Fetva Meclisi
Soru
Toplantılara Kur'an okunarak başlanması dinin emri midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Cünüp olana yasak olan Kur'an okumasıdır, dua yasaklar arasında değildir.
Selamünaleyküm.Okuyan bir insan ise ve dinlensin diye okuyorsa onu dinlemek gerekir. Aynı kişi kendi kendine Kur'an okuyorsa, o okurken başkalarının abes olmayan işlerini yapmaları caizdir. Cihazlardan okunan Kur'an ise, insanın okuduğu Kur'an hükmünde değildir. Her halükârda edepli olmak şarttır ayrı bir mesele.
Fatiha Suresinin Kur'an’ımızın en büyük ve mübarek suresi olduğu sabittir. Fatiha Suresinin büyüklüğü, sevabı ile alakalı hiçbir tereddüdümüz yoktur, olamaz da. Tek kelimesinin hatta harfinin bile sevap, bereket olarak bize döneceğini de bilmemiz gerekir. Buna rağmen Fatiha Suresinin bu tür toplantılarda veya mekânlarda okunmasına yönelik bir emir de yoktur. İnsanların genelde en iyi bildikleri bir sure olduğu için Kur'an okunmak istenen yerde “herkes bir Fatiha okusun” anlamındaki talepler kulağımıza gelir. Bunda bir sakınca da olmaz. Yalnız “okunmazsa olmaz” nitelikli bir mekân ve ortam varmış gibi algı oluşturulması da dini hükümlerden biri ile teyit edilemez. Namazda okunması nasıl bir hüküm ise onun dışındaki mesela bir toplantının akabinde okunması dinin emridir denemez.
Kur’an okunan bir mecliste, onun en bariz yasakları işleniyorsa orada Kur'an okunması Kur'an edebimize ters düşer. Daha hafif bir yöntem bulun.
Bize Peygamber gönderen Allah’ın, gönderdiği peygamberin bize yaptığı yönlendirmelere hadis denmektedir. Peygamber aleyhisselamı nereye oturtuyorsak, ondan geldiği sabit olan hadisleri de oraya oturmak zorundayız. Hadisleri bir bütün olarak kabul etmeyenin bu ümmetin içinde bir yeri olması mümkün değildir. Şu veya bu hadise, ilim adamlarının itiraz etmesi ise bir ilim mantığı içerisinde mümkün olabilir.
Temel kaynaklarımızda böyle bir emir yoktur.
kur'an konusundaki diğer fetvalar
Mısırlı hafız veya karilerin Kur'an tilaveti tam anlamıyla bir alemdir. Mesela ellerini veya tek elini kulağına götürmesi onlara ait bir gelenektir, sünnette yeri yoktur.
Cahilliğe ve ihlas kıtlığına dayanıyor. Başka bir dayanağı yoktur.
Kur'an’ımızın üzerindeki en yüksek hassasiyetimiz hiç eksik olmadan devam etmelidir. Onu temiz ve güzel tutmak da buna dahildir. Eğer Allah lafzı ve diğer esma bir mucize mantığıyla renkli yazılıyorsa Kur'an’ımız öyle bir mucize desteğine muhtaç değildir. Daha güzel görünsün ve dikkat çeksin gibi bir mantıkla yapılıyorsa bu bir içtihattır, inşaallah isabetlidir diye umarız. Bizim şahsi kanaatimiz bunun sadeliği bozduğu yönündedir. Meseleye ticari mantıkla bakılıyor ve daha çok satılsın isteniyorsa bunu yorumlamak bile istemeyiz.
Estağfirullah. Müzik ve Kur'an bir araya getirilemez iki sözcük olarak kıyamete kadar kalacaktır.
Görme engelliler için onların kullandığı alfabe olan Braille alfabesi ile Kur'an’ın bir bölümü veya tamamı yazılabilir. Böyle bir eser de normal Arapça mushaf gibi sayılır. Abdestsiz o mushafa tutulmaması gerekir. Arapça yazılı mushafa gösterilen saygının ona da gösterilmesi gerekir. Muasır ulemamızın görüşü bu şekildedir.
Sevabını yalnız Allah'tan bekleyerek herhangi bir ücret ya da beklentiye kapılmadan ölünün arkasından Kur'an okunabilir. Allah rızası için yapılan işler ölüye hediye edilebilir. Özellikle de kişinin çocuklarının, torunlarının okuması ölü için çok daha büyük bir kapıdır. Ancak bunun ticarete dökülmesi, insanların birbirlerinin taziyelerini yarıştırması gibi bir gaflet Allah Teâlâ’nın huzurunda hesap konusu olacaktır. Allaha emanet olun.