Fetva Meclisi
Soru
Yurtdışında yaşayan bir Müslüman vergi vermekten kaçınabilir mi? Gelir vergisi vb. için yanlış beyanla gelirimizi düşük gösterip bu vergiyi ödemekten imtina edebilir miyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Müslüman vize ile girdiği bir ülkede o ülke kâfirlerin ülkesi bile olsa kurallara uyar. Çünkü vize talep etmek, kurallara uymayı taahhüt etmektir. Müslüman ise sözünün eridir, taahhüdünün kölesidir. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Müslüman hile ve yalan ile iş görmez. Savaş durumunda savaş hilesi olabilir. Vize ile oturumla yaşadığı bir yerde Müslüman hile yapmaz.
Müslüman, kendi akidesi dışında bir sistemi benimsemez. Kendi akidesinin üstünlüğü için sürekli çalışır, gayret eder. Eğer muvaffak olmazsa, kendisine ait olmayan sistemde de yaşar. Ancak kendisini eritmeden, Allah'ın dinini ezmeden yaşar. Faize ve aleni bir kul hakkına bulaşmadan vergi mükellefi de olunabilir. Bir tür orman yürüyüşü yapacaksınız. Çalıya dikene takılmadan ne kadar yürüyebilirseniz. Mesele budur. Allah'a emanet olunuz.
Bir devlet, vatandaşlarına sağlık, güvenlik, altyapı, eğitim gibi kamu hizmetleri sunar. Bu hizmetlerin karşılığında vatandaşlardan vergi alır. Bu verginin oranı veya şekli tartışılabilir ancak vergi sistemiyle toplumun ortak menfaati gözetilir. Vergi, devletin meşru bir hakkıysa (ki Türkiye gibi Müslümanların çoğunlukta olduğu bir ülkede kamu yararına toplanıyorsa) o zaman ülkesini seven bir vatandaşın ahlâkî görevidir. Çünkü vergiden kaçırmak sadece devlete değil, o vergiyle geçinen binlerce garibana, hastaya, öğrenciye dolaylı olarak zarar verilir. Dolayısıyla Müslümanın kul hakkı gibi vergi ahlakına dikkat etmesi en doğru davranıştır. Satıcının sizden “çanta alışverişi” ifadesini yazmamanızı istemesi büyük ihtimalle ticari gelirini gizlemek ve bu gelirden doğacak vergiden kaçınmak için olabilir. Satıcının vergi kaçırma amacı olduğunu bildiğinizde ve bu yönteme rıza gösterdiğinizde, bu durumda aynı yanlışa ortaklık etmiş olursunuz. Çünkü “yardım eden, yapan gibidir” prensibiyle hareket edilir.
Böyle bir şey ancak gerçek bir ölüm tehdidi anında olabilir ve bunu yapan dininden çıkmış olmaz. Aksi takdirde yani muhtemel sıkıntılar, ticari gerekçeler nedeniyle İslam dinini değiştirdiğini imza attığı bir belgede ilan eden dinden çıkmış ve mürtet olmuş olur. Kelimeişehadet getirip yeniden Müslüman olması gerekir. Müslüman olması gerçek olsun için de o belgeyi iptal ettirmelidir. Belge onaylı bir şekilde kaldıkça şehadetin de anlamı olmaz. Pasaport elde etmek gibi bir gerekçenin de din değiştirdiğini ilan etmeye yeterli bir özür olmayacağını düşünürüz.
Müslüman, kendisini kötü gösterecek davranışlarda bulunmamalıdır. Vergi vermek veya vermemekten önce bu konuya dikkat etmeliyiz. Gizli yürüttüğünüz işlerde ise vicdanınızın sesine kulak verin, fetvaya gerek yoktur. Allah'a emanet olun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Vakti gelmiş bir evlenmeyi okul ve benzeri nedenlerle geciktirmek doğru değildir. Evlilik hayati bir meseledir. Bunu böyle bilmelisiniz. Her şeye rağmen üç yıl boyunca görüşmenizi şu şekilde değerlendirebiliriz: a- Nişanlılık, nikâh akdine kadar görüşmenin gerektiği bir dönemdir. Ancak bu görüşme sululuk derecesine gelmemelidir de. Dengeli bir görüşme yararlıdır. Görüşme de fıkıh kurallarına göre olmalıdır. HALVETTEN şiddetle kaçınılmalıdır. Yılda üç dört görüşme yapılabilir. b- Bu üç yıllık zamanın bir zaman sonra nikâhlanma mecburiyeti oluşturması normaldir. Nikâhsız üç yıl, hiç doğru değildir. Düğün zamanı tekrar edilecek bir nikâh da nikâhı anlamsız hale getirmektedir. Netice olarak sizin evliliği öne almanız gerekmektedir. En emin ve bereketli olan yol budur. Allah mübarek etsin.
Evvela, hakikati söylemekle yapılması gerekeni yapmak veya yapmamak bir tutulmamalıdır, bunu beyan edelim. Yakınınızın yaptığı pek muteber bir iş değildir. Zira onun okudukları ile elde ettiği 'haram değildir, onunla geçinebilir' şeklinde bir fetva bulsa bile -ki bulabilir-, ona okutanların bir şey elde ettiğini söyleyebilecek yoktur. Yani asıl sakınca, ona para verenlerin verdiklerinin karşılığını bulup bulmayacaklarındadır. Dul bir kadına sahip çıkmak ise bundan ayrı ele alınması gereken bir durumdur. Allah yardımcımız olsun.
Sakal, sahih hadislerle sabit bir Sünnet'tir. Bütün Sünnetler gibi makul bir engel bulunmadığı sürece yerine getirilmesi gerekir.
Doğru olan ne için ve nasıl bir helallik talep edildiğini bildirmektir. Ama bir fitneden korkulursa umumi bir helallik de alınabilir.
Sabah namazının sünnetini hiçbir şekilde ihmal etmemek gerekir. İkindi ve yatsının ilk sünnetleri sıkışık anlarda bırakılabilir. Diğerlerini de acil bir durum olmadıkça bırakmamak doğru olandır. Seferilikte ise yine sabah namazının sünneti farklıdır. Diğerleri bırakılabilir. Allah'a emanet olun.
Cuma namazı esnasında ticaret haramdır. Bunun dışındaki zamanlarda namazı ihmal etmenin getireceği bereketsizlik ve kötü akıbet başka şey kazanılanın haram olması başka şeydir. Bunu böyle tespit edelim. Allah'a emanet olun.