Fetva Meclisi
Soru
Avrupa’da bazı insanlar ölünce mallarını evlerindeki hayvanlara vasiyet ediyorlar. Böyle bir şey Müslüman için uygun olabilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz gibi bir vasiyete gerek yoktur, uygun da değildir.
Ölen bir insan Müslüman olmasa bile insan olduğu için yakılamaz. Kanunen bir sıkıntı oluşmayacaksa annesinin yakılmamasını sağlasın. Böyle bir imkânı yoksa mesuliyeti olmaz biiznillah.
Bu bir vasiyettir. Ölenin kendisine varis olacak birine vasiyet bırakması caiz değildir. Vasiyeti yok kabul etmelisiniz. Malı da ona göre bölüşün. Ancak diğer varislerin tamamı razı olursa bu vasiyetin geçerliliği olur.
Bu konuda dini bir emir veya yasak yoktur. Meseleye sağlık ve çevre açısından bakılmalıdır. En uygun olanı gömmek ise gömülmelidir.
Selamünaleyküm. Kesilmeden önce hayatiyetini kaybetmiş bir hayvanı kurban etmenin caiz olmayacağı kesin bir hükümdür. Söz konusu elektrik şoku, hayvanı öldürmeyecek kadar ise ve o esnada kesilirse bu caiz olabilir. Buna göre hareket etmeliyiz.
Aleykümselam. İnsanın malına varis olacak kimselere ilave vasiyet yapması caiz değildir. Kalan mal dinimizin emrettiği şekilde dağıtılmalıdır.
avrupa konusundaki diğer fetvalar
TÜP BEBEK UYGULAMASI bir tedavidir. Diğer hastalıklar gibi ele alınmalıdır. Evet, sabreden bundan sevap kazanır ama tedavi olan da vebale girmez. Böyle bir ihtiyacı olan Müslüman kadın; Müslüman, uzman ve bayan bir doktora gider. Bu üç özelliği (Müslüman, uzman, bayan) bir arada bulamazsa uzman ve bayan birine gidebilir. Tercih edilmemeli ama operasyon sürecinde acil ve bekletilemez bir vaka durumunda uzman ve erkek bir doktordan da destek alınabilir.
Bu asırda bankasız hayat sürdürmek neredeyse mümkün olmuyor. Bu nedenle bir hesap açtırın elbette ama oradaki paranıza kâr getirecek bir işlem yapmayın orada. Muhakkak olursa da o kârı oradan alıp bir fakire verin.
Devletin yardım vermek için ortaya koyduğu şartlarda bir hile ve yanıltma yapılmadan alınıyorsa bir sakıncası olmaz, alınız.
Vatandaşı olduğun bir ülkenin dairesinde memur olman çok önemli değil artık. O ülkenin vatandaşı olmak ne ise memuru olmak da odur. Ne olursa olsun bir Müslüman olarak Allah'ın haramlarından uzak kalmak hedefin olacak.
Böyle bir şey ancak gerçek bir ölüm tehdidi anında olabilir ve bunu yapan dininden çıkmış olmaz. Aksi takdirde yani muhtemel sıkıntılar, ticari gerekçeler nedeniyle İslam dinini değiştirdiğini imza attığı bir belgede ilan eden dinden çıkmış ve mürtet olmuş olur. Kelimeişehadet getirip yeniden Müslüman olması gerekir. Müslüman olması gerçek olsun için de o belgeyi iptal ettirmelidir. Belge onaylı bir şekilde kaldıkça şehadetin de anlamı olmaz. Pasaport elde etmek gibi bir gerekçenin de din değiştirdiğini ilan etmeye yeterli bir özür olmayacağını düşünürüz.
Oradaki bir olayı oradakilerin daha iyi değerlendirebileceğini kabul etmeliyiz. En doğru olan tutum, acil olarak toplanabilecek bir üst kurulun belirleyeceği tepkiyi göstermek olur. O kurul da bütün Müslüman oluşumları temsil etmelidir. Yalnız, yaşadığınız ülke adına “demokrasi” denen bir mantık ekseninde yaşanan ülkedir. Mukaddesleri olmayan, her türlü edepsizliği hak gören bir anlayış orada hâkimdir. Müslümanlar orada o mantığı kabul ederek yaşayan kesimi oluşturuyorlar. Kimse Müslümanları orada kalmaya mecbur etmiyor. Bu açıdan bakıldığında vurup dağıtma yönteminin yanlış olduğunu söyleyebiliriz. Şu da bir gerçek ki, sessiz kalınsa da onlar yine bir yorum getireceklerdi. Artık anlamalıyız ki küfür budur, Müslüman ise böyle olmamalıdır. Hadi orası ezanların serbest okunamadığı bir topraktır, minarelerinden ezanlar yükselen İslam topraklarında o eylem yapılsa idi ne yapılabilirdi zannediyorsunuz? Allah yardımcımız olsun.