İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam benim çok aceleci bir mizacım var. Konuşurken ve bir iş yaparken çok sıkıntı çekiyorum. Ben günahkâr biri mi oluyorum böylece? Biraz bekleyip konuşmamak, biraz daha derin ölçüp iş yapmamak günah mıdır?

Cevap

Müslüman İslam terbiyesi görmüş insan demektir. İslam ise aceleciliği ve sabırsızlığı bize uygun görmemektedir. Evet, acele iş yapanın muhakkak günah işlemiş olması gerekmiyor. Acele etmenin günaha girmeye götüreceği durum da olabilir ama bunu genelleştiremeyiz. Müslüman konuşurken, iş yaparken, imza atarken veya hayatın içinde belli bir rolü oynarken düşünüp taşınmakla itikadına daha uygun olanı yapmış olur. Bir işi onaylarken belgesini görmesi, birine kefil olurken kefaletin anlamını bilerek karar vermesi, yapma yapmama kararları verirken geçmişi ve geleceği değerlendirerek karar vermesi kişiliği ve itikadı bakımından olgunluğunu gösterecektir. Özellikle Allah’a ve Peygamber aleyhisselama ait nakiller yaparken bu titizlik şarttır. Âlimlerden nakil yaparken de gayet ciddi olmak gerekmektedir. Bir sözü duymuş olmak o sözün nakledilebilirliğinin belgesi değildir. Ağzından çıkan her söz onun için bir hesap konusu olacaktır yarın. Böyle bilmek ve uygulamak zorundadır. Kur'an’ımızın yönlendirmesi bu şekildedir. Günlük sıkıntılardan ve ahiret hesabından kurtulmak da buna bağlıdır. Müslümanlar arasında sosyal sorunların en asgariye inmesi, ümmetin birlik ve beraberliği bunu zorunlu tutar. Bilhassa günahkârların/fasıkların figüran olduğu bilgiler Müslüman için bir risk taşır. Müslüman zan ve tahminini kullanmaz. Çünkü zan ve tahmin inceleme ve irdelemeden uzak kalmakla ortaya çıkar. Acelecilik bu noktada bir sorun kaynağı olarak önümüze çıkmaktadır.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Boşanmayı düşünerek evlenmek caizdir. Zira hiçbir evlilik ölesiye değildir. Evlenme/boşanma konusunda insanın hürriyeti kalkmış olmaz. Bu bir ahlak eksikliği, şahsiyet bozukluğudur. Müslüman’a yakışmaz. Asla insani bir tutum olmaz bu. Buna rağmen çağdaş ifadesiyle hukuken geçerli bir evliliktir bu evlilik. Yapılan iş ise haramdır. Çünkü ortada bir aldatma, gizli hesap çevirme vardır. Sizin yapmanız gereken şey şudur: Tevbe edin, istiğfar edin. Şahsiyeti güçlü ve açık yürekli bir Müslüman olmaya çalışın. Evliliğinizde bir sakınca yoktur biiznillah. Kıymetini bilin.

Hocam, şöyle bir sorum var size, Allah sizden razı olsun. Ben yakın bir zamanda
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Namaz kaçırma başta olmak üzere dini vazifelerde aksatma/hafifletme gibi sorunlar bu hayatın sorunlarındandır. Şu toplumda “iyi Müslüman” olarak bilinenler dâhil olmak üzere belki üç beş kişi bu ve benzeri sorunları yaşamıyordur. Hayat yürüyüşü başlı başına bir sınavdır. Bu sınavın en çok karşılaşılan türlerinden biri de ibadetlerde dünkü hassasiyetin bugün olmayışı veya korunamayışıdır. Allah Teâlâ hepimizi dininde sabit kılsın. Âmîn. Şu planlama ile biiznillah sorun kısa vadede atlatılır: Bizim bir ibadet boyutumuz var bir de itikat boyutumuz. İbadetlerde bu tür eksiklikler, aksaklıklar hayatın akışı içerisinde doğal kabul edilebilir. Aynı doğallığı itikada akit noktalarda asla kabul edemeyiz. Örneğin: Namaz aksatmak telafisi olabilir veya zamana yayılarak toparlanabilir bir durumdur ama bu namaz kaçırmayı bir hak gibi görmenin, boyun büküklüğü nedeni olarak anlamamanın hiçbir kabul edilirliği yoktur, olamaz da. İki konum arasındaki farkı bilebilen mü'min biiznillah yükselişe devam ediyordur. Mesela namaz kaçırmaya veya zikir eksikliğine gösterilen tepki gidişatın yönünü de gösterir. Sabah uyandığında namazın kaçtığını anlayınca "zaten yorgundum.." diye öne çıkan refleks var, "inna lillahi ve inna ileyhi raciûn" diyerek ürperen kalbin sahibi olmak var. İkisi arasındaki fark iyileşme umudu olan hasta ile umudu tükenmiş hasta arsındaki fark gibidir. Namaz veya diğer ibadetlerden kaçanın/ihmal edilenin/ hafifletilenin yerine ilk fırsatta telafisini yapmak gerekir; yarayı açık bir şekilde kanamaya bırakmadığımız gibi zayi olan ibadetin telafisini de geciktirmemek gerekir. Bu tür sorunları asla aile içi tartışma konuları arasına sokmamak gerekir. Şeytana aradığını vermek yerine dua ve istiğfar ile yola devam edilmelidir. Hiç akla gelmez bir menfezden şeytan çözülemez bir problem üretebilir maazallah. Benim bizden sonra gelen kuşakların bu tür ihmalleri ve hataları etrafında gözlemlediğim hususlardan biri de kaçan namazların her birini dini zayıflatmak için makul bir gerekçeye dönüştürmeleridir. Örnek olarak da şunu zikredebilirim: İki aydır haftada üç kere namaz kaçıran birisi olduğuma göre benim artık faizli bir işlem yapmam da normal olmalıdır ya da normaldir, yuvarlandık bir kere… Tarzındaki eriyiş veya kadın ise başını açmayı, tesettürünü azaltmayı normal görmesidir. Bu tam anlamıyla bir yuvarlanıştır, çöküştür maazallah. Bunun dışında devam edin. Çokça dua edin, istiğfar edin. Sabredin. Allah yardımcınız olsun. Âmîn.

Hocam biz özellikle çocuklar da hayatımıza girdikten sonra namazları son vakte b
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Onlardan biri seni eğlence konusu yapıncaya kadar bin kere iki bin kere git ayaklarına. Söyle, rica et ve dön. Sen kulaklara ulaşabilirsin. Kalplere ise sadece Allah ulaşabilir. Ve senin işin kalplerle değildir. Mübarek bir iş yapıyorsun, kıymetini bil. Moralini yüksek tut. Bir veya bin olay işini bitirmiş olmasın. Konu olarak temel esasları esas al. Asla tartışma gerektirecek konulara girme. Sıradan ve herkesin anlayabileceği konuları işle. Acele etme. Hiç acele etme. Asla acele etme ve acele etme.

Hocam kendi çapımda insanları Allah'a davet ediyorum. Özellikle gençler ile görü
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tebliğ her zaman “söylemek” değildir, bazen doğru zamanı ve yolu aramaktır. Senin şöyle bir korkun var: “Ya söyleyemezsem, vebale girer miyim?” Hayır, mutlaka söylemek zorunda değilsin. Asıl sorumluluk; bildiğini kime, ne zaman, hangi dille ve nasıl anlatman gerektiğini araştırmak, planlamak ve niyetinde dürüst olmak. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor: "Kim bir kötülüğü görürse eliyle düzeltsin. Gücü yetmezse diliyle. Ona da gücü yetmezse kalbiyle buğz etsin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir." (Müslim, İman 78) Senin gücün ve şartların dilinle anlatmaya uygun değilse, kalbinle buğz etmen seni günaha sokmaz. Özgüven eksikliği “eksiklik” değildir. Çoğu zaman kibirden uzak bir mütevazılığın aşırılığa kaçmış hâlidir. Yani “Ben kimim ki bir şey diyeyim?” demen kötü değil. Ama eğer bu hal seni Allah için konuşmaktan, doğruyu savunmaktan, iyiliği emretmekten alıkoyuyorsa, orada tedavi gerekir. Sen sadece “söylenmesi gereken yerde susan” olma. Ama bağıran, kıran, yakan da olma. Tebliğ bir sevda işidir, bir emanet taşıma işidir. Sen de bu emanete talip olmuşsun, Allah seni bu yolda muhlis kullarından eylesin. Ya Rabbi! Bu kardeşimi, ilminden, edebinden, şefkatinden ve gayretinden ayırma. Onu güzel konuşan, güzel anlatan, güzel anlayan kullarından eyle. Kalbini geniş, sözünü tesirli, niyetini halis kıl. İnsanlara söz götüren değil, hidayete vesile olanlardan eyle. Âmin.

Hocam, ben özgüven eksikliği yaşayan biriyim. Öğrendiğim bazı dini bilgileri ins
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Çok güzel bir durumdasın, merak etme çok geçmez rahat edersin ama başka bir dert başlar. Sakalsız da olsa işe gidin, daha iyisini buluncaya kadar çalışın. Dik durun, Allah size yardım edecektir. Size dualar ediyoruz.

Selamün Aleyküm. Hocam ben 30 yaşında evli ve bir kızı olan,Müslümanca yaşamaya
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Önce, bu işi yani ayakta kalma, imanı güçlü tutma işini, mü'min olmanın en büyük gereği olarak görmelisiniz. Ankara'da değil de Mekke'de bile yaşasanız bu imtihan sizi bulacaktı. Sizin özel sorununuz değildir bu. İmtihan olmak budur, peygamberler başta olmak üzere bütün mü'minler bu badireden geçmişlerdir. Bunu böyle bilmenizin size çok yararı olacaktır. İkinci olarak da aç bir çocuğun elindeki kekin hepsini ağzına sokmaya çalışması gibi bir tutum içine girip, bir haftada İslam'ın bütününü kuşatmaya kalkmayın; boğulursunuz. Adım adım ama geçmişin değerlendirmesini yaparak ilerlemelisiniz. Bu adım adımlığı, mesela tesettürde de uygulayabilirsiniz. Bir günde kapkara kıyafete girmek yerine bir sefirinde etek tipinizi, öbür seferinde baş örtüsünü derken bir yıla yayabilirsiniz tesettür durumunu düzeltmeyi. Diğer durumları da buna kıyas edin. Ara sıra evinizin dışına taşın. Bir mahreminizle beraber mesela İstanbul'da durumunu iyi gördüğünüz bir aileye açılın. Onların ne yaptıklarını izleyin. Eğer sizden iyi görrüseniz taklit edersiniz, sizden iyi değillerse hâlinize şükredersiniz, onlara tavsiyede bulunursunuz. Ne olursa olsun sakın umutsuz kalmayın, umut ve heyecan en çok muhtaç olduğunuz iki ihtiyacınızdır. Allah yardımcınız olsun.

Essalamünaleyküm. Hocam Allah razı olsun sorularımı yanıtsız bırakmadınız yardım

acele konusundaki diğer fetvalar

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.