Fetva Meclisi
Soru
Geçimini okuduğu Kur'an ve mevlitlerle sağlayan iki çocuk sahibi bir dul yakınım var. Çevresindeki birçok kişi ona para karşılığı Kur'an okunamayacağını söylemişler. Bu yaptığının bir sakıncası var mı? Bu bayanın başka da bir geçim yolu yok. Para karşılığı Kur'an, hatim, mevlit vs. okunamaz mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Kur'an'ımıza tazim olan her şey kalpteki Allah takvasını gösterir. Aksi de zafiyeti gösterir. Kur'an okunurken bayanların başlarının açık olması, bir tahkir, hafif tutma gibi nedene dayanmıyorsa tehlike arz etmez. Şunu da sormak isteriz: Kur'an, kendisine karşı bir edep vermiyorsa ne verecektir sahibine?
Başımıza musallat olmuş düşman belası kadar ağır belalarımızdan biri de kitabımızın ticaret metaına dönüştürülmesidir ve bunu yapanlardır. Kur'an’ımızı bu duruma getirenleri Allah’a havale etmekten başka bir çare bulamıyorum. Bu ümmetin şu mahzun hâline bakıp da ibret alacakları ve bir şeyler yapacakları yerde menfaatlerini ve zevklerini kollamaktadırlar. Kur'an’dan geçim sağlayanların yaptığına razı olamayız. Onları Kur'an için bir şey yapmak yerine kendileri için bir şey yapan zavallılar olarak görürüz. Onlar dinimizi bitirmeye çalışan keneler gibidirler. Size tavsiyemiz şudur: Hak bildiğinizi uygulayın. Bu uğurda gayret edin, çileye talip olun. O tipleri boşuna muhatap almayın. Onlara kırk âyet okusanız dinlemezler. Boşuna kendinizi yormayın. Onlarla uğraşacak yerde bir insana abdest öğretin. Alıcı olan birine bir âyet öğretin. Sabredin ve Allah’ın ecrine nail olun. Size dualar ederiz.
Bu kadar bir ayrıntıda evinizin bereket kaynağını huzursuz etmeyin. O okudukça size de rahmet iner biiznillah. O okurken aşırı bir laubalilik denecek iş yapmayın, çocuklar oynasın, siz ev işlerinizi yapın, sakıncası yoktur. Allah Teâlâ hepimizi Kur'an ehli olanlardan kılsın. Âmîn.
Kur'an okutmayı becerebilecek birinin ücret alması şu şekildedir: Eğer bulunduğu yerde ondan başka Kur'an öğretebilecek kimse yoksa ücret talep etmeden okutması ona farzdır; verilirse alabilir. Eğer ondan başka da Kur'an okutabilecek kimseler varsa ücret talep etmesinde bir sakınca yoktur. Ne var ki Kur'an'ımıza bu gözle bakmamalıyız. Kur'an öğrenenlere ücret vermek gerekirken bizim ücret talep etmemiz, neyin ne olduğunu bilmediğimizden kaynaklanır.
Kur’ân-ı Kerîm okumak bir ibadettir. İbadet, dünyevî bir menfaat için değil, sadece Allah rızası için yapılır. Bu sebeple, Kur’ân-ı Kerîm’in para karşılığında okunması ve okunan Kur’ân karşılığında para verilmesi dinen caiz değildir. Böyle bir okumadan dolayı sevap da yoktur. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 2/60; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 6/56) Bu sebeple bir kimsenin geçmişlerinin ruhuna bağışlamak üzere ücretle Kur’ân-ı Kerîm okutması, hatim indirtmesi yerine, bizzat kendisinin bildiği sûreleri okuması doğru olur. Bununla birlikte pazarlık yapılmadan ve paradan söz edilmeden, Allah rızası için Kur’ân okumuş veya hatim indirmiş olan bir kimseye hediye olarak münasip bir bağışta (teberru) bulunmakta dinen sakınca yoktur. Ancak bir yörede okunan Kur’ân-ı Kerîm için para verilmesi örf hâline gelmiş ve her iki taraf da bu durumu biliyorsa, verilen para hediye değil ücrettir. Bu nedenle bu parayı almak helal olmaz.
Tam haram denebilecek bir pozisyonla karşılaşırsanız ne nafile ne de farz bir iş o harama mazeret olamaz. Riskten söz ederseniz o risk her yerde bulunabilir. Kendinizi koruyacaksınız. Başka türlü bu ülkede bir iş yapılamıyor. Allah yardımcınız olsun. Size dualar ederim, sizden de dualar beklerim.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Vakti gelmiş bir evlenmeyi okul ve benzeri nedenlerle geciktirmek doğru değildir. Evlilik hayati bir meseledir. Bunu böyle bilmelisiniz. Her şeye rağmen üç yıl boyunca görüşmenizi şu şekilde değerlendirebiliriz: a- Nişanlılık, nikâh akdine kadar görüşmenin gerektiği bir dönemdir. Ancak bu görüşme sululuk derecesine gelmemelidir de. Dengeli bir görüşme yararlıdır. Görüşme de fıkıh kurallarına göre olmalıdır. HALVETTEN şiddetle kaçınılmalıdır. Yılda üç dört görüşme yapılabilir. b- Bu üç yıllık zamanın bir zaman sonra nikâhlanma mecburiyeti oluşturması normaldir. Nikâhsız üç yıl, hiç doğru değildir. Düğün zamanı tekrar edilecek bir nikâh da nikâhı anlamsız hale getirmektedir. Netice olarak sizin evliliği öne almanız gerekmektedir. En emin ve bereketli olan yol budur. Allah mübarek etsin.
Müslüman vize ile yani giriş talebi bulunarak girdiği bir ülkede Şeriat'a alenen muhalif olan bir şey olmadıkça yasalara uymak zorundadır. Vize talep etmenin anlamı budur. Aksi takdirde Müslüman, sözüne muhalefet etmiş veya aldatmış duruma düşer ki bu, dine aykırıdır. Ancak aleni bir muhalefet bulunduğunda Müslüman en ehven yolla o muhalefetten kurtulur. Bu kuralı vergiden trafik kuralına kadar her alanda uygulayabiliriz. Allah işinizi kolay etsin.
Sakal, sahih hadislerle sabit bir Sünnet'tir. Bütün Sünnetler gibi makul bir engel bulunmadığı sürece yerine getirilmesi gerekir.
Doğru olan ne için ve nasıl bir helallik talep edildiğini bildirmektir. Ama bir fitneden korkulursa umumi bir helallik de alınabilir.
Sabah namazının sünnetini hiçbir şekilde ihmal etmemek gerekir. İkindi ve yatsının ilk sünnetleri sıkışık anlarda bırakılabilir. Diğerlerini de acil bir durum olmadıkça bırakmamak doğru olandır. Seferilikte ise yine sabah namazının sünneti farklıdır. Diğerleri bırakılabilir. Allah'a emanet olun.
Cuma namazı esnasında ticaret haramdır. Bunun dışındaki zamanlarda namazı ihmal etmenin getireceği bereketsizlik ve kötü akıbet başka şey kazanılanın haram olması başka şeydir. Bunu böyle tespit edelim. Allah'a emanet olun.