Fetva Meclisi
Soru
Hocam yakın çevremdeki İslam'dan uzak kişilere tavrım ne olmalı?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu sıkıntıyı giderebilmiş bir mü'min, öyle bir ortam bulunduğunu zannetmiyorum. Mikroplarla dolu olduğu hâlde kalabalık ortamlarda yaşamayı becermek zorunda olduğumuz gibi bunu da becermeye mecburuz. Şöyle yapabilirsin: Kendin için bir ideal oluştur. Bu idealin gayeni ve prensiplerini ihtiva etsin. İdealini de taviz verilemez çizgilerin ve esnetilebilir çizgilerin olarak çeşitlendir. Açık haramlar ve senin akıbetin için tehlike olacak noktaları kırmızı çizgin say. Diğerlerini de adamına göre, senin vakit durumuna göre, risk ağırlığına göre esnet veya esnetme. Ancak böyle bir çalışma ve yürüme ilkesi ile rahat edebilirsin, az zararla yol alırsın. Allah yardımcın olsun.
Aradığın gibi ve istediğin tarzda bir çevre bulmayı hayal etmen anlamsız bir beklentidir. Gerçekçi olun. Hayat böyle yaşanacaktır. Şu tasnifi yapabilirsiniz: Allah’ın haramları konusunda sıfır tavizli olun, sizi harama sevk edecek veya sizin yanınızda açık bir haram işleyecek birini yok kabul edin. Size maddi zararı dokunan birini de yok kabul edin. Gerisinde de esnek olun. Kendinizi iyilik örneği diğer insanları da kötülük simgesi gibi görmeyin.
Biz sadece kendimizi kötülük yapmaktan alıkoymakla iyi Müslüman olamayız. Kötülük yapanlara tepki göstermek ve onlarla aramıza mesafe koymak, bu uğurda arkadaşlıklara çizgi çekebilmek de Müslüman olmamızın gereklerindendir.
Bizim kâfirlere karşı kaba ve ahlâk dışı tavırlarımız hatadır. Mü'min açısından olmamalı diyeceğimiz tavırlardır bunlar. Özellikle de azınlığı durumunda olduğumuz toplumlarda bu tür hataları yapanların iyi niyetinden şüphe ederiz. Aynı şekilde dinimizi yontarak onların gönlünü yapmaya çalışmak da akılsızlık ve boş bir iştir. İkisinin ortasında vakarımızla bulunmayı becerebilmeliyiz. Özellikle bu konu etrafında takılıp kalmamanızı tavsiye ederim size, dünyanın gündemi çok yoğun, bir konuya takılmak geri kalma nedeni olur.
Meseleye bir de strateji açısından bakın. Allah’ın haramları ile savaşmamız, onları azaltmamız gereken bir dünyada, bir de Müslüman’ın bir harama -ona olur diyen olsa bile- alet olması doğru mudur?
Mü'min zarar vermez zarara razı olmaz insandır. Bu şu demektir: Kimseyi ezmeyeceği gibi kimseye ezilmeyi de kabul etmez. Size iftira edenlerle bir arada yaşamaya mecbur olabilirsiniz. Onlara iftiradan ötürü tavır koymanız da bir ölçüye kadar hakkınızdır. İftira konusu düzeltilirse siz de ona göre tavır alırsınız. Düzeltilmezse mesafeli durursunuz, ne ezersiniz ne ezilirsiniz.
çevre konusundaki diğer fetvalar
Sana kitap gerekmiyor. En büyük kitap olan Kur'an sendedir zaten. Sana iki şey gerekiyor: Çevre ve irade. Çevreni iyi arkadaşlardan oluştur ve iradeni kullanmayı öğren. Bunun için istersen bir psikoloğa da gidebilirsin.
Acilen çevrenizi kontrol edin. Sizi teşvik edecek yeni bir çevre bulun. Alenen işlediğiniz bir günah olabilir, onu terk edin bereketiniz geri gelsin. Büyük lokma yenmeyeceği gibi büyük ve hızlı geçişler yaptığınız için tıkanmış olabilirsiniz. Daha adım adım yol almaya bakın. Kur'an okumanız gerekir. Az da olsa her gün Kur'an okuyun. Dua edin.
Çevrenizi değiştirmek zorundasınız. Çevreniz size olmanız gereken yerde durmaya izin vermiyordur. Bir de kitap okuyun, aktif sohbetler dinleyin. Kendinize virt edinin yani zikir sistemi kurun. Her gün belli zikirleri aksatmadan yapın. Ama çevre ve arkadaş çok önemlidir.
Hanım kızım, bunun adı tam anlamı ile yanlış çevrede bulunmak ve boşlukta kalmaktır. İnsanların gündem değerlendirmede beraber oldukları arkadaş çevrelerinden etkilenmeleri böyle olabilmektedir. Allah Teâlâ’nın size ihsan ettiği akıl, idrak ve diğer nimetleri kullanmadığınız için bir boşluk hissediyorsunuz. Kendinizi kontrol edin; Allah Teâlâ’nın haramlarından biri ile bağlantınız var mı, varsa hemen terk edin. Çok Kur'an okuyun. Kur'an’ı şifa niyeti ile okuyun. Zikir yapmaya başlayın. Arkadaş çevrenizi denetleyin. Namazınızı yeniden gözden geçirin. Gazali’nin İhya’sından okumalar yapın. Seyyid Kutub’un Fizilal’inden kısa kısa okumalar yapın. Hitabetini beğendiğiniz âlimlerin sohbetlerini dinlemeye çalışın. Sılayırahime önem verin. Özellikle büyüklerinizi ziyaret edip onlarla oturun. Ve son olarak da kademeli olarak en az üç ay haber dinlemeyin, izlemeyin, okumayın. Mesela önce TV haberlerine ara verin. Bir hafta sonra yazılı haberleri okumayın. Ardından internet haberlerini bakmayın. İnşaallah huzur bulacaksınız.
İnsan olarak sınanmak için bulunuyoruz bu hayatta. Dış düşmanlarla sınandığımız gibi insanlığımız ve imanımız bakımından iç dinamiğimizle de sınanacağız. Mü'min olduğumuzu söylediğimiz gibi o iddiamızın ne kadar yerleşik olduğu da görülecektir. Sizin yaşadığınız da budur. Şeytan size, bu yaşadıklarınızın çökme olduğunu söylerken sizin, içteki birikimin test edildiğini çökme olmadığını fiiliyatınızla söylemeniz gerekirdi. Yani kazanacağınız bir noktada kaybetmeye kayıyorsunuz. Tekrar algılamaya çalışın bu ince çizgiyi, rahat edeceksiniz biiznillah. İnsanların riyakâr olmaları veya olmamaları sizin için önemli olmamalıdır. Siz kendi kimliğinizle yaşayın. Siz dik durun, sabit kalın; çevrenize göre şekillenmeye kalkmayın. Bu da size güç katacaktır. İbadetlerinizde eksiklik olmasın. Bilhassa namazı ayakta tutun ki namaz sizi bu hayatın gelgitlerinden korusun. Kur'an okumaya bakın. İstikrarlı bir Kur'an okuma neticede sulanması ihmal edilmeyen bitki gibi içimizdeki iman hissiyatını aktif hâle getirecektir. Duanızı eksik etmeyin. Her gün binlerce kere güzel duaları tekrar tekrar dillendirin. Duanız kadar güçlü hissedersiniz kendinizi. Allah yardımcınız olsun.
Müslüman’ın sokakta eşi ile el ele dolaşması veya koluna girmesi esasen sakıncalı bir durum değildir. Karşılaştıklarında kucaklaşabilirler de. Ancak yaşadığımız zamanda bu tür görüntülerin kimleri yansıttığını iyi bildiğimiz için Müslüman vakarına uygun olan ve birilerine benzemeye neden olmayan görüntüler vermeliyiz deriz.