Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim annem hac yapmadan vefat etti. O zamanlar durumu vardı yaşlılıktan dolayı gidemedi. Sıra da çok geç geldiği için vekalet olarak da yaptıramadan vefat etti. Bu çocuklarına borç olarak kalır mı? Borç ise nasıl yerine getiririz? Kendimiz onun yerine yapabilir miyiz? Ya da vekaleten hac nasıl yapılır?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Vasiyet edilmemiş bir hac nafile olarak yapılabilir. Onun yerine başka sadakalar da verilse olur.
Böyle bir vekâlet olabilir ama sizin kendinizin bir dahaki yıl gitmesi daha iyi olur. Bekleyin önümüzdeki yıllarda siz annenize çift iyilik yapın.
Siz kendiniz için gitseniz bu hac nafile bir hac olur çünkü farzı yaptınız. Babanız vasiyet bırakmadığı için onun adına yapsanız o da nafile bir hac olur. O veya bu, ikisi de nafile hactır. İkisinden birini tercih etmenizde sakınca olmaz. Kendinize niyet edip babanız için orada bir umre de yapabilirsiniz. İçinizdeki hislere bakarak hareket edin, babanıza ait duygusallık öne çıkıyorsa onun adına yapın. Allah teala kabul buyursun.
Aleykümselam. Kalbinizin huzurlu olması için anneniz adına bir hac yaptırmanızda yarar olur.
Selamünaleyküm. Burada izah edilmesi gereken bir husus var: Annenin kefil olmasıyla beraber borcu sahiplenmesi tam anlamıyla bir borç dosyasıdır yani anne bu borcu ödeyecektir. Anne öldüğünde bıraktığı miras taksim edilmeden önce borcunun ödenmesi ardından mirasın taksim edilmesi gerekirdi. Eğer Hasan'ın elindeki mal, anneden kalan malsa o mal zaten borç ödenmeden onlara intikal etitği için bir hata vardır. Durum böyle değil de Hasan, kendi malını kurtarma peşinde ise yani kardeşin borcunu üstlenmeme yönünü tercih ediyorsa bu yapılabilir. Aradaki 'şu kadarı kendi kazancıydı' şeklinde bir değerlendirme zordur. Resmiyette görüneni uygulamak gerekiyor.
Bu bir vasiyettir. Ölenin kendisine varis olacak birine vasiyet bırakması caiz değildir. Vasiyeti yok kabul etmelisiniz. Malı da ona göre bölüşün. Ancak diğer varislerin tamamı razı olursa bu vasiyetin geçerliliği olur.
anne konusundaki diğer fetvalar
Anne babanın evlat üzerindeki hakları genel olarak gündeme gelir. Zira evladın bu haklar konusunda kusurlu olma oranı daha yaygındır. Gerçekte ise herkes kuldur. Kullar birbiri ile imtihandadırlar. Bunun için hiç kimse başkasına karşı bir sorumluluk taşımıyor denemez. Annenin de evladına karşı sorumlulukları vardır elbette. Aşağıdaki bağlantıları izleyebilirsiniz: Anne üzerindeki çocuk hakları nelerdir? Anne-Baba hakkı gibi evlat hakkı yok mudur? Anne Baba Hep Haklı, Evlat Hep Haksız mıdır?
Anne babayı ihmal ederek veya onları kızdıracak tarzda çocukla ilgilenmekten söz ediliyorsa böyle bir şey hiçbir zaman ve hiçbir kimsenin yanında yapılmaz. Bunun ötesinde çocuklarla ilgilenmenin ayıp olmasını adına İslam eklenmiş bir topluma mal edemeyiz. Çocuklarla mescitte namaz kılarken ilgilenen bir peygamberin ümmetiyiz biz. Sallallahu aleyhi ve sellem.
Dinen bir insanın çocuğu olmayacağını bile bile evlenmesinde hiçbir sakınca yoktur. Sonrasında pişman olup bir insanın huzurunu kaçırmaya karşı önceden çok iyi düşünmesi gerekir.
Zekât alabilmesi için bir Müslüman’ın fakir olması gerekir. Kardeşiniz fakir durumda ise annesi sağ olsa da siz ona zekât verebilirsiniz.
Kesinlikle öyle, sen yine Allah’ın sana emrettiği saygıyı göstereceksin. Annen, kendi insanlığında arıza gösterdi, onun hesabını Allah görecek. Sen ise kendi hesabın için varsın. Sen de annen gibi yaparsan yani üzerindeki insanlık görevini ihmal edersen sen de onun gibi olursun. Biz anne ve babalarımıza onlar hak ettiği için değil, Rabbimiz emrettiği için saygı duyuyoruz. Onların hak edip etmemesi onların üzerindeki bir sorumluluktur. Annene bir çocuğun göstermesi gereken saygıyı göster. Onun iyi olması için dua et. O kaybetti bari sen kaybetme!
Mü'min vefat ettikten sonra ardından mü'min kardeşlerinin yaptığı dualar, istiğfarlar (Allah’tan onu affetmesini istemeleri), onun için verilen sadakalar, yapılan ibadetlerden ona sevap gitmesi için yapılan bağışlar biiznillah ona ulaşır; affına vesile olur, derecesini arttırır. Bunu özellikle de çocukları gibi yakınlarının yapması daha da kabule yakın olur. Yapmanız gereken en önemli işlerden birini yapıyorsunuz. Allah Teâlâ kabul buyursun.