Fetva Meclisi
Soru
Bir oğlum oldu 2 gün önce. Ezan okuyarak kulağına Meriç ismini verdik. Ama ben şimdi pek bir anlamı olmadığı için bu ismi istemiyorum, kulağına da okundu ama ismi. Sizce ne yapmalıyım? Tekrardan başka bir isim koyabilir miyiz? Tekrardan kulağına yeni isim okunması gerekir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Çocuğunuza yeni bir isim ekleyebilir ve bu ismi kullanabilirsiniz. İsim eklemeden sonra ezan okumak ve dua etmek güzel bir sünnet olarak tercih edilebilir ama zorunlu değildir.
Selamünaleyküm. Şu anda ezan okumanın bir yararı yoktur. İsim değiştirmede de kötü bir isim olması durumunda bunu tavsiye ederiz. Sizin isminiz değiştirilecek düzeyde bir isim değildir.
Çocuklarımıza verdiğimiz isimlerden sorguya çekileceğiz. Müslüman kimliğimiz bizi duygularımızı ve imanımızı yansıtan isimlere yönlendirmelidir. Sözünü ettiğiniz ismi anlamlı bulmuyorum. Allah'a emanet olun.
Yazınızda KUZUM kelimesi geçiyor. Kuzu ise kastınız ona isim verilmesinin bir kuralı yoktur. Kastınız KIZIM ise bu ismin anlamını ve ayrıntısını bilmiyoruz. Böyle muğlak isimler yerine bizim geçmişimize ait isimler kullansanız daha iyi edersiniz.
Belli makul bir gerekçe ile isim değiştirilmesinin sakıncası olmaz. Esma’ül Hüsna’dan isim koymak doğru değildir.
Selamünaleyküm. Yeni doğan çocuğu, babası veya kim ismini verecekse sağ kulağı göğse gelecek şekilde kucağına alır. Normal sesle ezan okur. Sonra sol kulağı göğsüne gelecek şekilde tutar ve kamet getirir. Sonra da ‘Yavrum, senin ismini ….. koyduk. Allah sana bereket versin’ der.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Şevval orucu sünnettir. Ramazan ayından kalan oruç ise farzdır. Farz mı sünnet mi diye sorulduğunda kesinlikle önce farz demek durumundayız. Eğer farzlarla beraber sünnetleri de tutabileceksek ya da gelecek ayda farzları tutacağından endişesi olmayan biri isek Şevval orucunu öne alabiliriz. Hayır sadece beş altı gün oruç tutabilecek kadar sıkışık isek (mesela yaklaşan ileri hamilelik veya benzeri bir durum varsa) farzlara niyet ederek oruç tutarız. Bazı âlimler farzlarla beraber Şevval orucuna da niyet etmenin mümkün olduğunu söylemişlerdir.
Sabah namazının farzını kılacak kadar vakit varsa sadece onu kılmak gerekiyor. Bir rekâtını bile güneş doğmadan kılabiliyorsak kılmalıyız. Sizin durumunuza gelince yapacak bir şeyiniz yok; sünneti kaza etmeniz gerekmez. Güneş doğana kadar kılınamayan sabah namazı daha sonra kaza olarak kılınır. Ancak güneşin doğumundan sonra en az kırk dakika bekleyerek kerahet vaktinin çıkmasını gözetmek şarttır.
Böyle bir görüşü caizlik listesinde gösterebilecek eski fetvalar bulunabilir. Artık dünyanın hiçbir yerinde 'sadece Müslüman, sadece kâfir yaşıyor' dememiz mümkün değildir. Küçücük bir dünyada karma bir hayat yaşıyoruz. Hristiyan bir mahallede yemek yiyen bir Müslüman görebiliriz. Haramların etrafında dolaşmanın tehlikesine dikkat etmeliyiz.
Çamaşırınızda bir ıslaklık görmedikçe şüphelenmeniz de gerekmez. İki üç kere baktığınız halde ıslaklık görmüyorsanız, şüphe ettiğinizde tekrar bakmayın bile. Böylece vesveseyi önlemiş olursunuz. Zira sizin, evlenene kadar bu durumunuz geçmeyebilir. Bir de kendinizi faziletli işlerle yoğun hale getirin aksi takdirde şeytan sizi iyi bir açıktan yakaladığını anlar ve rahat bırakmaz. Son olarak da, penisinizin ucuna küçük bir pamuk parçası koyabilirsiniz. Kısa bir süreliğine bunun da size faydası olur. Ama uzun süre bunu yapmayın. Allah'a emanet olunuz.
Sizin 'finans kurumu' olarak adlandırdığınız kurumlar, yasalar önünde diğer bankalarla aynı durumdadır. Sahiplerinin helal/haram hassasiyeti gözetmeleri onların Rabb'leri ile aralarındaki bir iştir. Onlar, özellikle helal iş yaptıklarını iddia ediyorlar. Biz ise haram iş yaptıklarını belgeleyecek durumda değiliz. İnşaallah helal dairesinde kalmıştırlar diye temenni ediyoruz. Çaresizseniz, bu şartları gözeterek kullanabilirsiniz. Allah, batmaktan ve kaymaktan korusun.
Vücuda dövme yaptırmayı, abdest ve gusülden ötürü yasak sayma yerine, Allah'ın yarattığı bedenimizde kalıcı bir değişiklik yapmanın caiz olmadığını bilmemiz gerekiyor. Dövmenin yasak olması da bundan dolayıdır. Bedene kalıcı değişiklik ancak, tıbbî bir nedenle olabilir. Arkadaşınızın kökleşmiş fikirlerini değiştirmeye çalışırken onu inat seviyesine getirmemeye de dikkat etmelisinz. Allah heva ve heves peşinde koşmaktan bizi korusun.