Fetva Meclisi
Soru
Hocam selamünaleyküm. Kur'an'ı Kerim okunduğu zaman dinlemek farz diye biliyorum. Ama bizim evde şöyle bir durum var ve bu durumda ne yapacağımı bilmiyorum. Hocam annem Kur'an okur elhamdülillah. Ama biz burada oturuyorsak biraz öteye geçer öyle okur. Aynı odanın içindeyiz ve okuduğu zaman sesli okuyor. Sessiz okuduğu zaman okuduğundan bir şey anlamıyormuş. Bir kaç kere bizi zor durumda bıraktığı konusunda uyardım. Ama yine aynı şekilde devam ediyor. Bizim de farklı işlerimiz oluyor, Kuranı dinlemek farz ama her okuduğu zaman da dikkatimizi ona verip dinleyemiyoruz. Böyle de farz olan kurala uymadım diye vicdan azabı çekiyorum. Hocam ne yapmalıyım, bu konuda anneme nasıl yaklaşmalıyım? Gerçekten böyle bir ortamda her okuduğunu dinlemediğimde günaha mı giriyorum?
Cevap
Benzer fetvalar
Kur'an Kerim'i okumak, dinlemek, bakmak, tefekkür etmek, yaşamak, anlamaya çalışmak, Kur'an Kerimin faziletine dair konuşmak ayrı ayrı sevaplardır. Mümin, bu sevapların her birine ulaşmak için uğraşır. Gayreti, hasreti, beklentisi bu sevapların her birini elde etmek olmalıdır. Her an Kur'an Kerim okumak mümkün olmadığı için dinlemeniz sizi dinlemenin sevabına ulaştırır. Okumanız da okumanın sevabına. Bunlar birbirinin yerine geçmez, sevaplarını engellemez. Okumanın sevabına da ayrıca ihtiyacınız vardır. Ondan da mahrum olmamaya çalışırsınız, günlük meşguliyetiniz içinde okumanız mümkün olmazsa en azından dinlemenin sevabından mahrum olmamaya çalışırsınız. Allah'a emanet olun sizler de.
Evet, hayatın gerçeği budur, böyledir. Yalnız bu sürekli böyle gitmez. Bir süre sonra toparlayabilirsin. Şeytan seni perişan etmesin. Şu andaki durumunu mevsim değişikliği gibi anlamaya çalış. Aileni ihmal etme. Farzlarda hiçbir şekilde aksaklık yapma. Haramlardan uzak dur. Çok geçmeden vakit bolluğu ve planlı iş yapma düzeyine geleceksin. Bu da bir imtihan ve bu da bir süreçtir.
Bacı, Allah Teâlâ ömrüne ve ameline bereket versin. En güzel kitap olan çocukları okuyorsun ya, neden dert ettin ki? Sen okusan okusan elli yıl daha okursun. Ama o çocuklar biiznillah bir nesil okuyacaklar senin himmetinle. Onların nesli okuyacak… Ve ecirler seni mezarında bulacak biiznillah. Bundan daha yaygın ve kalıcı okuma olur mu? Böyle düşün bacı. Ve şu planı uygula: Farzlardan hiç eksik yapmayacaksın. Haramlardan tam kaçınacaksın. Eşin ve aile huzurun birincil hedefin olacak. Nafile ibadetlerden ikincil olarak yapabildiğin kadar belki az ama öz yapacaksın. Fırsat doğduğu anları iyi değerlendireceksin. Eski okumalarının üçte biri kadar bile okusan yeterlidir. Sen annesin; senin çok vaktin olmaz ama çok işin olur. Kendini rahat günlerinle kıyaslama, bugünün hesaplarını yap. Allah yardımcın olsun. Âmîn.
Selamünaleyküm.Okuyan bir insan ise ve dinlensin diye okuyorsa onu dinlemek gerekir. Aynı kişi kendi kendine Kur'an okuyorsa, o okurken başkalarının abes olmayan işlerini yapmaları caizdir. Cihazlardan okunan Kur'an ise, insanın okuduğu Kur'an hükmünde değildir. Her halükârda edepli olmak şarttır ayrı bir mesele.
Selamünaleyküm. Sizin için farz olan bir şeyi onların engellemesi doğru değildir, o hususta itaat etmeniz gerekmez. Farzın dışındaki işlerde ise itaat etmelisin. İlk düşünmeniz gereken husus da çalışma konusudur. Genç bir bayan olarak sizin çalışmamanız gerekir.
Selamünaleyküm. Kur'an oku, onu sev, onunla amel et... Gerisi ayrıntı.
bereket konusundaki diğer fetvalar
Borçlarınızı düştükten sonra elinizde nisap miktarı dediğimiz seksen bir gram altın veya değerinde bir birikim kalıyorsa o kalan miktarın yüzde iki buçuğunu zekât olarak verin. Bu oluşmuyorsa zekât ermenizi gerektiren bir durum yoktur. Endişelendiğiniz sıkıntılar, bilhassa sabah namazının ihmalinden de olabilir. Anne babanızın duasını almayı ihmal etmeyin. Küçük de olsa sadakalar verin. Yaptığınız işleri ehline danışmadan yapmayın. Allah yardımcınız olsun.
Cüzdan duası diye bir şey hikâye bile değildir.
Görüntüsü güzel bir iş bu. Allah ise görüntüye bakmaz, yüreklerdeki hasrete bakar. O grup kaç kişi ise onların toplamının yerine sizden birinin gece kalkıp ihlasla okuduğu bir sahife Kur'an çok daha bereketlidir. Belki de dünyayı berekete boğar o tek sayfa. Dini böyle törenlere, bilgisayar programlarına ayarlamak hatadır. Bir ağabey olarak görebilirseniz beni size tavsiyem, bu programı haftada bir veya iki gün bir camide sabah namazında buluşmaya çevirin, çok daha feyizli bir iş yaparsınız. Size dualar ederim. Allah Teâlâ niyetinize bereket, size himmet ihsan etsin.
Müslüman gizli bir iş yaparak helal para kazanamaz. Şeffaf olmalısınız ki kazancınız helal olsun. Maaş oranına değil berekete bakın siz.
Zina yapmış olmak demek büyük bir haram işlemiş olmak demektir. O büyük haramı işleyen birisi daha sonra tevbe etti ise tevbesinden sonra o da tertemiz bir mü’mindir. Ona ait özel bir hüküm aramaya gerek yoktur. Tevbe etmemiş veya hâlâ o işi yapmaya devam ediyorsa elbette öyle bir ortak bereketin kenesi olabilir. Onunla ortak olmamayı tercih etmemiz yakışır ama “ortaklık yapılmaz” diye de bir kural yoktur. Zinanın haram olduğunu kabul etmeyen ve böylece dini olmayan birisi ise kâfir ile nasıl davranılıyorsa ona da öyle davranılır o zaman.
Önce mükemmel bir tevbe ve istiğfar yap. Ebediyen o günaha bir daha dönmemeye kararlı ol. Evi de elin geniş olduğu zaman satarsın. Önemli olan şimdi onu satman değil günaha nedamet göstermendir.