Fetva Meclisi
Soru
İslam ülkesi olmayan yerlerde domuz etini Müslüman olmayan kişilere satarak kazanılan para helal midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Haram olan bir şeyi ikram edemezsiniz. Baştan söylemeli idiniz: 'Ben helal olan şeyleri ikram ederim!' bunu söyleyemeyecek iseniz o zaman Müslüman olmayanla bir arada durmayın.
Bu helal bir iş değildir. Kâfire bile olsa haramı ikram etmek bizde yoktur. En kısa zamanda helal olan bir iş üzerinde çalışın, onu oluşturarak da bundan kurtulun.
Meseleye bir de strateji açısından bakın. Allah’ın haramları ile savaşmamız, onları azaltmamız gereken bir dünyada, bir de Müslüman’ın bir harama -ona olur diyen olsa bile- alet olması doğru mudur?
Domuz eti gibi değil ama helal olmayan bir et yemiş olursunuz.
Aleykümselam. Domuz eti gibi değil ama helal olmayan bir et yemiş olursunuz.
Ben bir şey diyemem, dinim der, ben de biiznillah onu size naklederim. Mü'min emin insandır, hıyanet etmez, ettirmez. Kâfirlere bile ait olsa mü'min hile veya benzeri bir yöntemle mal almaz. Böyle bir mala el koyan haram almış olur, sahibi ile helalleşmesi gerekir. Bunun istisnası yoktur. Belki, bir savaş ortamında savaşın sonuçları olarak böyle bir el koyma olabilir. Özellikle sizin gibi vize ile girilmiş ülkede hırsız durumunda olmanız, dininize ayıp yamamanız olacaktır, bunu unutmayın. Böyle bir hata yapan, kimden aldığını bulamaz veya kamudan almış olursa o kadar malı bir sadaka olarak fakirlere versin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aynı işlemi yeni uygun gördüğünüz isimle yapın. Allah mübarek etsin.
Çamaşırınızda bir ıslaklık görmedikçe şüphelenmeniz de gerekmez. İki üç kere baktığınız halde ıslaklık görmüyorsanız, şüphe ettiğinizde tekrar bakmayın bile. Böylece vesveseyi önlemiş olursunuz. Zira sizin, evlenene kadar bu durumunuz geçmeyebilir. Bir de kendinizi faziletli işlerle yoğun hale getirin aksi takdirde şeytan sizi iyi bir açıktan yakaladığını anlar ve rahat bırakmaz. Son olarak da, penisinizin ucuna küçük bir pamuk parçası koyabilirsiniz. Kısa bir süreliğine bunun da size faydası olur. Ama uzun süre bunu yapmayın. Allah'a emanet olunuz.
Şevval orucu sünnettir. Ramazan ayından kalan oruç ise farzdır. Farz mı sünnet mi diye sorulduğunda kesinlikle önce farz demek durumundayız. Eğer farzlarla beraber sünnetleri de tutabileceksek ya da gelecek ayda farzları tutacağından endişesi olmayan biri isek Şevval orucunu öne alabiliriz. Hayır sadece beş altı gün oruç tutabilecek kadar sıkışık isek (mesela yaklaşan ileri hamilelik veya benzeri bir durum varsa) farzlara niyet ederek oruç tutarız. Bazı âlimler farzlarla beraber Şevval orucuna da niyet etmenin mümkün olduğunu söylemişlerdir.
Sabah namazının farzını kılacak kadar vakit varsa sadece onu kılmak gerekiyor. Bir rekâtını bile güneş doğmadan kılabiliyorsak kılmalıyız. Sizin durumunuza gelince yapacak bir şeyiniz yok; sünneti kaza etmeniz gerekmez. Güneş doğana kadar kılınamayan sabah namazı daha sonra kaza olarak kılınır. Ancak güneşin doğumundan sonra en az kırk dakika bekleyerek kerahet vaktinin çıkmasını gözetmek şarttır.
Vücuda dövme yaptırmayı, abdest ve gusülden ötürü yasak sayma yerine, Allah'ın yarattığı bedenimizde kalıcı bir değişiklik yapmanın caiz olmadığını bilmemiz gerekiyor. Dövmenin yasak olması da bundan dolayıdır. Bedene kalıcı değişiklik ancak, tıbbî bir nedenle olabilir. Arkadaşınızın kökleşmiş fikirlerini değiştirmeye çalışırken onu inat seviyesine getirmemeye de dikkat etmelisinz. Allah heva ve heves peşinde koşmaktan bizi korusun.
Bütün ibadetlerde esas olan niyetle o ibadeti yapmaktır. Niyet olmadan yapılan işin adı ibadet olmaz. Sizin durumunuzdaki birinin yaptığı da ibadettir. Çünkü uyurken şu saatte kalkıp namaz kılayım demek niyet olduğu gibi, kalkmışken namaz kılayım demek de bir niyettir. Kesinlikle bir fırsattır bu; asla kaçırmayın. Şeytan, 'böylesi olmaz!' vesvesesi ile sizi yıldırmaya çalışıyor. Yılmayın, damla damla da olsa biriktirin.