İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam, ben özgüven eksikliği yaşayan biriyim. Öğrendiğim bazı dini bilgileri insanlara anlatmakta, özellikle de düzeltici bir şey söylemekte çok zorlanıyorum. Mesela birinin namazda yanlış bir şey yaptığını görüyorum, bu durumda tebliğ yapmak istiyorum ama çok çekiniyorum. Hem yanlış bir şekilde düzeltirsem o kişinin namazı bozulur ve ben vebale girerim diye korkuyorum, hem de kötü bir yanıt almaktan çekiniyorum. Bu tür durumlarda susmam vebal olur mu? Özgüven eksikliğimi nasıl aşabilirim?

Cevap

Tebliğ her zaman “söylemek” değildir, bazen doğru zamanı ve yolu aramaktır. Senin şöyle bir korkun var: “Ya söyleyemezsem, vebale girer miyim?” Hayır, mutlaka söylemek zorunda değilsin. Asıl sorumluluk; bildiğini kime, ne zaman, hangi dille ve nasıl anlatman gerektiğini araştırmak, planlamak ve niyetinde dürüst olmak. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor: "Kim bir kötülüğü görürse eliyle düzeltsin. Gücü yetmezse diliyle. Ona da gücü yetmezse kalbiyle buğz etsin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir." (Müslim, İman 78) Senin gücün ve şartların dilinle anlatmaya uygun değilse, kalbinle buğz etmen seni günaha sokmaz. Özgüven eksikliği “eksiklik” değildir. Çoğu zaman kibirden uzak bir mütevazılığın aşırılığa kaçmış hâlidir. Yani “Ben kimim ki bir şey diyeyim?” demen kötü değil. Ama eğer bu hal seni Allah için konuşmaktan, doğruyu savunmaktan, iyiliği emretmekten alıkoyuyorsa, orada tedavi gerekir. Sen sadece “söylenmesi gereken yerde susan” olma. Ama bağıran, kıran, yakan da olma. Tebliğ bir sevda işidir, bir emanet taşıma işidir. Sen de bu emanete talip olmuşsun, Allah seni bu yolda muhlis kullarından eylesin. Ya Rabbi! Bu kardeşimi, ilminden, edebinden, şefkatinden ve gayretinden ayırma. Onu güzel konuşan, güzel anlatan, güzel anlayan kullarından eyle. Kalbini geniş, sözünü tesirli, niyetini halis kıl. İnsanlara söz götüren değil, hidayete vesile olanlardan eyle. Âmin.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İman eden her insan, namazın karşısına hiçbir engeli çıkarmayacağına söz vermiş sayılır. Rabbimizin kuluna ilk hesabı namazdan olacaktır. Namazın hesabı verilmeden de diğer amellerimiz ne kadar iyi olursa olsun geçilmeyecektir. Namaza karşı gevşekliğin, -Allah korusun- dinden soğumaya bile götürebileceğini unutmamak gerekir. Kaldı ki yabancı bir ülkedesiniz ve bu sizin daha da hassas ve ciddi olmanızı gerektirir. Ortam ve çevre olarak namaz ehli olanların daha az bulunduğu hayatı yaşıyor olabilirsiniz. Ancak bu asla bir mazeret ve gereçle değildir. Çok acil olarak tevbe edip geçmişi de kaza etmeye karar verin. Namaz üzerinden tartışmaya bile yanaşamayız. Zaten her genç namazını kılar, ihmal etmez diye bakarız. Çünkü iman ettik, namazı da kılmaya söz verdik demektir. Bu hassasiyeti kazanabilmek için; 1.Namazlı arkadaş grubu: Böyle arkadaşlar size hatırlatıcı ve toparlayıcı olacaktır. Eğer böyle bir kişi etrafınızda yoksa bile Allah’tan bunun için yardım isteyin. 2.İlim Meclisi: Muhakkak iyilerle, namaz ehli insanlarla beraber olup haftalık hadisi şeriflerle ihya olmak iyi gelecektir. 3.Dillendirmemek: “Namazımı kılamıyorum, aksatıyorum” gibi sözleri kendinize bile itiraf etmeyin. Bunu zihninizde normalleştirmekten de Allah’a sığının. 4.Dua: Şeytanla girilen her mücadelede düştüğümüz yerden kalkmayı becermek zorundayız. Yılmadan, usanmadan bu mücadeleye devam edeceğiz. Allah-u Teâla’dan namazda ölene kadar devamlı olmak için bolca dua edin. Çünkü her ibadet ancak Rabbimizin dilemesiyle gerçekleşecektir. 5.Tevbe: Düştüğünüz bu hatadan dolayı mümkün olduğunca kendinize hatırlatmada bulunun ki bu durum sizi tevbeye sevk etsin. İhmalkârlık ve kazaya bırakmış olmak en büyük tevbeyi gerektiren önemli hususlardandır. Rabbim namazı dosdoğru kılanlardan eylesin bizleri.

Hocam, ben yurt dışında bir üniversitede eğitim görüyorum. Bazen namazlarımı aks
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnsan olarak sınanmak için bulunuyoruz bu hayatta. Dış düşmanlarla sınandığımız gibi insanlığımız ve imanımız bakımından iç dinamiğimizle de sınanacağız. Mü'min olduğumuzu söylediğimiz gibi o iddiamızın ne kadar yerleşik olduğu da görülecektir. Sizin yaşadığınız da budur. Şeytan size, bu yaşadıklarınızın çökme olduğunu söylerken sizin, içteki birikimin test edildiğini çökme olmadığını fiiliyatınızla söylemeniz gerekirdi. Yani kazanacağınız bir noktada kaybetmeye kayıyorsunuz. Tekrar algılamaya çalışın bu ince çizgiyi, rahat edeceksiniz biiznillah. İnsanların riyakâr olmaları veya olmamaları sizin için önemli olmamalıdır. Siz kendi kimliğinizle yaşayın. Siz dik durun, sabit kalın; çevrenize göre şekillenmeye kalkmayın. Bu da size güç katacaktır. İbadetlerinizde eksiklik olmasın. Bilhassa namazı ayakta tutun ki namaz sizi bu hayatın gelgitlerinden korusun. Kur'an okumaya bakın. İstikrarlı bir Kur'an okuma neticede sulanması ihmal edilmeyen bitki gibi içimizdeki iman hissiyatını aktif hâle getirecektir. Duanızı eksik etmeyin. Her gün binlerce kere güzel duaları tekrar tekrar dillendirin. Duanız kadar güçlü hissedersiniz kendinizi. Allah yardımcınız olsun.

Hocam ben yirmi yaşındayım. İbadetlerini yapan tek mutluluğu ve huzuru Allah’a k
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Her şeye rağmen eşler aralarındaki eşliğin gerektirdiği sevgi ve saygıyı yitirmemeye çalışmalıdırlar. Peygamberlerin de eşleriyle bu tür sorunları oldu ama onları boşamayı denemediler. Evet, Müslüman'ın kendi evinden vurulması çok ağır bir imtihandır fakat bu bir imtihandır. İmtihanlar bizim isteğimize ve keyfimize göre olmayacaktır elbette. Kesinlikle sabırlı ve nazik olacaksınız. Sizin tartışmanızda nazik olan kazanacaktır. Her işte sabırlı olanlar, kabalığa başvurmayanlar sonuca ererler. Allah Teala size böyle bir imtihan takdir buyurdu ise siz bunu kazanmaya mecbursunuz. Zira, namaz kılmak için gösterdiğiniz gayretten sevap kazandığınız gibi eşinize tahammül etmekten de sevap kazanacaksınız. Zor ama gerekli bir uygulamadır bu. Aman sabredin, seviyenizi düşürmeyin. Kopacaksa koparan diğeri olsun. Çocuklarınızın gözünde de iyi örnek siz olmalısınız. Allah'ı ve Peygamber'ini sevmenin gereği budur. Allah'a emanet olunuz.

Hocam ben elimden geldiğince ibadetimi yapmaya çalışıyorum, Allah ve Resulullah
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sizin bu şikâyetiniz neredeyse her Müslüman'ın öyle veya böyle şikâyetidir. Çünkü biz, bir kulluk savaşı veriyoruz. Şeytana mağlup olmadan Rabbimize kavuşmayı diliyoruz. Kesinlikle bu bir mücadeledir; temenni ile, umutla elde edilir bir şey değildir. Sizi bu hâlinizle, başkasını da bir başka şey ile oyalayacaktır şeytan. Biz ise, imtihanımız her ne ise onu başarmak için uğraşacağız. Peygamberlerden bir peygamber bile olsak durum bu olacaktı. Siz, 1- İmanınızı tartışma konusu yapmayın, öyle bir ortamda bulunmayın, 2- Asla, Allah'tan ve rahmetinden umut kesmeyin. 3- Fasıklarla beraber bulunmayın, onların gündemlerine katılmayın. 4- Yaptığınız ibadetleri az bile olsa asla küçük ve basit görmeyin. Bir kere 'Sübhanellah' demenin cennet demek olduğunu bilin. 5- Sizden daha iyi olduklarına itimat ettiğiniz bir grubun içinde bulunun. Onlarla programlı bir şekilde işler yapın. 6- Dengeli işler yapın; sadece zikir, sadece siyaset, sadece oruç gibi işler yapmayın. Farzların bütününü, nafilelerin de yapabildikleriniz kadarını yapmaya çalışın. Gerisini de Allah'a bırakın; şeytan, tevazu kılıfı ile sizi tuzağa düşürmesin. İyi haberlerinizi bekleriz. Allah'a emanet olunuz.

Benim bir sıkıntım var hocam. Kalben rabbimle irtibatı bir türlü beceremiyorum.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. İmam olma idealinizi sürdürün, imam olun ama müttakilerin imamı olan. Bir camide on veya yirmi kişinin imamı olmanın ötesine geçin, müttakilerin, kendini Allah'a adamışların imamı olun. Bu daha büyük ve daha gerçekçi bir gayedir. Bununla da camilerdeki namaz kıldırma görevliliğini aşamamış binlerce imamın da önüne geçmiş olursunuz. Namaz kıldırmaktan geçinenlerle aynı saflara da düşmemiş olursunuz. Endişelenmenize gerek yok, sıkıntılar pek tabiidir. Buraları cennet değildir. Sıkıntılar, ters giden şeyler olmasa şüphe etmeniz gerekirdi. Kırmayın azminizi, yürüyün. Meleklerle yüzleşinceye kadar yürüyün. Şeytan sizi, boş işlerle meşgul etmesin. İlk fırsatta evlenin ve azminizi kırmadan yürüyün. Allah yardımcınız olsun.

Kıymetli hocam yazılarınızı paylaşımlarınızı daim sürede takip etmekteyim. Allah
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Yeliz Hanım,Allah sizden razı olsun, umduklarınıza kavuştursun, korktuklarınızdan korusun. Yazınız beni umutlandırdı; Rabbimin huzuruna çıkarken elimde götürebileceğim amellerimden biri olarak yazınızı bulundurmak isterim. İman ne büyük bir nimettir, ne büyük! Şu güzelliğine bak; kışla bahar kadar farklı iki zamanı aynı insanda bir araya getirmektedir. Sizi tebrik ederim. Güzel bir dönüş yapmışsınız. Allah ayağınızı sabit kılsın. Size gülünmesi de iyi bir işaret. Size gülündükçe, yer yer itildikçe siz bu durum, sizi son kez sallamak isteyen şeytanın artık sizden umut kesmek üzere olduğunu göstermektedir. Bunu böyle anlayın. Horlanmak, itilmek, eğlenilmek, yok sayılmak bütün peygamberlerin kadarıdır. Bütün peygamberlere aynı anda iman eden samimi bir mü'min, esasen onların kaderini de yüreğine sindirmiş demektir. Horlanmak, sürülmek, işkence görmek onların kaderi ise bizim de başımızın tacıdır. Aman dikkat edin, yarışı kaybetmeyin, geri durmayın. Meşakkatler diyarındayız. Buradaki nöbetimiz bitip de esenlikler diyarına, Rabbimizin cennetine vardığımızda bütün bunlar tatlı bir hikayeye dönüşecek. Orada inşallah bunları tatlı hatıralar olarak anlatıp güleceğiz. Çok dua edin, size gülenler de bir el bulsunlar da gülünecek hâle gelsinler! Asla beddua etmeyin onlara, sakın kahretmeyin. Kendi durumunuzu düşünün; iki yıl önce siz de belki birilerine gülüyordunuz ama şimdi peygamberler gibi, Allah'a koşan bütün Salihler gibi gülünüyorsunuz. Kim güler kim ağlar bilinmez bu âlemde. Çok dua edin yakınlarınıza. Onlar da sizin gibi olsunlar, sizi geçsinler. Yarışalım Rabbimize giden yollarda. Size hararetle tavsiyem şudur: Eşinizle, en iyi kadın kadar iyi olmaya çalışın. Ona karşı bir kulağınız, bir gözünüz kapalı olsun. Ondan hiçbir şey beklemeyin; onun faturalarını Rabbinizden bekleyin. Siz yapın Allah size ödesin. Bilesiniz ki, O ödedi mi pek yüksek bedel öder. Cennet verir hatta rızasını verir. O, bir kere rızasını verirse artık her şey senindir, sen de her şeysin demektir. Ne bir kuş ne de bir melek seni geçemez kanatlandığında. Bu hususa dikkat etmenizi tavsiye ederim. Eşiniz hem sizin cennetinizdir hem de onunla huzurunuz bozulursa kalbiniz çok sıkışır, rahatınız kaçar.Eşinizin dışında hiçbir gelişmeyi kendinize sorun olarak görmeyin. Yapacağınız şudur: Kendinizi koruyun. En büyük gayretiniz kendinizi korumak olsun. Bu koruma da, bir yandan sürekli gelişerek olmalı, bir yandan da dışınızdan gelecek saldırılara karşı hazırlıklı bulunarak olmalıdır. Yavaş yavaş dost ve arkadaş çevrenizi yenileyin. Yeni saliha kadın dostlarınız olsun. Kur'an okunan, ilmihal, tefsir, hadis okunan bir sohbet halkası bulmaya çalışın. Sizinle tartışanlara asla kızmayın. Tartışmalara da girmeyin. 'Siz bilmiyorsunuz, siz hatalısınız' türünden sözler kullanmayın. Onları da zamana bırakın. Mükemmel bir örnek olmaya çalışın. Size 'bu kız uçmuş' gibi sözler kullanacaklardır. Onların sözleri aslında sizi imrendiklerindendir ama şeytan onlara gerçeği söylettirmek istemez. Her birinin bir zaman sonra sizden daha iyi müminler olacağını düşünün, buna dua edin. Böylece kapıları kapatmamış olursunuz.Gıda ve benzeri konularda onlar için 'aşırı' sayılabilecek ifadeleri direk kullanmayın. Onlar da ortada, bir sürüklenme olduğunu biliyorlar ama görüyorsunuz ki, nefisler dönüş yoluna girmek istemiyor. Zamana bırakın, virajı geniş alın her zaman. Asla tartışmayın, itham etmeyin. Güneş gibi olun; yavaş yavaş doğun. Önce ışığınız çıksın, mesafe mesafe yayılsın. Tam tepeye gelince salarsınız enerjinizi. Çocuğunuza dua edin. çok dua edin. siz onun dua makinesi olmalısınız. Görüyorsunuz, çocuklarımız cehennem gibi bir ortamda büyümek zorunda kalıyorlar. Ona karşı Nuh aleyhisselam kadar sabırlı olmaya hazır olun. Asırlarca sürecek bir sabrınız olsun. O sizin emeliniz, umudunuzdur. Ona yapabileceğiniz en büyük iyilik onu şerden uzak tutmaktır. Bir de, onunla alakalı muhakkak istişareler edin. Kendi başınıza kalmamaya çalışın.Karanlık ve korku ile alakalı yazdıklarınız geçicidir. Uzun sürmez merak etmeyin. Dedim ya size, şeytan son saldırılarını yapıyor. Sizi her cepheden yıkmaya çalışıyor. Eviniz tamamen karanlık olmasın. Bir süre tek başınıza kalmayın. Uykunuzu geciktirmeyin. Kur'an okumayı bilmiyorsanız hemen öğrenin. Biliyorsanız, günde bir sayfa Kur'an okumaya başlayın. Kısa sürede dertleriniz gidecektir ama yenileri muhakkak gelecek bunu da bilin. Siz bir kere Allah'a giden yola girdiniz. Peygamberler, Salihler, şehitler yoluna girdiniz. Bu yol böyledir. Bu yol böyledir. Aynen böyledir. Sabredin.Dua edin. Umut var olun. İbadetlerinizi ihmal etmeyin Dirençli olun. Cennete girmeyi bekleyen dünyadaki bir cennetlik olun.Lütfen bu kardeşinize de dua edin.

Selamünaleyküm Rabbimizin ve Efendimizin(sav) tüm güzelliklerini anlatan güzel h

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.