çalışsın. Ciddi bir ihtiyacınız yoksa bırakın kadını dilediği gibi yapsın. O yaşta onu değiştiremezsiniz. O her işi doğru yaptığını düşünüyordur. Sevabınızı azaltmayın. Allah yardımcınız olsun.
Allah babanıza rahmeti ile muamelede bulunsun, sizi de salihattan kılsın. Annenizin yaşayıp yaşamadığını bildirmemişsiniz. Dede ve ninenizin olmadığını kabul ettik. İki ihtimal var. Anneniz sağ ise ve anneniz ölmüş ise ihtimaline göre mirasınızın dinen değerlendirmesi şöyledir: Anneniz yaşıyorsa: Anneniz: % 12,49 Kızların her biri: % 22,22 Amcaların her biri: % 3,20 Halaların her biri: % 1,60 Anneniz yaşamıyorsa: Kızların her biri: % 22,22 Amcaların her biri: 5,128 Halaların her biri: % 2,564
Allah annenize rahmet etsin, size de sabırlar ihsan etsin. Babanızın durumunun iyi olması mirastan pay almasını değiştirmiyor. Onun feragat etmesi dışında hakkı haktır. Soruda erkek kardeşten söz etmiyorsunuz. Bu nedenle size iki türlü cevap vereceğiz. Erkek kardeşiniz varsa o, yüzde 37,5, kızlar yüzde 37,5 aranızda bölüşeceksiniz. Babanız da yüzde yirmi beş alacak. Erkek kardeş yoksa babanız yüzde yirmi beşi alacak, gerisini siz kızlar bölüşeceksiniz.
Bu sorunun böyle uzaktan çözülmesi mümkün durmuyor. Sizin muhakkak bir mirasınız vardı ama sizin reddi miras yapmanız da sizin bir hatanız olmuş. Şu anda yapacak bir şey yoksa ve siz de düzlüğe çıkmış iseniz unutun gerisini gitsin.
daire konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Arsanızı satmak için aldığınıza göre o, ticari bir mal niteliğindedir. Her yıl, o yılki piyasa fiyatının yüzde iki buçuk kadarını zekât verirsiniz.Erkeklerin her biri % 33,3, kızların her biri de % 16,6 oranında alır.
Satmayı düşünmenin ötesinde satış ilanı yaptıysanız ya da bir emlakçı ile anlaştı iseniz ticari mal uygulamasına geçebilirsiniz. Bu durumda da mevcut haliyle kaç para ediyorsa o kadar malınız var diye düşünebilirsiniz. Satılıp parası elinize geçinceye kadar da her yılın zekâtını erteleyebilirsiniz; satılınca aldığınız paradan verirsiniz. Allah'a emanet olunuz.
Siz, yarım durumda da olsa bir daire sahibi idiniz. Sahibi olduğunuz bir daireyi satmaktasınız. O da değer kazanmıştır. Şu anki değeri üzerinden satmanızda sakınca olmaz.
Hanefi mezhebi uleması zekâtın bedel olarak verilmesini caiz görmüşlerdir. Bu şu demektir: Ürettiği kumaşın zekâtını verecek olan kumaş verebileceği gibi kumaşın değeri olan parayı da verebilir. Aynı şekilde paranın zekâtı verilirken onu bir daireye dönüştürüp daire veya dükkân olarak da vermek mümkündür.
Erkeğin görevi, eşinin yaşayacağı evi/meskeni temin etmektir. Bu temin etme kiralama ile de mümkün olduğuna göre erkek ev satın almak zorundadır denemez.
Sizin satmak istediğiniz şey bir eşya değildir, evinizin üstündeki boşluğu yani oraya yapılacak bir ev için gerekli menfaati satıyorsunuz. Görünürde elle tutulur, gözle görülür bir nesne bulunmamaktadır. Hanefi mezhebi fukahası böyle mücerret bir isim üzerinden (yani elle tutulur bir nesne olmayan şey, mesela menfaat) ticaret yapılamaz demişlerdir. Diğer üç mezhebin fukahası ise bunu caiz görmüşlerdir. Bu asırda da bu ikinci görüş üzerinden fetva verilmektedir. Dolayısıyla yaptığınız/yapacağınız ticarette bir sakınca yoktur diye umarız.