Fetva Meclisi
Soru
Sayın hocam, benim iş yerim var. Bu iş yerimde yapmış olduğum satışlarda çoğu malda Kdv ödemiyoruz. Kdv (%18) ödesek bu kez zarar edeceğiz. Bu şekilde vergide düşük çıkmasını sağlıyoruz. Devletin bizden vergi alması caiz mi? Zaten ben malımın zekatını veriyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Kesinlikle mevcut maliyenin kasası BEYTÜ'L-MAL değildir. Ama Müslüman hileli işlere de karışmamalıdır. Yani muhatabınızın Beytü'l-mal olmaması size yalan ve hile yolu açmamalıdır. Evet, muhasebecilik iyi bir meslektir denemez. Fakat bu sisteme iyi meslek denecek meslek hangisidir? Mesela imamlık iyi bir meslek midir? Siz, ormanda yürümeye, çalılıkta dikenlere takılmamaya alışmalısınız; bu bizim zamanımızın cihadıdır. Madem cihattır, kaçamayız, yılıp çökemeyiz.
Selamünaleyküm. Siz direk harama bulaşmıyorsunuz. Her şeyi incelemeniz de gerekmez.
Yaşadığımız ülkede insanların kısm-ı azamı mü'min insanlardır. Elhamdülillah. Ama bu insanların devleti mü'min devlet değildir. Laiklik sistemini tercih etmiş bir devlettir. Dolayısıyla böyle bir devletin şu ya da bu işine dinden bir kural aramak en azından bu devletin kanunlarına göre suçtur. Biz de “vergi kaçırmanın dini hükmünü” zekât kaçırmanın dini hükmü ile karşılaştıracak değiliz. Bu mantıksız bir iş olur. Konuya sıradan bir vatandaş gözüyle baktığımızda ise ortada görünen durum farklıdır: Nimetlerinden yararlanılan bir sistemin yükünden almaya gelince yan çizmek olarak görülebilir bu. Bu da herkese göre farklıdır. Meseleye insani ve vicdani boyutu ile bakmalıyız zannedersem.
Selamünaleyküm.Sorunsuz bir iş olmaz; her işin kendine göre iç sorunları muhakkak vardır. Faize dayalı bir düzende muhasebecilik ve mali müşavirlik elbette sıkıntılıdır. İmtihan dünyasındayız, kaçarak değil savaşarak kazanacağız. Madem siz haram/helal biliyorsunuz o zaman, sizin gibi helal peşinde olacak iş sahiplerinin 'filan muhasebeci Allah'tan korkar' diyeceği bir ortam hazırlamaya kararlı olun. Bunu da ispat edin, çığır açmış olursunuz.
Selamünaleyküm. Kazancınızın haram olmasını gerektirir bir durum göremedim. Vergi kaçırmak, vergisiz iş yapmak mevcut şartlardaki sisteme bakışımız açısından fıkıh alanı dışında kalır.
Aleykümselam. Belirttiğin gerekçede haklısın ama Müslüman, sözü senet olan insandır. Doğrudan yana olmalısınız.
devlet konusundaki diğer fetvalar
Sözünü ettiğiniz hocaefendi, Müslümanların hocalarındandır. Dolayısıyla onun görüşü ile hareket edenler açısından batıl denebilecek bir iş yapılmış olmaz. Ama benim şahsi kanaatim o yönde değildir. Ben zaruretin, hoca efendinin kullandığı kadar esnek olmadığını zannediyorum. Devlet bankaları ile 'ev' edinme amaçlı bir işbirliğinin caiz olması için daha ağır şartların zaruret sınırlarına gireceği yönünde bir kanaatim vardır. Zira faize giden yol bir kere aralandı mı onun sonunu bulmak mümkün değildir. Faiz ve zina, ilk açılan menfezden hızlıca giren ve durdurulamayan iki günahtır. Allah sonumuzu hayretsin.
Kanuni ölçülere göre bulunduğunuz bir ülkenin size sunduğu imkânları, hileli bir yola başvurmadan kullanmanızda bir sakınca yoktur.
Sizin açınızdan bakıldığında, gerekli vasıfları haiz olduğunuz için liyakat ve ehliyetinizi ispat etmek açısından referans kullanmanızda bir sakınca yoktur. Zira siz, kimsenin hakkının gaspına neden olmuş değilsiniz. İdareci durumundakilerin, o referansı neden ve nasıl istediği, nasıl değerlendireceği ise ayrı bir konudur. Siz, inşaallah mesul olmayacak şekilde işe girmiş olursunuz. Allah’a emanet olunuz.
Laiklik, din ile devleti ayrı tutmanın adıdır. Dini, ibadethaneye ve eve hapsetmenin adı olarak da kaydedebiliriz laikliği. Bunun anlamı da şudur: Din, insanların aralarındaki ilişkilere karışmasın, isteyen kalbiyle istediğine inansın ama dili ve organları ile bunu tatbik etmesin. Böyle bir şey İslam için mümkün değildir. Zira İslam, her şeyden önce bizim sokaklarımızı, iş yerlerimizi, evlerimizi Allah'ın rızasına göre tanzim etmek istemektedir. Bunun için laikliği İslam açısından tarif ederken şöyle diyebiliriz: Laiklik, İslam ile sokağı, evi, iş yerini, siyaseti ayrı tutmaktır. İslam ise evi, iş yerini, sokağı ve her yeri Allah'ın rızasına göre tanzim etmenin adıdır. Açıkça görülür ki bu anlamdaki laiklik ile İslâm aynı yerde bulunamaz. Bilmemenin kurbanı olarak dilinden böyle sözler çıkabilir. Allah'a sığınmak ve ayak kaymasına karşı hassas olmak gerekmektedir. Bu tür tartışmalarla da insanların inatlaşmalarına sebep olma tehlikesini de göz ardı etmeyelim. Kaş yaparken göz çıkarma tehlikesine düşmeyelim.
Önce bu hatanız için istiğfar edin. Samimi bir tevbe ile bu hatanızdan dönün. İkinci olarak da, üzerinize geçen bu hak bir şahıstan ise onu götürüp o şahsa bir yolla verin. Devletten geçti ise, o kadar bir parayı oradaki bir vakıfa bağışlayın. Allah'a emanet olun.
İşi bırakmanız veya devam etmeniz düzeyinde bir durum göremedim. Çünkü devlet sizi bir müdürün emrine vermiştir. O müdür de sizi bir hizmette kullanıyor. O hizmet de devletin yararına olan bir hizmet ise bu, onun yani müdürünüzün tercihi ile alakalıdır. Sizin yapabileceğiniz en üst şey, müdürünüzün de bir üstüne bu durumu arz etmektir. Eğer o da sizi böyle olması gerekiyor diye teskin ederse işinize bakarsınız. Allah kolaylık versin.