Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben 20 yaşında bir gencim. Ne zaman gözüme bir bayan ilişse kendimi zorlasam bile bir anlık bakmamla kötü düşünceye kapılıyorum ve hemen akabinde iç çamaşırımda bir ıslaklık hissediyorum. Her defasında şüpheye düşerek tuvalete gidip acaba mezi ya da vedi aktı mı diye bakıyorum. Şayet aktığını görürsem temizliğimi yapıyorum fakat içime bir vesvese doğuyor; acaba diğer bölgelere de değdi mi diye. Namaz kıldığım anda da aklıma geliyor ve namazımın bazen olmadığını düşünüyorum. Bu durumda ne yapmamı tavsiye edersiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Vesvese, şeytanın özellikle de ibadetlerini zorlaştırmak için en çok kullandığı yöntemlerden biridir. Eğer mezi veya meni geldiğinden kesin emin değilsen hiç kafana takma! Sadece şüphe üzerine iç çamaşırını değiştirmek, yıkanmak ya da namazdan kaçınmak vesveseye girer. Bacak arasındaki ter necis değildir. Bunu aklına getiren vesveseyi önemseme ve onunla savaş!
Size öncelikle şunu söylemeliyim: Bu durum size ait bir sonuç değildir. Belki pek çok insan için olabilecekler arasında bir durumdur. Bunu da imanla ilgili kabul etmemek gerekir. Bir mide ağrısını nasıl kabul ediyorsak öyle kabul ederiz. Gelir ve geçer görmek gerekiyor. Sabırlı olun, yılmayın. Bu birinci tavsiyedir. İkinci olarak da muhakkak bir psikologla görüşün. Üçüncü olarak da gündeminizi biraz daha yoğunlaştırın. Kitaplar okuyun. Gezi yapın. Namazı cemaatle camide kılın. En az bir vakti muhakkak camide kılın. Faydasını siz de izleyeceksiniz. Dua etmeyi de unutmayın. Allah yardımcınız olsun.
Senin bu samimi dertleşmen, nefsinle mücadele ettiğini ve pes etmediğini gösteriyor. Allah seni bu niyetin ve ızdırabın sebebiyle affeylesin, yollarını açsın. Şimdi seninle 23 yaşında bir mü’min gencin karşılaştığı bu iki büyük mesele hakkında konuşalım: Nefisle Savaş: Mastürbasyon ve Harama Bakmaktan Kurtulmak Kardeşim… Bu çağ, göz zinasının en kolay, iffetin en zor olduğu bir çağ. Ama seni bu çağda temiz kalmaya çalışanlardan görmek istiyoruz. Derdini açık açık söylemen zaten bir tevbe alametidir. Mastürbasyon ve Harama Bakış Ne Yapıyor? Bedeni bitiriyor (bitkinlik, güçsüzlük), Ruhu çürütüyor (umutsuzluk, karamsarlık), Beyni bağımlı kılıyor (dopamin alışkanlığı), En önemlisi: Kalbi karartıyor. Peygamber Efendimiz sallallahü aleyhi vesellem buyuruyor: "Gözlerin zinası bakmaktır. Ellerinkisi de tutmaktır." (Buhârî, Edeb 96) Şu halde mesele sadece “ayıp” değil, imanı koruma meselesidir. Şeytan ve nefsinin ağına düşmemek için kendine boş zaman bırakma. Zihnini boş bırakma, nefis hemen onu işgal eder. Sosyal medya ve interneti kontrollü kullan. Yapabilirsen oruç tut. Gerçek dostlar edin; Aynı mücadeleyi veren arkadaşlarla konuş. Yalnız kalma. Çünkü haram yalnızlıkta gelir. Evlenmek için fiili dua da et: Helal yollardan arayışta bulun.
Evvela, durumda bir aşırılık olup olmadığını doktorla görüşün. Aşırılık varsa tedavi olun. Kirlenen bölgenin toplamı, avucunuzun iç kısmı kadar olmadıkça da namaza zarar vermez. Mezinin yıkanması gerekir. Çamaşırınızı bütün olarak yıkamanız da gerekmez. Islanan bölgeyi musluğun altına yaklaştırıp üç kere her birinde sıkmak şartı ile ıslatarak yıkanmış olur. Bunun böyle olmasını da dert etmeyin kendinize. Rabbimizin gençlere yazdığı kaderidir bu. Dertsizlik diyarı cennetlere gidene kadar böyle imtihanlar geçireceğiz. İnşaallah da bunlar sevap hanenizde karşınıza çıkacak. Allah Teâlâ sizi muhafaza buyursun.
Bu durumun bebeğinizle ilgisi yoktur. Böyle bir evhamı aklınızdan silin. Sabah kalktığınızda çamaşırınızda MENİ görmedikçe de banyo yapmayacaksınız. Meni ıslaklık değildir. Yumurta beyazı gibi bir sıvıdır. Kuruduğunda tabakalaşır, ovarsanız un gibi dökülür. Buna dikkat edin, gerisi de gelip geçicidir. Üzerine düşmezseniz geçer biiznillah.
Bu durum sizin evlenme vaktinizin geldiğini ve sizi zorladığını gösteriyor. Onu bunu izleme yerine ilk fırsatı değerlendirip evlenmen gerekir. Biiznillah evlenince de o sıkıntı gider. Evlenirken seninle cinsel olarak iyi ilgilenebilecek biri olmasını tercih etmeye çalış. Yine de sorun olursa psikoloğa görünürsün. Yalnız bu durumu uzun süreli devam ettiremeyebilirsin, hemen evlen. Evlenene kadar da gözünü haramdan koru, harama yol açan ortamlardan uzak dur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir görüşü caizlik listesinde gösterebilecek eski fetvalar bulunabilir. Artık dünyanın hiçbir yerinde 'sadece Müslüman, sadece kâfir yaşıyor' dememiz mümkün değildir. Küçücük bir dünyada karma bir hayat yaşıyoruz. Hristiyan bir mahallede yemek yiyen bir Müslüman görebiliriz. Haramların etrafında dolaşmanın tehlikesine dikkat etmeliyiz.
Vücuda dövme yaptırmayı, abdest ve gusülden ötürü yasak sayma yerine, Allah'ın yarattığı bedenimizde kalıcı bir değişiklik yapmanın caiz olmadığını bilmemiz gerekiyor. Dövmenin yasak olması da bundan dolayıdır. Bedene kalıcı değişiklik ancak, tıbbî bir nedenle olabilir. Arkadaşınızın kökleşmiş fikirlerini değiştirmeye çalışırken onu inat seviyesine getirmemeye de dikkat etmelisinz. Allah heva ve heves peşinde koşmaktan bizi korusun.
Bütün ibadetlerde esas olan niyetle o ibadeti yapmaktır. Niyet olmadan yapılan işin adı ibadet olmaz. Sizin durumunuzdaki birinin yaptığı da ibadettir. Çünkü uyurken şu saatte kalkıp namaz kılayım demek niyet olduğu gibi, kalkmışken namaz kılayım demek de bir niyettir. Kesinlikle bir fırsattır bu; asla kaçırmayın. Şeytan, 'böylesi olmaz!' vesvesesi ile sizi yıldırmaya çalışıyor. Yılmayın, damla damla da olsa biriktirin.
Aynı işlemi yeni uygun gördüğünüz isimle yapın. Allah mübarek etsin.
İçtihad, Kur'an ve Sünnet'i daha iyi anlama gayretinin adıdır. Bu da kıyamete kadar bütün Müslümanların görevidir. İçtihad kapısını açan ve açık bırakan Allah Teala'dır. Allah'ın açtığı da açık kalır. İçtihad edecek kimse bulamamak başka şey, içtihada gerek yok diye düşünmek başka şeydir. Müslümanların uzun bir zamandan beri Ebu Hanife düzeyinde müçtehid yetiştiremedikleri doğrudur. Ancak bu bir daha yetiştiremeyeceklerini de belgelemez. Müslümanlar, en zeki çocuklarını Kur'an ve onun ilimlerine ayırma fedakârlığını göstermeleri halinde biiznillah Ebu Hanifeler hatta daha iyileri bile gelir. Şu dönemde içtihadın işlevini fıkıh konseyleri görmektedir ki evla olan da budur.
Şevval orucu sünnettir. Ramazan ayından kalan oruç ise farzdır. Farz mı sünnet mi diye sorulduğunda kesinlikle önce farz demek durumundayız. Eğer farzlarla beraber sünnetleri de tutabileceksek ya da gelecek ayda farzları tutacağından endişesi olmayan biri isek Şevval orucunu öne alabiliriz. Hayır sadece beş altı gün oruç tutabilecek kadar sıkışık isek (mesela yaklaşan ileri hamilelik veya benzeri bir durum varsa) farzlara niyet ederek oruç tutarız. Bazı âlimler farzlarla beraber Şevval orucuna da niyet etmenin mümkün olduğunu söylemişlerdir.