Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben İngiltere’de yaşıyorum, biliyorsunuz şu an dünyayı saran bir virüs var. İngiltere’de iş yeri olan herkese devlet para yardımı veriyor, bizim Müslüman olarak bu parayı almamız caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Müslüman hile ile iş yapmaz.
Yapılacak yardımı alabilmek için gereken şartlarda bir hile yapılmadıkça sıkıntı yoktur, alınabilir.
Yolsuzluk veya hırsızlık gibi aranan sabit suçlu biri olmadığı sürece insanların mallarının kaynağını bilmemiz ortaklık için şart değildir ama iyi bildiklerimizle ortaklık elbette daha bereketli bir yatırımdır.
Zekâtı veriliyor ve sizi harama sevk etmiyor olduktan sonra bütün dünyanın servetini biriktirebilirsiniz.
Aleykümselam. Allah rızasına bağlı olarak yapılan işlerde ihlas ve helal kaynaklılık çok önemlidir. Yapacağımız işin bereketi açısından bu hususu önemli tutmalıyız. Bir kişinin kazancının sadece haramdan olması durumunda onun malını bilerek çalışmamıza katmamız yanlış olur. Malında haram karışımı bulunan içinh ise aynı şeyi söyleyemeyiz.
Bu durumunuz sizi yöneten kurumun koyduğu kurallara göre şeffaf bir şekilde ortaya çıkıyorsa hiçbir vebaliniz olmaz. Size de insanlığa da geçmiş olsun bu salgın afet.
avrupa konusundaki diğer fetvalar
Vatandaşı olduğun bir ülkenin dairesinde memur olman çok önemli değil artık. O ülkenin vatandaşı olmak ne ise memuru olmak da odur. Ne olursa olsun bir Müslüman olarak Allah'ın haramlarından uzak kalmak hedefin olacak.
Mükellef olmayan ve tasarruf yetkisi olmayan bir hayvana vasiyette bulunmak yani mal bırakmak makul olmadığı için caiz de olmaz. Belli bir hayvan grubuna bakılması için bir cemiyete veya benzeri noktaya mal vasiyet edilmesi için caiz olur. Bu vasiyete konu mal da haram bir alanda, abartılı ve israf düzeyinde olmamalıdır.
TÜP BEBEK UYGULAMASI bir tedavidir. Diğer hastalıklar gibi ele alınmalıdır. Evet, sabreden bundan sevap kazanır ama tedavi olan da vebale girmez. Böyle bir ihtiyacı olan Müslüman kadın; Müslüman, uzman ve bayan bir doktora gider. Bu üç özelliği (Müslüman, uzman, bayan) bir arada bulamazsa uzman ve bayan birine gidebilir. Tercih edilmemeli ama operasyon sürecinde acil ve bekletilemez bir vaka durumunda uzman ve erkek bir doktordan da destek alınabilir.
Bu asırda bankasız hayat sürdürmek neredeyse mümkün olmuyor. Bu nedenle bir hesap açtırın elbette ama oradaki paranıza kâr getirecek bir işlem yapmayın orada. Muhakkak olursa da o kârı oradan alıp bir fakire verin.
Böyle bir şey ancak gerçek bir ölüm tehdidi anında olabilir ve bunu yapan dininden çıkmış olmaz. Aksi takdirde yani muhtemel sıkıntılar, ticari gerekçeler nedeniyle İslam dinini değiştirdiğini imza attığı bir belgede ilan eden dinden çıkmış ve mürtet olmuş olur. Kelimeişehadet getirip yeniden Müslüman olması gerekir. Müslüman olması gerçek olsun için de o belgeyi iptal ettirmelidir. Belge onaylı bir şekilde kaldıkça şehadetin de anlamı olmaz. Pasaport elde etmek gibi bir gerekçenin de din değiştirdiğini ilan etmeye yeterli bir özür olmayacağını düşünürüz.
Oradaki bir olayı oradakilerin daha iyi değerlendirebileceğini kabul etmeliyiz. En doğru olan tutum, acil olarak toplanabilecek bir üst kurulun belirleyeceği tepkiyi göstermek olur. O kurul da bütün Müslüman oluşumları temsil etmelidir. Yalnız, yaşadığınız ülke adına “demokrasi” denen bir mantık ekseninde yaşanan ülkedir. Mukaddesleri olmayan, her türlü edepsizliği hak gören bir anlayış orada hâkimdir. Müslümanlar orada o mantığı kabul ederek yaşayan kesimi oluşturuyorlar. Kimse Müslümanları orada kalmaya mecbur etmiyor. Bu açıdan bakıldığında vurup dağıtma yönteminin yanlış olduğunu söyleyebiliriz. Şu da bir gerçek ki, sessiz kalınsa da onlar yine bir yorum getireceklerdi. Artık anlamalıyız ki küfür budur, Müslüman ise böyle olmamalıdır. Hadi orası ezanların serbest okunamadığı bir topraktır, minarelerinden ezanlar yükselen İslam topraklarında o eylem yapılsa idi ne yapılabilirdi zannediyorsunuz? Allah yardımcımız olsun.