Fetva Meclisi
Soru
Haramlar belli, helaller belli. İnsanların hükmü konusunda ihtilaf ettikleri durumlarda ne yapılmalı? Mesela domuz eti satmanın yurtdışında caiz olduğunu söyleyen hocalar var, caiz olmadığını söyleyenler de var. Ben bu işi yapıyorum. İki arada bir derede kaldım. Ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu helal bir iş değildir. Kâfire bile olsa haramı ikram etmek bizde yoktur. En kısa zamanda helal olan bir iş üzerinde çalışın, onu oluşturarak da bundan kurtulun.
Önce, büyük haramları işleyenler ve sıradanlaşanlar diye ikiye ayırmalıyız insanları. Ve hepsine karşı biz hakkı hatırlatan durumunda olacağız. Sözün bittiği yere gelince de büyük haramları işleyenlerle aramıza mesafe koymak zorundayız. Kavga gürültü etmeden mesafeli ve seviyeli bir ilişki içinde oluruz. En son olarak da bütün bağlantılarımızı keseriz. Onların yanlışları bizim de yanlışlara kayma sebebimiz olabilecek bir noktaya gelince müsamahalı uygulama biter. Ama bu noktaya gelmemesi için çabalamak gerekir.
Selamünaleyküm. Müslüman, bilerek bir harama alet olmaz, ortak olmaz. Açıkça hile ve aldatmanın bulunduğu bir yerden kazandığınız size helal olmaz.
Haram olan bir şeyi ikram edemezsiniz. Baştan söylemeli idiniz: 'Ben helal olan şeyleri ikram ederim!' bunu söyleyemeyecek iseniz o zaman Müslüman olmayanla bir arada durmayın.
Böyle bir görüşü caizlik listesinde gösterebilecek eski fetvalar bulunabilir. Artık dünyanın hiçbir yerinde 'sadece Müslüman, sadece kâfir yaşıyor' dememiz mümkün değildir. Küçücük bir dünyada karma bir hayat yaşıyoruz. Hristiyan bir mahallede yemek yiyen bir Müslüman görebiliriz. Haramların etrafında dolaşmanın tehlikesine dikkat etmeliyiz.
Haram hiçbir şekilde helal olmaz. Ağır zaruretlerde bir nebze ruhsat söz konusu olabilir. Belirttiğiniz işlerde haram varsa ve siz de Müslüman iseniz dininize uyup onları yapmayacaksınız.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Sakalı, izin veren bir ortam bulunmadığında iş nedeniyle kesmek haram değildir.
Aslında bunlar imanın altı şartı arasında bile yoktur. Bu nedenle, bu anlamdaki hadisleri 'imanın yarısı kadar değerlidir' tarzında anlamak gerekiyor. Allah'a emanet olun.
Birinci rekâttaki kıraatimizin ikincidekinden daha uzunca olması Sünnet'tir. Ancak namaza zararı yoktur.
Mesela ikindinin vakti saat 16.00'da ise tam 16.00'da ikindi namazına başlamak mümkündür. Ezanın okunmasını veya bitmesini beklemek şart değildir. Yalnız bunu itiyat haline getirip namazın önemli sünnetlerinden olan ezanı küçümseme anlayışına neden olmamak gerekir.
İki bayanın, üçüncü bir bayanın eşiyle yaptığı yolculuğa bağlanarak hacca gitmesi Hanefi mezhebinde caiz değildir.
Takvimlerde yazan İMSAK saati kaçı gösteriyorsa o vakte kadar teheccüd kılınabilir. Teheccüd kılınan saate kadar da yatsı namazı kılınabilir. Allah kabul etsin.