Fetva Meclisi
Soru
Tezhib yapan bir Hıristiyana, Müslüman bir hattatın besmele yazıp satması uygun olur mu? Hıristiyan kişi bu besmeleyi alıp etrafına tezhip yapacak, sonra da muhtemelen ya kendisi duvarına asacak ya da bir başkasına satacak sanat nesnesi olarak.
Cevap
Benzer fetvalar
Kur'an'ın yazılı bulunduğu kitap anlamında olan MUSHAFIN basılıp satılmasında bir sakınca yoktur. Âyetlerde geçen satma, dinden taviz verme manasındadır.
Böyle bir şey ancak gerçek bir ölüm tehdidi anında olabilir ve bunu yapan dininden çıkmış olmaz. Aksi takdirde yani muhtemel sıkıntılar, ticari gerekçeler nedeniyle İslam dinini değiştirdiğini imza attığı bir belgede ilan eden dinden çıkmış ve mürtet olmuş olur. Kelimeişehadet getirip yeniden Müslüman olması gerekir. Müslüman olması gerçek olsun için de o belgeyi iptal ettirmelidir. Belge onaylı bir şekilde kaldıkça şehadetin de anlamı olmaz. Pasaport elde etmek gibi bir gerekçenin de din değiştirdiğini ilan etmeye yeterli bir özür olmayacağını düşünürüz.
Kur'an’ımızın üzerindeki en yüksek hassasiyetimiz hiç eksik olmadan devam etmelidir. Onu temiz ve güzel tutmak da buna dahildir. Eğer Allah lafzı ve diğer esma bir mucize mantığıyla renkli yazılıyorsa Kur'an’ımız öyle bir mucize desteğine muhtaç değildir. Daha güzel görünsün ve dikkat çeksin gibi bir mantıkla yapılıyorsa bu bir içtihattır, inşaallah isabetlidir diye umarız. Bizim şahsi kanaatimiz bunun sadeliği bozduğu yönündedir. Meseleye ticari mantıkla bakılıyor ve daha çok satılsın isteniyorsa bunu yorumlamak bile istemeyiz.
Selamünaleyküm. Besmeleyi böyle yerlerde kullanmak asla kabul edilemez bir durumdur. Kesinlikle yapılmamalıdır.
Aleykümselam. Siz de belirttiniz; tekfir yani bir mü'minin imanını yok sayma bir hastalıktır. Kanaatimiz odur ki, o hastalığa takılıp kalmak da karşı bir hastalıktır. Özellikle meşgul olunmamasını tavsiye ederiz. Bugüne kadar görülmüştür ki, bu meselelerle yoğunlaşanlar bir itirazı kabul etmeye yanaşmamışlardır. Tekfir boyutlu düşüncelerin esasında norm dışı kalmak vardır. Bu da onların bir söz dinlemeleri durumunda yok olmaları yani norma dönmeleri demek olacağından kolay kolay ikaz kabul edemezler. Vakit zayiatına dalmaktan ise gençlerin o hastalığa yakalanmamalarına çalışmak daha yararlıdır.
Küfrün yayılmasına yardımcı olacak bir ticaret yapılamaz. Bundan elde edilen kazanç şüpheli bir kazançtır. Şüpheli kazançtan istiğfar edilmeli ve elde ise bir derneğe, hayra yönlendirilmelidir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Kızım, bu meseleyi doktorla çözmen gerekiyor. Vakit geçirmeden doktora ulaş. Geçmiş olsun.
Tevbe suresi Medine dönemine ait cihaddan söz eden ayetlerdendir. Surenin o bölümünde cihaddan geri kalan ve daha sonra hatalarını itiraf eden münafıklardan söz edilmektedir. O ayette de münafıklara "madem öyle, çalışın da Allah, Resûlü ve müminler görsün." denmektedir. Âyetin bu genel manası, çalışma emrinin mü’minler için de geçerli olmasına mani değildir. Genel olarak âyet bir çalışma emri ihtiva ediyor denebilir.
Direkt haram demesek bile haram şüphesi olan dememizde sakınca yoktur. Müslüman olmak, zora talip olmak demektir. Direnmek ve sonuna kadar mücadele etmek gerekir. Ramazan gününde kendisine oruç farz olan birinin orucu yemesine yardım etmek caiz değildir. Caiz olmayan bir işten kazanılan para da şüpheli paradır. Daha iyi bir iş bulmak veya o dönemi tatilde geçirmek ya da bir çare üretmek... Mücadele budur. Kola satmak ise alenen haramdır diyebileceğimiz işlerden değildir. Müslümanların onu stratejik savaş konularından biri olarak görmeleri gerekmektedir.
İki yer arasındaki mesafe doksan km’den fazla ise siz sadece YOLDA OLDUĞUNUZ ZAMANLAR seferi gibi olacaksınız. Yaşadığınız yerde ve çalıştığınız yerde oralı gibi davranacaksınız. Siz geçici bir işçi gibi değil sabit bir iş sahibi gibisiniz. Sık sık evinize dönmeniz durumu değiştirmez. Çalıştığınız yer sizin ikinci vatanız gibidir. Bu husus bir içtihat konusudur, farklı görüşler de bulabilirsiniz. Bizim kanaatimiz böyledir. Allah'a emanet olunuz.
Bunlara dokunulmaması, onlardan Müslümanlara zarar gelmeyeceği kanaati üzerinedir. O kanaat doğru olmaz da onlar da zarar verir duruma gelirlerse zararı gidermek esas olur.
Hayır, böyle bir ifade tanıtım maksatlıdır. ZİHAR ise bir tür cezalandırma ya da yemin şeklindedir. Ziharda onu söyleyen hanımını annesi gibi kendisine haram etme niyetiyle söylemiştir. Sizin ifadelerinizde ise böyle bir niyet yoktur. Bu arada ziharın makbul bir iş olmadığını da belirtmekte fayda vardır.