Fetva Meclisi
Soru
Kur'an’daki ayetlerde geçen Allah ve diğer isimlerin farklı renkle yazılmasına nasıl bakıyorsunuz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu üç sorunun üçünün de esasen cevabı 'sakınca yoktur' şeklindedir. Esas böyle olmakla beraber, mushafın Kur'an'ı temsil eden yönünün her türlü tazime layık olduğunu, tazimin imanı yansıttığını düşündüğümüzde bir tek noktanın bile konmamasını emreden idraki uygun buluruz. Kısacası, koymamak doğrudur. En az ne kadar o kadar konması olabilir. Allah Teâlâ kitabı ile amele hepimizi muvaffak kılsın.
‘Kur'an Ticareti’ diye bir şey olamaz. Kur'an’ımızın yazılı bulunduğu MUSHAF üzerinden bir ticaret yapılması caiz olur. Baskı masrafı veya üzerindeki sanat emeğinin karşılığı gibi nedenlerle satılıp alınması caiz olur. Bu ticaret esnasında onun azametine gereken saygının gösterilmesi ise bir iman meselesidir.
Selamünaleyküm. Kur'an iki tür ayet ihtiva eder. Biri, muhkem, diğeri de müteşabihtir. Muhkem, içeriği anlaşılan, bizden istediği belli olan ayet demektir. Müteşabih ise, yüzeysel olarak anlaşılması mümkün olmayan ayet demektir. Bizzat Kur'an, bu ayetlerin varlığından söz etmektedir. Allah kime ne kadar bildiriyorsa sadece onlar o ayetleri anlayabilirler. Neden Kur'an'da bu tür ayetler var derseniz deriz ki: Kur'an, bilgi kitabı değildir; iman kitabıdır. - Evet, Kur'an'da Peygamber aleyhisselamın açıklamadığı birkaç kısa ayet vardır. Surelerin başındaki harflerdir bunlar. - Hiçbir tartışmada hiçbir şey ispat edilemez. Tartışmanın ucu cehalettir. Kimse ile din hususunda tartışmayın. Kendi işinize bakın, kulluğunuzu yaşayın.
Selamünaleyküm. Zor olanı alışırsanız diğerlerini kolay okursunuz ama aksi olmayabilir. Diyanet mührü olanların hepsi alınıp okunabilir. Kur'an okumak için aldığımız Mushafların, yazısı sade olmalıdır. Renkli ve yazılı çizilileri almamayı tercih ediniz. Kuran, kimsenin icadına muhtaç değildir.
Bu sözlerin ne kadar çirkin durduğuna dikkat ediyor musunuz? Kur'an okumak ve sapıtmak! Bir arada olması mümkün olmayan sözler bunlar. Mesele sizin baktığınız gibi çapraz bakıştan kaynaklanmaktadır. Ne Kur'an okumak sapıklıktır ne da filan kitapları okuyan sapıtır. Bir mürşidi olmadan kendi başına işler yapmaya çalışanların önünde bu tür sorunlar bulunur. Bir hoca efendinin irşadı ile yol alanlar için bu sorun yoktur biiznillah. Biraz daha dengeli ve kapsamlı düşünmek gerekiyor. Bir de bir okumayla her şeyi halledeceğini zannetmek yanlış bir anlayıştır, bunu da bilesiniz.
Kur'an ile alakalı ne yaparsan o güzeldir. Sana yaptığında ömrünün sonuna kadar rahmet olacak bir iş tavsiye edeyim o zaman: Bakara suresini ezberle. İşin gücün varsa her gün BİR ÂYET ezberleyerek başla. Biraz vaktin varsa günde BEŞ ÂYET ezberle. Altı gün ezber yap. Yedinci gün de o güne kadar ezberlediklerini baştan geldiğin yere kadar bir ayetmiş gibi tekrar et. Böylece en fazla bir sene sonra BAKARA SURESİ HAFIZI olursun. Seneye de biiznillah Âl-i İmran suresini böyle yaparsın. Mezara girdiğinde bir gün, bu iki sureyi başucunda sana şefaat için senden önce orada bekliyor olarak bulursun Allah’ın inayetiyle. Yaşarken hissedeceğin huzur ve kanatlanmışlığı ise zaten göreceksin. Bismillah de ve başla. Sakın usanma ve olmaz zannetme. Önündeki Kur'an’dır ve o seni yaratanın sana indirdiği emanetidir. Bismillah de.
kur'an konusundaki diğer fetvalar
Estağfirullah. Müzik ve Kur'an bir araya getirilemez iki sözcük olarak kıyamete kadar kalacaktır.
Mısırlı hafız veya karilerin Kur'an tilaveti tam anlamıyla bir alemdir. Mesela ellerini veya tek elini kulağına götürmesi onlara ait bir gelenektir, sünnette yeri yoktur.
Söz konusu toplantının içeriğinde caiz olmayacak işler, konuşmalar varsa başında Kur'an okunması asla caiz olmaz. Normal bir toplantı ise bereket oluşturması bakımından okunabilir ama sünnette böyle bir emir yoktur.
Cahilliğe ve ihlas kıtlığına dayanıyor. Başka bir dayanağı yoktur.
Görme engelliler için onların kullandığı alfabe olan Braille alfabesi ile Kur'an’ın bir bölümü veya tamamı yazılabilir. Böyle bir eser de normal Arapça mushaf gibi sayılır. Abdestsiz o mushafa tutulmaması gerekir. Arapça yazılı mushafa gösterilen saygının ona da gösterilmesi gerekir. Muasır ulemamızın görüşü bu şekildedir.
Sevabını yalnız Allah'tan bekleyerek herhangi bir ücret ya da beklentiye kapılmadan ölünün arkasından Kur'an okunabilir. Allah rızası için yapılan işler ölüye hediye edilebilir. Özellikle de kişinin çocuklarının, torunlarının okuması ölü için çok daha büyük bir kapıdır. Ancak bunun ticarete dökülmesi, insanların birbirlerinin taziyelerini yarıştırması gibi bir gaflet Allah Teâlâ’nın huzurunda hesap konusu olacaktır. Allaha emanet olun.