Fetva Meclisi
Soru
Bazı ülkelerde kimliğinde Müslüman yazması o ülkedeki işlerin görülmesini zorlaştırmaktadır. Aslında dininden dönmek istemeyen ve ibadetlerini gizlice yapan biri kâğıt üzerinde İslam dininden çıksa ve kimliğine Hristiyan yazdırsa günahkâr olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
İrtidat etmek yani Müslüman iken Müslüman olmaktan çıkmak Allah muhafaza buyursun intihar etmek gibi bir beladır. Nasıl intihar eden fiziki yapısını ortadan kaldırıyorsa irtidat eden de manevi yapısını ortadan kaldırıyor demektir. Konuşulması bile ürkütücü bir durumdur bu. Bizi ve neslimizi Allah Teâlâ böyle bir afetten muhafaza buyursun. Bir Müslüman dinden çıkar sonra da tevbe edip geri dönerse âlimlerin önemli bir bölümüne göre eski yaptığı ibadetlere tekrar kavuşur yani Müslüman iken yaptığı ibadetler ondan silinmez.
Müslüman vize ile yani giriş talebi bulunarak girdiği bir ülkede Şeriat'a alenen muhalif olan bir şey olmadıkça yasalara uymak zorundadır. Vize talep etmenin anlamı budur. Aksi takdirde Müslüman, sözüne muhalefet etmiş veya aldatmış duruma düşer ki bu, dine aykırıdır. Ancak aleni bir muhalefet bulunduğunda Müslüman en ehven yolla o muhalefetten kurtulur. Bu kuralı vergiden trafik kuralına kadar her alanda uygulayabiliriz. Allah işinizi kolay etsin.
Kur'an'ımızın yazılı olduğu mushafın kâfirlere verilmesi, satılması caiz değildir. Bunun gerekçesi de mushafa gösterilmesi gereken saygıyı onun göstermeyeceğidir. Kur'an'dan bir ayet yazılı olan bir levha ise bu hükmü taşımayabilir. İlke olarak besmele bir ayet olduğu için ayete saygının gereği olarak verilmemesi uygun düşer. Verilmesinin caiz olmayacağı şeklinde kati bir hüküm de bilmiyorum.
Ben bir şey diyemem, dinim der, ben de biiznillah onu size naklederim. Mü'min emin insandır, hıyanet etmez, ettirmez. Kâfirlere bile ait olsa mü'min hile veya benzeri bir yöntemle mal almaz. Böyle bir mala el koyan haram almış olur, sahibi ile helalleşmesi gerekir. Bunun istisnası yoktur. Belki, bir savaş ortamında savaşın sonuçları olarak böyle bir el koyma olabilir. Özellikle sizin gibi vize ile girilmiş ülkede hırsız durumunda olmanız, dininize ayıp yamamanız olacaktır, bunu unutmayın. Böyle bir hata yapan, kimden aldığını bulamaz veya kamudan almış olursa o kadar malı bir sadaka olarak fakirlere versin.
Evrak üzerinden de olsa bir Müslüman dinden çıktığını söyleyemez. Oturum almak bir ölümcül zaruret değildir. Eşinizin bu yaptığı dinden çıkmaktır. Dinden çıkan bir kocadan siz otomatik olarak boşanmış sayılırsınız. Boşanmadan sonraki iddet olan yaklaşık iki üç ay içinde tevbe edip dinine geri dönerse nikâhınız da geri gelir. Böyle olmazsa ebediyen boyanmış sayılırsınız.
Müslüman İslam terbiyesi görmüş insan demektir. İslam ise aceleciliği ve sabırsızlığı bize uygun görmemektedir. Evet, acele iş yapanın muhakkak günah işlemiş olması gerekmiyor. Acele etmenin günaha girmeye götüreceği durum da olabilir ama bunu genelleştiremeyiz. Müslüman konuşurken, iş yaparken, imza atarken veya hayatın içinde belli bir rolü oynarken düşünüp taşınmakla itikadına daha uygun olanı yapmış olur. Bir işi onaylarken belgesini görmesi, birine kefil olurken kefaletin anlamını bilerek karar vermesi, yapma yapmama kararları verirken geçmişi ve geleceği değerlendirerek karar vermesi kişiliği ve itikadı bakımından olgunluğunu gösterecektir. Özellikle Allah’a ve Peygamber aleyhisselama ait nakiller yaparken bu titizlik şarttır. Âlimlerden nakil yaparken de gayet ciddi olmak gerekmektedir. Bir sözü duymuş olmak o sözün nakledilebilirliğinin belgesi değildir. Ağzından çıkan her söz onun için bir hesap konusu olacaktır yarın. Böyle bilmek ve uygulamak zorundadır. Kur'an’ımızın yönlendirmesi bu şekildedir. Günlük sıkıntılardan ve ahiret hesabından kurtulmak da buna bağlıdır. Müslümanlar arasında sosyal sorunların en asgariye inmesi, ümmetin birlik ve beraberliği bunu zorunlu tutar. Bilhassa günahkârların/fasıkların figüran olduğu bilgiler Müslüman için bir risk taşır. Müslüman zan ve tahminini kullanmaz. Çünkü zan ve tahmin inceleme ve irdelemeden uzak kalmakla ortaya çıkar. Acelecilik bu noktada bir sorun kaynağı olarak önümüze çıkmaktadır.
avrupa konusundaki diğer fetvalar
Bu asırda bankasız hayat sürdürmek neredeyse mümkün olmuyor. Bu nedenle bir hesap açtırın elbette ama oradaki paranıza kâr getirecek bir işlem yapmayın orada. Muhakkak olursa da o kârı oradan alıp bir fakire verin.
TÜP BEBEK UYGULAMASI bir tedavidir. Diğer hastalıklar gibi ele alınmalıdır. Evet, sabreden bundan sevap kazanır ama tedavi olan da vebale girmez. Böyle bir ihtiyacı olan Müslüman kadın; Müslüman, uzman ve bayan bir doktora gider. Bu üç özelliği (Müslüman, uzman, bayan) bir arada bulamazsa uzman ve bayan birine gidebilir. Tercih edilmemeli ama operasyon sürecinde acil ve bekletilemez bir vaka durumunda uzman ve erkek bir doktordan da destek alınabilir.
Mükellef olmayan ve tasarruf yetkisi olmayan bir hayvana vasiyette bulunmak yani mal bırakmak makul olmadığı için caiz de olmaz. Belli bir hayvan grubuna bakılması için bir cemiyete veya benzeri noktaya mal vasiyet edilmesi için caiz olur. Bu vasiyete konu mal da haram bir alanda, abartılı ve israf düzeyinde olmamalıdır.
Oradaki bir olayı oradakilerin daha iyi değerlendirebileceğini kabul etmeliyiz. En doğru olan tutum, acil olarak toplanabilecek bir üst kurulun belirleyeceği tepkiyi göstermek olur. O kurul da bütün Müslüman oluşumları temsil etmelidir. Yalnız, yaşadığınız ülke adına “demokrasi” denen bir mantık ekseninde yaşanan ülkedir. Mukaddesleri olmayan, her türlü edepsizliği hak gören bir anlayış orada hâkimdir. Müslümanlar orada o mantığı kabul ederek yaşayan kesimi oluşturuyorlar. Kimse Müslümanları orada kalmaya mecbur etmiyor. Bu açıdan bakıldığında vurup dağıtma yönteminin yanlış olduğunu söyleyebiliriz. Şu da bir gerçek ki, sessiz kalınsa da onlar yine bir yorum getireceklerdi. Artık anlamalıyız ki küfür budur, Müslüman ise böyle olmamalıdır. Hadi orası ezanların serbest okunamadığı bir topraktır, minarelerinden ezanlar yükselen İslam topraklarında o eylem yapılsa idi ne yapılabilirdi zannediyorsunuz? Allah yardımcımız olsun.
Devletin yardım vermek için ortaya koyduğu şartlarda bir hile ve yanıltma yapılmadan alınıyorsa bir sakıncası olmaz, alınız.
Vatandaşı olduğun bir ülkenin dairesinde memur olman çok önemli değil artık. O ülkenin vatandaşı olmak ne ise memuru olmak da odur. Ne olursa olsun bir Müslüman olarak Allah'ın haramlarından uzak kalmak hedefin olacak.