Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben Tıp Fakültesi öğrencisiyim. Türkiye’deki hasta-doktor durumları bildiğiniz gibi, insanımız cinsiyet ayrımı yapmadan elinde imkan olsa da rastgele bir doktora gidiyor (yani kadın hasta, erkek doktora). Böyle bir ortamda benim yapmam gerekenler nelerdir? Hangi branşta daha doğru bir ortam sağlayabilirim kendime? Hiç kimsenin adını bile anmadığı laboratuvar bölümlerini dahi düşünüyorum. Önceliğim maddiyat, kariyer vb. değil, bu konu.
Cevap
Benzer fetvalar
Birincil gayeniz kendinizi korumak ve o ortamlarda erimemek olsun. Siz sağlam kalırsanız o kalışınız biiznillah ümmetinize hayır getirir. Bunun ötesinde de şeriatımızın temel haramlarını gözeterek yaşamayı ilke edinin. Erkeklerin bulunduğu bir ortamda da zorunlu bir durumda ders verebilirsiniz mesela. Bu dersinize çıkarken sizi izleyecek erkeklerin gözüne cazip gelmeyecek bir kıyafetle çıkarsınız ve adeta sokakta yürür gibi olan kıyafetinizle bunu yaparsınız ve sorun olmaz. Bu da şüphesiz birincil göreviniz olması gereken kendinizi koruma ciddiyetinizle sağlanabilir. Devam edin ve çalışın. Onların fikirlerinden korkmayın, muhtemel kendi gevşekliğinizden korkun. Allah yardımcınız olsun.
Tıbbın bütün alanları değerlidir. Kabiliyetin olan alanı tercih et.
Özellikle sizin bir gevşekliğiniz ve laubaliliğiniz olmadığı sürece hemşirelik mesleğinin gereği olarak ortaya çıkan erkeğe/kadına bakma zorunluluğu fıkhen ruhsat verilen durumlar arasındadır. Sırf bu nedenle mesleğinizi icra etmekten vazgeçmeniz gerekmez. Kabiliyet olarak yapamayacaksanız o başka bir meseledir. Bu sitede tıpla ilgili fetvalara bakabilirsiniz. Mesleğinizi önemli bir ibadet olarak görmeye çalışın, sevabınız çok olur.
Erkek bayan ilişkilerindeki helal haram sınırlarını koruyun ama doktorluğun gereği olan girişkenliği göstermelisiniz. Beceriksiz bir doktor olmanız doğru değildir. Haram da işlemeyin, beceriksiz doktor da olmayın.
Doktorlar için bu hususta tereddüde gerek yoktur. Tıp bir zaruretler ortamıdır. Hükümler de ona göre verilmektedir.
Sözünü ettiğiniz durum bir hastalıktır. Hastalık olarak Allah'tan gelmiş bir imtihan olarak görülmelidir. Tedavisi mümkün ise tedavi edilmesi konusunda da bir tereddüt yoktur. Cerrahi müdahalede ise özel fetva gerekebilir. Kökten bir değişiklik düzeyinde müdahale dinen sıkıntılıdır. Onlarla alakalı pek çok fıkıh hükmü vardır. Eğer bu sıkıntının sahipleri merak ederlerse kendi dertleri ile alakalı fıkhı öğrenirler. Dışarıdan onlarla ilgili bir müdahale gerekli değildir diye düşünürüz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Ramazan orucunu bozan ne ise diğer oruçları da bozan o olur. Havuzda ağza su kaçması da orucu bozar.
Zina büyük bir kusurdur. Evlenmeye ehil insan olmaya bile manidir. Ama fıkıh kuralı olarak zikredecek olursak, daha öncesinde zina etmiş olmak nikâha mani değildir. Zina edenle evlenilebilir. Gizlemeye gelince bu bir vicdan meselesidir. Zina eden biri, muhteşem bir tevbe ile o hatayı örtmemişse onun yüzünden okunur yaptığı iş. Ama ilke olarak, Allah'ın affettiklerini gizlemek esastır. Allah'a emanet olun.
İnsan, ön kanaatle bakınca daha keskin kurallara sarılıyor. Bu nedenle, Ümmet'in iç sorunlarına bakarken ilke olarak bir kişi bile dışarıda kalmasın diye gayret etmek lazım. Şimdi tasavvuf erbabının hatalarını irdelemeye kalkarsak, öbür yandan onların hatalarını irdeleyenlerin de sabah namazını cemaatle kılmadıklarını, zikir diye bir şey bilmediklerini, kuru bir İSLAMCILIK şemsiyesi altında konuştuklarını söyleyenlere ne diyeceğiz? Bizim vazifemiz, hataları tespit edip karara bağlamak mı yoksa Allah'ın adının bir kere daha yücelmesini sağlamak mıdır? Ilımlı veya sertten ziyade dengeli ve toplayıcı bakmayı yeğlemekte yarar olduğunu düşünüyorum. Hassasiyetinize teşekkür ederim. Allah yardımcımız olsun.
Allah Teala bizi, MÜSLÜMAN olarak adlandırmıştır. Ne ilavesi ne yenisi hiçbir isme razı olmayız. Böyle bir his sadece eziklik kompleksinden kaynaklanmaktadır. Allah'a emanet olunuz.
Üzerinize almadığınız bir görevi yerine getirmeye mecbur sayılmazsınız. Ancak o iş, hayırlı bir iş ise onu yapmanız hayır olabilir. Allah'a emanet olun.
Kur'an, temiz olan her yerde ibadet maksadı ile okunur.