Fetva Meclisi
Soru
İmam nikâhında, imam telefonla nikâha katılabilir mi? Bu şekilde kıyılan nikâh geçerli midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Nikâh için şahitlik şarttır. Telefonla şahitlik su götürebilir, caiz olmayacağını düşünürüz.
Selamünaleyküm. Öncelikle şunu bilmeliyiz: Nikah aceleye getirilebilir bir iş değildir. Daha oturmuş bir iş yapmalıyız. Kadın, başkasına vekalet vererek nikah kıyılabilir. Vekalet telefonla da olabilir. İnternet üzerinden kıyılacak bir nikaha göre bu daha iyidir.
Selamünaleyküm. Erkek açısından ailelerin bilmesi şart değildir. Bayan açısından ise baba bilgisi şart gibidir. Yine de nikâhın şartlarına uygun ve şahitlik edebilecek kimselerin şahitliği ile olması şartını unutmayınız.
Selamünaleyküm. Nikâhı 'imam nikâhı' veya başka çeşidi ile ele alamazsınız. Nikâh nikâhtır. 'nikâh düştü' ifadesi tam bir boşama değildir. Bununla ne kastedildiği önemlidir. Ama telefonla boşama mümkündür, şahide gerek yoktur.
Nasıl bir nikâhı hangi niyetle icra ettiğinizi bilemediğimiz için size olumsuz bir şey söyleyemeyiz ama bu yaptığınızın ileride üzüleceğiniz bir iş olacağını söyleyebiliriz. Bunun adına çocukluk da diyebilirsiniz. Ailelerinizden gizli yaptığınız bir işte bereket olmaz.
Selamünaleyküm. Nikâhta olmazsa olmaz şart, ilan edilmedir. Nikâhın ayrıntıları hakkında şahitlerin yeterli bilgisi olması ve bunun kayıt altında olması ana çizgiyi oluşturmak için yeterlidir. Bunu kadın veya erkeğin yapması sonucu değiştirmez. Ne var ki nikâh, böyle derme çatma olmamalıdır. Böyle bir nikâh için 'zina değildir' denebilir ama nikâh da bu değildir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
İçimizden başkaları hakkında olumsuz kanaatler geçebilir. Bunu önlememiz mümkün değildir. Bizden böyle bir şey de istenmez zaten. Yasak olan ve bizi zarara götüren şey bizim içimizdeki zanlara, kanaatlere göre insanlara tavır sergiliyor olmamızdır. Doğru olan ise elimizde bir belge olmadıkça herkesin temiz olduğunu kabul edip ona göre ilişki içinde olmaktır. Halk deyimiyle ‘saf’ olmamız elbette yanlıştır. Aldatılmaya müsait biri olamayız. Aldatan hiç olamayız. Bunun ortasını buluruz. Bu ortası da şudur: Tedbirli, belgeli ve ciddi olmak.
Bir insanın mesleği ressamlık olduğu için kazancı haram olur denemez. Ressamlık değil, canlı resmi çizmek sakıncalıdır. Onun da caiz olabilecek bölümü vardır. Bu nedenle o kişinin resimle ilgili din hükümlerini bilip tatbik ettiği sürece sakıncalı bir durumu yoktur. Bu açıdan ve çizgiden değerlendirin meseleyi.
Size öncelikle şunu söylemeliyim: Bu durum size ait bir sonuç değildir. Belki pek çok insan için olabilecekler arasında bir durumdur. Bunu da imanla ilgili kabul etmemek gerekir. Bir mide ağrısını nasıl kabul ediyorsak öyle kabul ederiz. Gelir ve geçer görmek gerekiyor. Sabırlı olun, yılmayın. Bu birinci tavsiyedir. İkinci olarak da muhakkak bir psikologla görüşün. Üçüncü olarak da gündeminizi biraz daha yoğunlaştırın. Kitaplar okuyun. Gezi yapın. Namazı cemaatle camide kılın. En az bir vakti muhakkak camide kılın. Faydasını siz de izleyeceksiniz. Dua etmeyi de unutmayın. Allah yardımcınız olsun.
Evet, kıraat açısından ortada bir hata vardır ama bunu namazın sıhhatini yok saydıracak çapta bir hata görmek için ilim ehlinin o imamı bizzat dinleyip karar vermesi gerekir. Bu nedenle camiyi ve cemaati terk etmeyi doğru bulmayız.
Bilerek ve hakaret maksadı güderek kıbleye sırt dönmek ya da ayak uzatmak söz konusu olmadıkça ayakların kıble yönüne gelmesi veya ters oturmakta sakınca yoktur. Hakaret maksadından tehlikeli sakıncalar doğar.
Bir Müslüman için Almanya’da polis memuru olmayı tasvip etmemiz zordur. Evet, bir sürü tavsiye içerikli nedenler bulunabilir ama bizim kanaatimiz bunun faydasının zararından az olacağı şeklindedir.