Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben 22 yaşında bekar bir bayanım. Hafif derecede takıntısı olan bir kişiyim. Bu rahatsızlığımla ilgisi var mı bilmiyorum ama bir bayan olarak farklı sıkıntılarım var. Kadın olsun mahremim olan erkek olsun tensel temastan vücudum etkileniyor, tokalaşmada bile; elimde olan bir şey değil. Çocuk da dâhil bu duruma. Kadınlar arası sarılmaktan kaçınsam, musafaha yapsam o da sıkıntı. Babam da sevgisi gösteren biri olarak arada sarılmak, öpmek istiyor. Ben kaçınmaya çalışıyorum ama... Çocukları severim ama bu durumdan dolayı onlara da sevgimi belli edemiyorum. Benim ne yapmam gerekiyor hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Her şeyden önce eşini bakımlı ve ilgili hale getirmeye çalış. Tek çaren eşindir, seveceğin şeyleri onun üzerinde artırmaya bak. Onu yüzüne karşı öv. Cinselliği sadece yatak ilişkisi olarak anlama, ön sevişme ve benzeri birliktelikleri artır. Onunla bu içerikteki muhabbetleri iyi değerlendir. Allah yardımcın olsun. Asla yılma, bittim tükendim zannetme. Yaşının getirdiği geçici bir sıkıntıdır bu.
Bu anlattığınız tip bir psikolojik vaka. Siz, böyle bir eşle nasıl yaşayabileceğinizi öğrenmek için bir psikoloğa danışmalısınız. Allah yardımcınız olsun.
Kesinlikle doktor tedavisini önemsemelisiniz. İşiniz doktorla bitecek gibi duruyor. Allah şifa versin.
Kocanızı seviyorsanız ve çocuklarınızın da mağdur olacağından endişeleniyorsanız yuvanızı bırakmayın.
A- Çocuklu veya çocuksuz, hangi ailenin daha iyi olacağını bilemezsiniz, bilemeyiz. Sabırla geçirmemiz gereken bir hayatı böyle bir takıntıya kurban etmeyiniz. B- Toplumdan etkileniyor olmanız, birinin hamilelik haberinin sizi etkilemesi Allah’ın size verdiği enerjiyi tüketmiyor olmanızdandır. Ev işi size az geliyordur, kendinize aktif işler üretin, bir vakıfta sosyal işler yapın. Çok Kur’an okuyun, zikir yapın, ilim meclislerine katılın. Şeytanın sizinle ilgilenmesine fırsat bırakmayın. Duanız eksik olmasın. Dünyayı cennetiniz zannetmeyin. Dertlerden daha büyük bir yürek taşımaya bakın. Allah yardımcınız olsun. Selamünaleyküm.
Bunu tıp uzmanlarıyla görüşmeniz gerekir; onların uygun görmesi halinde dinen bir sakıncası olmaz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Kur'an'ımızın yazılı olduğu mushafın kâfirlere verilmesi, satılması caiz değildir. Bunun gerekçesi de mushafa gösterilmesi gereken saygıyı onun göstermeyeceğidir. Kur'an'dan bir ayet yazılı olan bir levha ise bu hükmü taşımayabilir. İlke olarak besmele bir ayet olduğu için ayete saygının gereği olarak verilmemesi uygun düşer. Verilmesinin caiz olmayacağı şeklinde kati bir hüküm de bilmiyorum.
İki yer arasındaki mesafe doksan km’den fazla ise siz sadece YOLDA OLDUĞUNUZ ZAMANLAR seferi gibi olacaksınız. Yaşadığınız yerde ve çalıştığınız yerde oralı gibi davranacaksınız. Siz geçici bir işçi gibi değil sabit bir iş sahibi gibisiniz. Sık sık evinize dönmeniz durumu değiştirmez. Çalıştığınız yer sizin ikinci vatanız gibidir. Bu husus bir içtihat konusudur, farklı görüşler de bulabilirsiniz. Bizim kanaatimiz böyledir. Allah'a emanet olunuz.
Tevbe suresi Medine dönemine ait cihaddan söz eden ayetlerdendir. Surenin o bölümünde cihaddan geri kalan ve daha sonra hatalarını itiraf eden münafıklardan söz edilmektedir. O ayette de münafıklara "madem öyle, çalışın da Allah, Resûlü ve müminler görsün." denmektedir. Âyetin bu genel manası, çalışma emrinin mü’minler için de geçerli olmasına mani değildir. Genel olarak âyet bir çalışma emri ihtiva ediyor denebilir.
Bunlara dokunulmaması, onlardan Müslümanlara zarar gelmeyeceği kanaati üzerinedir. O kanaat doğru olmaz da onlar da zarar verir duruma gelirlerse zararı gidermek esas olur.
Hayır, böyle bir ifade tanıtım maksatlıdır. ZİHAR ise bir tür cezalandırma ya da yemin şeklindedir. Ziharda onu söyleyen hanımını annesi gibi kendisine haram etme niyetiyle söylemiştir. Sizin ifadelerinizde ise böyle bir niyet yoktur. Bu arada ziharın makbul bir iş olmadığını da belirtmekte fayda vardır.
Direkt haram demesek bile haram şüphesi olan dememizde sakınca yoktur. Müslüman olmak, zora talip olmak demektir. Direnmek ve sonuna kadar mücadele etmek gerekir. Ramazan gününde kendisine oruç farz olan birinin orucu yemesine yardım etmek caiz değildir. Caiz olmayan bir işten kazanılan para da şüpheli paradır. Daha iyi bir iş bulmak veya o dönemi tatilde geçirmek ya da bir çare üretmek... Mücadele budur. Kola satmak ise alenen haramdır diyebileceğimiz işlerden değildir. Müslümanların onu stratejik savaş konularından biri olarak görmeleri gerekmektedir.