Fetva Meclisi
Soru
Hocam, Kur’an-ı Kerim satmak günah mıdır? Kur’an’da geçen şu ayetleri delil olarak görüyorum: “Allah’ın ayetlerini az bir bedel karşılığında satmayın…” (Bakara 2/41-42) “Allah’ın indirdiği kitaptan bir şeyi gizleyip onu az bir pahaya satanlar…” (Bakara 2/174) Bunlardan hareketle Kur’an satmanın caiz olup olmadığı konusunda kafam karıştı. Bu ayetlerin hükmü Kur’an satışını da kapsar mı?
Cevap
Benzer fetvalar
‘Kur'an Ticareti’ diye bir şey olamaz. Kur'an’ımızın yazılı bulunduğu MUSHAF üzerinden bir ticaret yapılması caiz olur. Baskı masrafı veya üzerindeki sanat emeğinin karşılığı gibi nedenlerle satılıp alınması caiz olur. Bu ticaret esnasında onun azametine gereken saygının gösterilmesi ise bir iman meselesidir.
Satılan şeyi, ciltlenmiş bir kitap olarak görmezsek elbette öyle bir satış için “olur mu hiç?” diyebiliriz. Kimse satarken veya alırken “kutsalı” almaz. “Kutsalın yazıldığı kitabı” alır. Bunda da bir sakınca yoktur.
Kur'an'ımızın yazılı olduğu mushafın kâfirlere verilmesi, satılması caiz değildir. Bunun gerekçesi de mushafa gösterilmesi gereken saygıyı onun göstermeyeceğidir. Kur'an'dan bir ayet yazılı olan bir levha ise bu hükmü taşımayabilir. İlke olarak besmele bir ayet olduğu için ayete saygının gereği olarak verilmemesi uygun düşer. Verilmesinin caiz olmayacağı şeklinde kati bir hüküm de bilmiyorum.
Kurbanın eti, -kısmen veya tamamen- sahibi ve ev halkı tarafından tüketilebileceği gibi ister zengin, ister yoksul olsun başka kimselere de hediye ve sadaka olarak verilebilir. (Ebû Dâvûd, Edâhî, 10 [2812]) Ancak kurbanın et, sakatat, deri, yün ve süt gibi unsurlarının kurban sahibi tarafından satılması caiz değildir. (İbn Nüceym, el-Bahr, 8/203) Zira Hz. Ali’nin şöyle dediği rivâyet edilmiştir: “Resûlullah (s.a.s.), develer kesilirken başında durmamı, derilerini ve sırtlarındaki çullarını yoksullara paylaştırmamı emretti ve onlardan herhangi bir şeyi kasap ücreti olarak vermeyi bana yasakladı ve ‘kasap ücretini biz kendimiz veririz’ buyurdu.” (Müslim, Hac, 348-349 [1317]; bk. Buhârî, Hac, 120-121 [1716-1717]) Ayrıca Hz. Peygamber (s.a.s.), “Kim kurbanın derisini satarsa, kurban kesmemiş gibidir.” (Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ, 9/496 [19233]) buyurmuştur. Bu sebeple kurbanın derisi ya da etinin satılması hâlinde alınan bedelin sadaka olarak verilmesi gerekir. (Merğînânî, el-Hidâye, 4/360)
Kur'an, bu ümmetin en yüce değeridir. Kur'an büyüktür, ağırdır. Reklam dünyasının çirkinlikleri içerisinde ona yer açmanın asla kabul edilebilir bir yönü olmaz. Mü'min Kur'an ayetlerini dünyevi menfaati için kullanamaz. Böyle bir kullanım abes olur, vebal olur. Ayetin orijinal metni veya meali için aynı şeyler geçerlidir. Niyetin iyi olması gibi gerekçeyi de kabul edemeyiz.
Selamünaleyküm. İlke olarak satılmalarında sakınca yoktur ama onlara karşı saygısızlık tehlikesi düşündürücüdür.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Halanız bunu öğrendiğinde alınacaksa caiz olmaz. Genel bir yetki verdi ise caiz olur.
Bir insan ölmeden malını miras gibi taksim etmemelidir. Miras, ölümden sonrasına kalsa daha iyi olur. Evlatlardan birinin Kur'an'ın hükmüne itiraz etmesi onun bileceği bir iştir; mesele iman meselesidir. Siz karışmayın. Kalan size helaldir. O yasal bir güç kullanıp malına haram karıştıracaksa onun bileceği bir durum.
Bu şekilde bir duman çekme orucu bozmaz.
Geçmişi bırakın, şimdi 'sözünde duran, tevbe bozmayan erkek mü'min' olmaya çalışın. Geçmişi karıştırmanız gerekmiyor, yararı da yok.
Hayatınızı dolu dolu geçirmeniz gerekiyor. Yatağa bile tam uykunuz gelince girin. Bu büyük oranda boş vakti olanların daha yoğun karşılaştığı bir sıkıntıdır. Kendinizi, bu işin hastası olarak görmeyin. Bu, sizin karşınıza çıkan bir sıkıntıdır, biiznillah geçer. Elbette, gözünüzü korumak zorundasınız. TV'den bilgisayardan zorunluluk dışında uzak durun. Yaşınız ve evlilik durumunuzu belirtmemişsiniz. Bekarsanız hemen evlenin. Asla içinizden geçen bir şeyi denemeye kalkışmayın; bir deneme ile uçurumun dibini bulabilirsiniz. Çokça dua edin. Cemaatle namaz kılın. Muhakkak Kur'an okuyun. Sohbetlere gidin. Beyninizde bu yoğunluk oluşunca tevbe edip kendinizi toparlamaya çalışın. Gıdanızdan protein ve benzeri şehvet yükleyiciliği yüksek olanları azaltın. Hoşunuza giden bir sporu sürekli yapın. İyi haberlerinizi bekliyoruz.
Yapabilirsiniz, caizdir.