Fetva Meclisi
Soru
Dinimiz İslam'a göre savaş esnasında yedi gruba dokunulmaz; çocuklar, kadınlar, yaşlılar, ibadetiyle meşgul olanlar, tarlasında çalışanlar, hayvanlar ve bitkiler. Peki, İslam düşmanları bunları kalkan edip buralardan İslam'a saldırsalar Müslümanların bu konudaki tutumu ne olmalıdır? Yani zaruret halinde bu yedi sınıf göz ardı edilebilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu, kişinin niyetindeki ihlasa bağlı düşünülecek bir durumdur. Zira yapılan bir savaştır. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Müslüman çalmaz, harb eder ganimet alır.
Böyle bir görevin önemli ve yapılmasının gerekliliğini tartışamayız ama bu erkek görevi olmalıdır. Bilhassa genç kızlarımızın kaş yaparken göz çıkarmak denebilecek bir hataya düşmelerinden endişe ederiz. Yapılmasına yapılabilir ama kadınlara ait bütün ilkelerin korunmuş olması şarttır.
Hayır, asla! Yananla yanmak gerekmiyor. Gündemimizi kendi ekseninde tutmaya çalışana alet olmamız gerekmiyor. Seviyemizi kendi seviyesizliklerine düşürmeye çalışanlara muhatap olmamız gerekmiyor. Biz bir ümmetiz, içimizde her çeşit insan bulunabilir, bulunacaktır da. Dışımızdan da darbe olabilir, içimizden de. İmtihan için bulunduğumuz bu hayatta, nereden geldiğine bakmadan imtihanın gereği olan sebat ve direnci göstermek imanımızın gereğidir. Gündemimiz Kur'an ve Peygamber aleyhisselamdır. Ebedi olarak da böyle kalacaktır. Bu izledikleriniz Allah Teâlâ’nın karşımıza çıkardığı sınama araçlarıdır. Değerlerimize ne kadar bağlı olduğumuzu ve ne kadar esen yele göre sallanan yaprak olacağımızı görmek ister Allah Teâlâ. Sabredip kazanacağız, sebat edenlerden olmaktan başka çaremiz olmadığını bileceğiz. Allah’a emanet ederim sizi.
Önce, büyük haramları işleyenler ve sıradanlaşanlar diye ikiye ayırmalıyız insanları. Ve hepsine karşı biz hakkı hatırlatan durumunda olacağız. Sözün bittiği yere gelince de büyük haramları işleyenlerle aramıza mesafe koymak zorundayız. Kavga gürültü etmeden mesafeli ve seviyeli bir ilişki içinde oluruz. En son olarak da bütün bağlantılarımızı keseriz. Onların yanlışları bizim de yanlışlara kayma sebebimiz olabilecek bir noktaya gelince müsamahalı uygulama biter. Ama bu noktaya gelmemesi için çabalamak gerekir.
Terör zanlısı insanlara muamelemizle, ‘terör zanlılarını haklı bulan’ insanlara muamelemiz aynı olmamalıdır. ‘Hatalı düşünen kardeşlerimiz’ olarak görmek zorundayız o insanları. Böylesi mevcut yarayı biraz daha derinleştirmeye karşı güzel bir tedbir olur. Aksi takdirde var olan yara daha da derinleşir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Hayır, böyle bir ifade tanıtım maksatlıdır. ZİHAR ise bir tür cezalandırma ya da yemin şeklindedir. Ziharda onu söyleyen hanımını annesi gibi kendisine haram etme niyetiyle söylemiştir. Sizin ifadelerinizde ise böyle bir niyet yoktur. Bu arada ziharın makbul bir iş olmadığını da belirtmekte fayda vardır.
İki yer arasındaki mesafe doksan km’den fazla ise siz sadece YOLDA OLDUĞUNUZ ZAMANLAR seferi gibi olacaksınız. Yaşadığınız yerde ve çalıştığınız yerde oralı gibi davranacaksınız. Siz geçici bir işçi gibi değil sabit bir iş sahibi gibisiniz. Sık sık evinize dönmeniz durumu değiştirmez. Çalıştığınız yer sizin ikinci vatanız gibidir. Bu husus bir içtihat konusudur, farklı görüşler de bulabilirsiniz. Bizim kanaatimiz böyledir. Allah'a emanet olunuz.
Kızım, bu meseleyi doktorla çözmen gerekiyor. Vakit geçirmeden doktora ulaş. Geçmiş olsun.
Babanızın ölümü üzerine onun zinadan olma çocuğu babanıza mirasçı olamaz. Zinadan doğan çocuk, onu doğuran annesine mirasçı olabilir. Baba onu nüfusuna yazdırsa da durum değişmez. Dinen durum böyledir.
Kur'an'ımızın yazılı olduğu mushafın kâfirlere verilmesi, satılması caiz değildir. Bunun gerekçesi de mushafa gösterilmesi gereken saygıyı onun göstermeyeceğidir. Kur'an'dan bir ayet yazılı olan bir levha ise bu hükmü taşımayabilir. İlke olarak besmele bir ayet olduğu için ayete saygının gereği olarak verilmemesi uygun düşer. Verilmesinin caiz olmayacağı şeklinde kati bir hüküm de bilmiyorum.
Böyle bir uygulamanın dini bir yönü, inanılır tarafı yoktur, kesinlikle uzak durun!