Fetva Meclisi
Soru
21 yaşında, üniversite öğrencisiyim. Bilinçli bir Müslüman ailenin çocuğuyum. Yaşımın ilerlemesinin vermiş olduğu öncelikle Kur’an-ı Kerim’i o kadar merak ve heyecan içinde dinliyor ve takip ediyorum ki… Ama bir buçuk aya yakındır şeytanın vesvesesine yakalandım; Kur’an-ı Kerim’in değiştiği, mushaf haline getirilirken hataya uğradığı (haşa) vesvesesi peşimi bırakmıyor. Buna inanmıyorum çünkü Allah-u Teâlâ, ‘bunu biz indirdik ve biz koruyacağız’ buyuruyor. Bu illetten kurtulmak için ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Muhakkak bir psikologla görüşün ve geciktirmeyin bu görüşmeyi.
Selamünaleyküm. Bu durum normaldir, hayatınızı büyük oranda değiştirecek bir karar verirken normal görürüz bunu. İstişare edin. Bir büyüğünüzle durumu değerlendirin, onun tavsiyesine göre hareket edin, daha rahat edersiniz.
Yaşadığınız vesveseler, imanınızı kaybettiğiniz anlamına gelmez. Aksine, bu tür düşüncelerden korkmanız ve rahatsız olmanız, kalbinizde iman olduğunu ve Allah’a yakın olma arzusu taşıdığınızı gösterir. Vesvese şeytanın bir oyunudur ve sizi korkutarak Allah’tan uzaklaştırmaya çalışır. Bunun için aşağıdaki tavsiyelere dikkat edebilirsiniz: Vesvese gelince dikkatinizi dağıtın: Vesveselerle zihinsel bir mücadeleye girmeyin. Dikkatinizi başka bir konuya çevirin veya zikirle meşgul olun. Şeytandan Allah’a sığının. Vesvese geldiğinde “Eûzü billahi mine’ş-şeytani’r-racîm” deyin. Kendinize karşı merhametli olun: Allah, kasıtsız hatalarımızdan ve bilmeden yaptıklarımızdan dolayı bizi sorumlu tutmaz. 🔸Yanlış bilgi veya bilgisizlikle haramı helal ya da helali haram sanmanız, Allah katında bir küfür değil, hata olarak değerlendirilir. Çünkü bir şeyin kasıtlı ve bilinçli olarak inkâr edilmesi küfre götürür. Bilmeden hata yapmak ise affedilebilir. 🔸Cennet ve cehennem ebedidir. Ancak sizin bu konuda yanlış bir bilgiye inanmanız, bilmeden yapıldığı için küfre düşmenize neden olmaz. Bu konudaki korkunuz yersizdir. Samimi bir şekilde “Ya Rabbi, bilmeden hata yaptım, beni bağışla” dediğinizde Allah sizi affeder. 🔸Yaşadığınız vesvese ve korkuların yoğunluğu sizi ümitsizliğe düşürmüş olabilir. Ancak intihar asla bir çözüm değildir ve büyük bir günahtır. 🔸Bu süreçte bir manevi rehberden, psikolojik danışmandan veya güvendiğiniz bir hocadan yardım almayı düşünün. Son olarak Allah sizin çabalarınızı görüyor ve samimi pişmanlığınızı kabul ediyor. Bu vesveseler sizin imanın tadını aradığınızın bir göstergesidir. Sabırlı olun, dua edin ve asla ümitsizliğe kapılmayın.
Sizin durumunuz araştırdığınız gibi bir vebali olmayan bir durumdur. Bu durumu sahabeler de yaşamıştır. Efendimiz aleyhisselam da onlara bunun bir vesvese olduğunu ve bir vebali olmadığını işaret eden cevaplar vermiştir. Dolayısıyla içiniz ferah olsun. Vesveselerle mücadele etmenin de en önemli yollarından biri onları umursamamak ve onlardan korkmamaktır. Siz de umursamayın ve korkmayın. Bu konuda gerekirse bir psikoloğa giderek tedavi alın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Ortada yıkılmayı gerektirecek bir durum yoktur. Mevcut fırtına seni sallamış ise kendini kenara çekeceksin. İçindeki vesveseyi arttırma sebebi olacak konum ve işlerden uzak kal bir süre. Araştırma, inceleme, tartışma. Namaz ve Kur'an tilaveti ile yetin. Farklı alanlarda yor kendini. O konularda kitap okuma. Sen düzeltmeye çalıştıkça batabilirsin maazallah. Bu durum şu veya bu kişide herkeste görülebilir. Peşine takılan o bataklıkta batabilir. Sen yoluna devam et. Allah Teâlâ huzurunu ve afiyetini daim etsin.
Kızım, bunun temelinde nefis ve şeytan var. Nefis ve şeytan için de en temel gerekçe senin boşlukta bulunmandır. Boşta bulunanı şeytan daha kolay çeker kendine. Geri dönüş için de kendini ciddi bir yoğunluğun içine koyman gerekir. Tam anlamıyla KAPASİTENİN İKİ KATI yoğunlaşman gerekir. İbadetini yoğunlaştır. Kur'an okumanı yoğunlaştır. Ders çalışmanı yoğunlaştır. Anne babanla ilgini yoğunlaştır. Okumayı yoğunlaştır. Yazmayı dene; şiir yaz, makale yaz. Netice olarak mevcut yoğunluğunu en az ikiye katla. Tabii, duayı unutma!
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bir insanın mesleği ressamlık olduğu için kazancı haram olur denemez. Ressamlık değil, canlı resmi çizmek sakıncalıdır. Onun da caiz olabilecek bölümü vardır. Bu nedenle o kişinin resimle ilgili din hükümlerini bilip tatbik ettiği sürece sakıncalı bir durumu yoktur. Bu açıdan ve çizgiden değerlendirin meseleyi.
Bir Müslüman için Almanya’da polis memuru olmayı tasvip etmemiz zordur. Evet, bir sürü tavsiye içerikli nedenler bulunabilir ama bizim kanaatimiz bunun faydasının zararından az olacağı şeklindedir.
Nikâhta ne kadar ciddiyet kopukluğu olursa sıkıntı da o kadar büyür. Özellikle şahitlerin huzurunda bulunuluyorsa yani şahitlerle alakalı bir eksiklik, uzakta olma gibi durum yoksa imamın uzaktan katılması nikâh açısından geçersizlik oluşturmaz. Zira asıl olan iki şahidin uygun şekilde bulunmasıdır. Tekrar belirtelim ki, nikâhı mü'minin kalbini ezecek risklerle yapmamak gerekir.
Mirasa hak sahibi olanların aralarında yaptıkları bir ittifakta zorlama, aldatma gibi hile yoksa ve herkes durma razı ise dinen bir sıkıntı olmaz.
Riyazussalihin'in Erkam Yayınları arasındaki sekiz ciltlik baskı değerlidir.
İçimizden başkaları hakkında olumsuz kanaatler geçebilir. Bunu önlememiz mümkün değildir. Bizden böyle bir şey de istenmez zaten. Yasak olan ve bizi zarara götüren şey bizim içimizdeki zanlara, kanaatlere göre insanlara tavır sergiliyor olmamızdır. Doğru olan ise elimizde bir belge olmadıkça herkesin temiz olduğunu kabul edip ona göre ilişki içinde olmaktır. Halk deyimiyle ‘saf’ olmamız elbette yanlıştır. Aldatılmaya müsait biri olamayız. Aldatan hiç olamayız. Bunun ortasını buluruz. Bu ortası da şudur: Tedbirli, belgeli ve ciddi olmak.