Fetva Meclisi
Soru
Ölmeden önce biri bana vasiyet etti birine bir şeyler demem hakkında. Ben buna, evet veya hayır diye bir cevap vermedim. Söylemesem vebalini almış olur muyum?
Cevap
Benzer fetvalar
Yasal rüşt çağına gelmiş ve mahkeme kararı ile üzerine vasi tayin edilmemiş bir insanın malını hiç kimse tasarrufunda tutamaz. Onlar size, “benim malım senin tasarrufunda olsun” diye vekâlet vermedikçe sizin yaptığınız yanlıştır. Zarar ederler veya etmezler, o sizin sorumluluğunuz değildir. Onlara ait ne varsa resmi yollarla devredin ki töhmet altında olmayasınız. Şu ana kadar yaptığınız iyiliği de Allah rızası için sayın.
Bu bir vasiyettir. Ölenin kendisine varis olacak birine vasiyet bırakması caiz değildir. Vasiyeti yok kabul etmelisiniz. Malı da ona göre bölüşün. Ancak diğer varislerin tamamı razı olursa bu vasiyetin geçerliliği olur.
Selamünaleyküm. Bir hayal ürününü aradığınız için bulaşamamışsınız, bulamazsınız da. Müslümanlık iman dinidir. İman da tartışmasız ve öğretildiği gibi iman etmektir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ve ashabının konuşmadığı şeyleri konuşmak yanlıştır. Bu tür sözler, boş şeylerdir, uzak durun. O sözlerden de, sahiplerinden de uzak durun, şeytan sizi meşgul etmesin.
Öncelikli vazifemiz iyi bir mümin olmaktır. Başkalarına yararlı olmak ise ikinci vazifemizdir. İyi mümin olun. Hayatı boş geçirmeyin. Bu arada elde ettiğinizi başkalarına aktarabilirseniz sizin için artı bir kazanç olur.
Her iki ifade arasında çok fazla fark yoktur. Samimi bir dua olarak ikisi de yapılabilir.
Bir insanın çocukları, onun sulbünden geldikleri için onun malına varis olurlar. İyi veya kötü olmaları bu gerçeği değiştirmez. Sadece ölen Müslüman, çocukları da kâfir olursa bir mal intikali olmaz. Bunun dışında ölenin malı çocuklarına intikal eder. Size yapmış olduğu vasiyet ise iki şahidin huzurunda olmadığı için muteber değildir. Elinizdeki mal size emanettir. Şahitler veya resmi bir makam huzurunda onu varislerine devredin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Kur'an, temiz olan her yerde ibadet maksadı ile okunur.
Zina büyük bir kusurdur. Evlenmeye ehil insan olmaya bile manidir. Ama fıkıh kuralı olarak zikredecek olursak, daha öncesinde zina etmiş olmak nikâha mani değildir. Zina edenle evlenilebilir. Gizlemeye gelince bu bir vicdan meselesidir. Zina eden biri, muhteşem bir tevbe ile o hatayı örtmemişse onun yüzünden okunur yaptığı iş. Ama ilke olarak, Allah'ın affettiklerini gizlemek esastır. Allah'a emanet olun.
Size tavsiyem, zekâ ve gayretinizin sizi götüreceği en iyi tıp branşına hazırlanmanızdır. Gerekçelerinizi makul bulmadım. Siz, öncelikle kendi takvanızı düşünün. Önünüze gelen hastanın, uzman olduğunuz için ve bayan bulamadığı için size gelmiş olabileceği ihtimalini neden düşünmüyorsunuz?
Ramazan orucunu bozan ne ise diğer oruçları da bozan o olur. Havuzda ağza su kaçması da orucu bozar.
İnsan, ön kanaatle bakınca daha keskin kurallara sarılıyor. Bu nedenle, Ümmet'in iç sorunlarına bakarken ilke olarak bir kişi bile dışarıda kalmasın diye gayret etmek lazım. Şimdi tasavvuf erbabının hatalarını irdelemeye kalkarsak, öbür yandan onların hatalarını irdeleyenlerin de sabah namazını cemaatle kılmadıklarını, zikir diye bir şey bilmediklerini, kuru bir İSLAMCILIK şemsiyesi altında konuştuklarını söyleyenlere ne diyeceğiz? Bizim vazifemiz, hataları tespit edip karara bağlamak mı yoksa Allah'ın adının bir kere daha yücelmesini sağlamak mıdır? Ilımlı veya sertten ziyade dengeli ve toplayıcı bakmayı yeğlemekte yarar olduğunu düşünüyorum. Hassasiyetinize teşekkür ederim. Allah yardımcımız olsun.
Allah Teala bizi, MÜSLÜMAN olarak adlandırmıştır. Ne ilavesi ne yenisi hiçbir isme razı olmayız. Böyle bir his sadece eziklik kompleksinden kaynaklanmaktadır. Allah'a emanet olunuz.