Fetva Meclisi
Soru
Hocam, eşimin babası hayattayken çocukları arasında mal paylaşımı yaptı. Eşimin iki kız kardeşi var. Babası, dinî usule uygun olduğunu düşünerek erkek çocuğa iki, kız çocuklara ise birer hisse düşecek şekilde evlerini paylaştırdı. Ancak kız kardeşlerinden biri bu paylaşım şekline itiraz etti. Hatta bu sebeple babasına ve ağabeyine kırıldığını, onları hayatından çıkardığını söyledi. Sorum şu hocam: Bu durumda kardeşlerin gönlünü almak için ayrıca bir şeyler yapmak gerekir mi? Eğer paylaşım eşit yapılmamışsa, ahirette bu konuda bizden hak talep edebilirler mi? Bu hususta dinî açıdan nasıl hareket edilmesi gerekir?
Cevap
Benzer fetvalar
Şeriatımızın belirlediği rakamlara itiraz etme şeklinde olmayan ama kendi aralarında belirledikleri şekilde taksimat yapanların aldıkları haram olmaz. Öyle bir durumda hissesine fazla düşecek olan, diğer mirasçı yerine hakkından feragat etmiş olur. Bunda da sakınca yoktur. Öyle bir malın size intikalinde inşaallah haramlık olmaz.
Kişinin hayattayken malını paylaştırmasına miras değil hediye ismi verilir. Miras ise kişi öldükten sonra malının paylaşılmasına denir. Bir kimse hayattayken malını paylaştırmak isterse tüm çocuklarına eşit bir şekilde dağıtım yapmalıdır. Ancak engelli olan çocuğunu muhtemel mağduriyetini önlemek amacıyla ona diğer kardeşlerine göre daha fazla hibe/hediyede etmesinde âlimler sakınca görmemişlerdir. Babanıza hak/ölüm vaki olur ve geride mal kalırsa; -Eğer mirasçılar kendi aralarında anlaşarak paylaşırlarsa (rızâî taksim) sakıncası yoktur. Fazla hakkı olanlar daha az hakkı olanlara hediyede bulunmuş sayılır. -Eğer kendi aralarında anlaşmazlarsa miras hukukunun yargı boyutu devreye girer. Buna göre de mirasçılar tespit edilip hakları verilir. Bize yazdıklarınıza göre erkeğe iki, kıza bir şeklinde taksim edilmelidir. Belirttiğiniz mallar üzerinde anlaşamazsanız tüm mallarınız satılığa çıkar ve iki erkek bir kız şeklinde taksim edersiniz.
Miras öldükten sonraki alınan maldır. Ölmeden önce babadan alınan miras değil hibedir. Babanın sadece erkek evladına vermesi, kızlarına vermemesi bir zulümdür. Bu zulüm kıyamet günü ondan sorulacaktır. Buna göre babasını düşünen bir evlat ise olana rıza göstermesi, dini alet ederek az aldığını söylememesi daha isabetli olur. Evet, kızların erkekle eşit olması dinen uygun değil ama kızların hibeden yoksun bırakılması da dine uygun değil.
Bir insan ölmeden mirası olmaz. Ölmeden dağıtılan miras değil hibedir, hibede ise eşitlik olur. Evet, öldükten sonra mal sahibi, onun mirası erkeğe iki kıza bir şeklinde dağıtılır. Siz anlaşılan o noktada değilsiniz. Bu tür konulara girmemeniz daha evla olur.
Selamünaleyküm. Bir babanın ardından paylaşılan malda erkek iki hisse kız bir hisse alacak şekilde paylaşım yapılır. Mevcut kanunlar bunu eşit bir şekilde paylaştırmaktadır. Erkekler, kız kardeşlerine bunu helal ederlerse sakınca olmaz ama erkekler, Kur'an'ın emrine göre olması gerektiğini hatırlatır ve haklarını talep ederlerse kızlar, kanun gereği aldıkları fazlalığı iade etmek durumunda olurlar. İade etmezlerse o kısmı haram yemiş olurlar. Bunun dışında erkek veya kadın, herkes elindeki helal malı harcamakta serbesttir. Kadınların (veya kızların) malını nasıl harcadıkları sorulmaz. Yeter ki helal gelmiş ve helal yere harcanmış bir mal olsun.
Babanız ölmeden elindeki malı size taksim edebilir ama bu taksim miras gibi değildir. Sizin aranızda paylaşma şeklindedir. Babanız, taksim etmeden ölürse (bize amca ve halalarınızın varlığını bildirmediğiniz için onları yok sayarak cevap veriyoruz) siz aranızda ondan kalan malı şu şekilde taksim edersiniz: Kalan malın yüzde yetmiş beşi size, Yüzde yirmi beşi de ölmüş kardeşinizin iki kızına kalır.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Kur'an'ın yazılı bulunduğu kitap anlamında olan MUSHAFIN basılıp satılmasında bir sakınca yoktur. Âyetlerde geçen satma, dinden taviz verme manasındadır.
Bu şekilde bir duman çekme orucu bozmaz.
Halanız bunu öğrendiğinde alınacaksa caiz olmaz. Genel bir yetki verdi ise caiz olur.
Geçmişi bırakın, şimdi 'sözünde duran, tevbe bozmayan erkek mü'min' olmaya çalışın. Geçmişi karıştırmanız gerekmiyor, yararı da yok.
Kadın, muhtaç olan eşine zekât verebilir. Ancak bu kapıyı kullanmanın tercih edilmemesi tavsiye edilir.
Bu ağır bir şeytan tuzağıdır çok dikkat edin. Bunların hepsini yok sayın, işinize bakıp ibadetler yapın. Bu tür sıkıştırmalar olunca bir miktar çevrenizi değiştirin, uzak bir şehirdeki akrabayı ziyarete gidin, efkârınızı dağıtın. Sık sık farklı camilerde namaz kılın. Bir ders halkası bulup ona katılın. Bu bir tuzaktır, sakın kapılmayın.