Fetva Meclisi
Soru
Ben koltukta otururken ayaklarım kıbleye doğru oluyor, bu doğru mu? Ayrıca, sırtın kıbleye dönük olması doğru mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Direkt kıbleye ayak uzatmak edebe aykırıdır. Mümkünse sağa veya sola uzatmak doğru olur. Eğer hiçbir imkân yoksa bir sakıncası olmaz.
Selamünaleyküm. Yatak odasının durumu uygun değilse öyle yatmanızda bir sakınca olmaz. Öyle ise de biraz yana doğru yönelin tam kıbleye uzanmamış olursunuz.
Ayakta kılma imkânınız yoksa oturarak kılarsınız. Trenin gittiği yön de kıble sayılır.
Namazda ayakların secdede, tahiyyatta alacağı yön şekli namazı etkileyecek bir durum değildir. Özellikle de sizin gibi mani bir durumdan ötürü yan duruyorsa namaza hiçbir zararı yoktur. Allah kabul buyursun.
Geçmiş olsun. Allah Teâlâ afiyetinizi ihsan etsin. Namazı, iyileşmenize engel olmayacak şekilde nasıl kılabiliyorsanız öyle kılabilirsiniz. Buna yatarak kılmak da dâhildir.
Selamünaleyküm. Bayanlar, ayakta namaz kıldıklarında mesela erkeklerin önünde durdukları için avretleri teşhir olacak şeklinde bir endişe bulunuyorsa oturarak kılabilirler. Ölçüyü bu şekilde anlamalısınız.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Evet, kıraat açısından ortada bir hata vardır ama bunu namazın sıhhatini yok saydıracak çapta bir hata görmek için ilim ehlinin o imamı bizzat dinleyip karar vermesi gerekir. Bu nedenle camiyi ve cemaati terk etmeyi doğru bulmayız.
Bu anlamı çağrıştıran sahih bir hadis bilmiyorum.
İçimizden başkaları hakkında olumsuz kanaatler geçebilir. Bunu önlememiz mümkün değildir. Bizden böyle bir şey de istenmez zaten. Yasak olan ve bizi zarara götüren şey bizim içimizdeki zanlara, kanaatlere göre insanlara tavır sergiliyor olmamızdır. Doğru olan ise elimizde bir belge olmadıkça herkesin temiz olduğunu kabul edip ona göre ilişki içinde olmaktır. Halk deyimiyle ‘saf’ olmamız elbette yanlıştır. Aldatılmaya müsait biri olamayız. Aldatan hiç olamayız. Bunun ortasını buluruz. Bu ortası da şudur: Tedbirli, belgeli ve ciddi olmak.
Mü'mine kâfir demek günahtır. Bunun dışındakine seviyesi düşük söz muamelesi yaparız ama haram söz demeyiz.
Nikâhta ne kadar ciddiyet kopukluğu olursa sıkıntı da o kadar büyür. Özellikle şahitlerin huzurunda bulunuluyorsa yani şahitlerle alakalı bir eksiklik, uzakta olma gibi durum yoksa imamın uzaktan katılması nikâh açısından geçersizlik oluşturmaz. Zira asıl olan iki şahidin uygun şekilde bulunmasıdır. Tekrar belirtelim ki, nikâhı mü'minin kalbini ezecek risklerle yapmamak gerekir.
'Ölümsüz' değil 'henüz ölmemiş' dememiz daha doğrudur. Bu konuda kati bir bilgi elimizde yoktur. Bu nedenle de âlimler arasında farklı görüşler olmuştur. Tartışılmasında fayda olmayan konulardan biri olarak görürüz bunu. Biz ibret alır, üzerimize düşeni yapar gerisini de irdelemeyiz. Böylesi daha rahat ve daha faydalı. Allah yardımcımız olsun.