Fetva Meclisi
Soru
Selamunaleyküm hocam. Biz ölülere, hastalara, bir de maddi manevi rızıkımızın bollaşması için whatsapp’ta grup kurduk, kuran okuyoruz. Bu şekilde okumamız doğrumu? Hastalara fetih süresini okuyoruz. Ölüler için, bütün ümmeti Muhammed yakınlarımız için bütün müslüman şehitler için niyet edip okuyoruz, hepsinde bu şekilde niyet ediyoruz, bir de vakıayı okuyoruz, maddi manevi rızıkımızın bollaşması için. İlk önce ümmeti muhammed sonra yakınlarımız ve biz , diye niyet ediyoruz. bunda bir yanlış var mı, yaptığımız iş islam kaideleri hukukuna göre yanlış mı ve ya doğrumu?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Ziyadesiyle iyi etmişsiniz, Allah ayağınızı sabit tutsun.
Selamünaleyküm. İsa aleyhisselam hakkında imanımız onun ölmediği şeklindedir. Yeni görüşler, Ümmet'in eskilerine ait olmayan görüşlerdir. Meşhur olmak için üretilmiş beyanlardır bunlar. İlahiyatlar, Müslümanları dinlerini öğretmek için kurulmuş kurumlar değildir. Müslümanların dinlerini kontrol etmek için kurulmuş kurumlardan ne bekleyecekseniz onu bekleyin.
Aleykümselam. Sahabenin yapmadığı işlerdir bunlar. Bereketi de olmaz. Bol bol reklamı olur, avuntusu olur.
Aleykümselam. Dinimizin hiçbir ek kaynağa ihtiyacı yoktur. Kur'an, beşerin anlayabileceği ve beşer için inmiş bir kitaptır. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin Sünnet'i de onun anlaşılması için yeterlidir. Bu ümmetin en iyi Müslümanları olan ashabı kiram ve onların yetiştirdiği talebeleri sözünü ettiğiniz şeyleri duymadılar bile ama Allah için şehadete çağrıldıklarında, sabah ezanı onları camiye çağırdığında o sesi duydular. Sözünü ettiğiniz ilimlere vakıf olanlar ise çok şeyler bildiler lakin sabah namazını camide kılmaya çağıran ezan sesini duyamadılar. Şehitliği, Allah için infakı emreden ayetleri anlamadılar. Dinimizin hiçbir ek bilgiye ihtiyacı yoktur. Dinden kafa karışıklığını anlayanlar için ise elbette felsefe ve her karıştırıcı şarttır. İslam, karıştırmak için değil itaat etmek için vardır. Zorunlu olarak okutulduğunda da imtihandan geçecek kadar öğrenin yeter.
Selamünaleyküm. Allah yardımcınız olsun. Fitnenin kol gezdiği bir zamanda Müslümanların böyle ayrıntılarla uğraşmaları büyük bir taktik hatasıdır. Size tavsiyem, hiçbir şekilde bu fitneye katılmayın. Dininize hizmet edin, namaz kıldırın, namazı öğretin, imanı yayın. Sizi illa tartışmaya çekecek olurlarsa tarafsız kalın. Siyasetiniz şu olsun: dine davet ederiz, iç ayrıntılarda tartışmayız. Her biri fıkıh kitaplarında bulunan meselelerdir bunlar. Kafadan uydurulmuş şeyler değildir ama siz anlatamazsınız, boşuna kendinizi yormayın.
Selamünaleyküm. Hemen sizin gibi bu idraki yakalayan bir grubun içine katılmalısınız. Yalnızken bunları düşünmenin anlamı yoktur.
bereket konusundaki diğer fetvalar
Borçlarınızı düştükten sonra elinizde nisap miktarı dediğimiz seksen bir gram altın veya değerinde bir birikim kalıyorsa o kalan miktarın yüzde iki buçuğunu zekât olarak verin. Bu oluşmuyorsa zekât ermenizi gerektiren bir durum yoktur. Endişelendiğiniz sıkıntılar, bilhassa sabah namazının ihmalinden de olabilir. Anne babanızın duasını almayı ihmal etmeyin. Küçük de olsa sadakalar verin. Yaptığınız işleri ehline danışmadan yapmayın. Allah yardımcınız olsun.
Bu kadar bir ayrıntıda evinizin bereket kaynağını huzursuz etmeyin. O okudukça size de rahmet iner biiznillah. O okurken aşırı bir laubalilik denecek iş yapmayın, çocuklar oynasın, siz ev işlerinizi yapın, sakıncası yoktur. Allah Teâlâ hepimizi Kur'an ehli olanlardan kılsın. Âmîn.
Cüzdan duası diye bir şey hikâye bile değildir.
Müslüman gizli bir iş yaparak helal para kazanamaz. Şeffaf olmalısınız ki kazancınız helal olsun. Maaş oranına değil berekete bakın siz.
Zina yapmış olmak demek büyük bir haram işlemiş olmak demektir. O büyük haramı işleyen birisi daha sonra tevbe etti ise tevbesinden sonra o da tertemiz bir mü’mindir. Ona ait özel bir hüküm aramaya gerek yoktur. Tevbe etmemiş veya hâlâ o işi yapmaya devam ediyorsa elbette öyle bir ortak bereketin kenesi olabilir. Onunla ortak olmamayı tercih etmemiz yakışır ama “ortaklık yapılmaz” diye de bir kural yoktur. Zinanın haram olduğunu kabul etmeyen ve böylece dini olmayan birisi ise kâfir ile nasıl davranılıyorsa ona da öyle davranılır o zaman.
Önce mükemmel bir tevbe ve istiğfar yap. Ebediyen o günaha bir daha dönmemeye kararlı ol. Evi de elin geniş olduğu zaman satarsın. Önemli olan şimdi onu satman değil günaha nedamet göstermendir.