İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hızır aleyhisselam olarak adlandırdığımız Musa ile yolculuk yapan zatın bazı âlimler tarafından (Misal: İmam Nevevi) ölümsüz olduğu, hadislerde peygamberin ve sahabeden bir kısmın Hızır aleyhisselam ile görüştüğü naklediliyor. Enbiya Suresi 34. ayette ise, ‘Senden önce de, hiçbir insana dünyada ölümsüzlük imkânı vermedik. Şimdi sen ölürsen, sanki onlar ebedi mi kalacaklar bu dünyada?’ buyruluyor. Bu ayete göre Hızır aleyhisselamın kesin olarak yaşamadığını söyleyebilir miyiz? Hala yaşadığı ve peygamberle, sahabe ile görüştüğü nakledilen hadisleri nasıl anlamalıyız?

Cevap

'Ölümsüz' değil 'henüz ölmemiş' dememiz daha doğrudur. Bu konuda kati bir bilgi elimizde yoktur. Bu nedenle de âlimler arasında farklı görüşler olmuştur. Tartışılmasında fayda olmayan konulardan biri olarak görürüz bunu. Biz ibret alır, üzerimize düşeni yapar gerisini de irdelemeyiz. Böylesi daha rahat ve daha faydalı. Allah yardımcımız olsun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Peygamberler dâhil, hiç kimsenin bilgisi son bilgi değildir. 'Son bilgi, hakikatin ta kendisi olan bilgi' Allah Teâlâ'nın bilgisidir. - Musa aleyhisselam bilinen bir isimdir. Hızır olarak adlandırdığımız isim ise bizce kimliği ve durumu meçhul bir kuldur. Bilinenle bilinmeyen arasındaki bağlantı hakkında sadece Peygamber aleyhisselamdan gelen bilgilere itimat edebiliriz. Bu hususta da yeterli bilgi elimizde yoktur. Tahminler ve zanlarla dine etki edecek bir bilginin peşinde koşamayız. - Bizim için bağlayıcı bilgi kitaplara yazılan Kur'an, hadis ve onlardan zahiri yollarla içtihat edilerek alınan bilgilerdir. Daha ötesine gitmenin anlamı yoktur.

Selamünaleyküm hocam, Hz. Musa ile Hızır a.s kıssasında Hızır aleyhisselamın baz
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Bu söz, sahih bir hadis değildir. Yani Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin böyle bir söz söylediğine dair elimizde kesin veya kesine yakın bir bilgi yoktur. Bu bizi iki duruma götürür. Birincisi ya bu söz, sahabeden birine ait bir sözdür ki, böyle rivayetler vardır. Ya da zayıf dediğimiz yani Peygamber aleyhisselama ait olduğunda şüphemiz bulunan bir hadistir. Her iki durumda da bu sözün din gibi algılanması çok doğru değildir. Hayatı bir denge xüzerinde yaşamanın önemini anlatan ikaz edici nitelikte bir söz olarak görmemiz en güzel olanıdır.

Selamünaleyküm hocam. Beyhaki, Şuabü'l İman’da geçen, "Hiç ölmeyeceğini zanneden
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir de şu sorunun cevabını inceleseniz; bunları öğrenmenin size stresten başka ne faydası olacak? Onlar veya o nesil imtihanlarını yaşayıp Rablerine gittiler. Ve itiraz edemeyecekleri hesaba gittiler. Biz, kendimizi incelemeli, hâlimizi araştırmalıyız. Bunları incelemek sadece moralimizi bozar, şeytanın bizi sömürmesine sebep olur. Allah Teâlâ hepimizi rızasına erdirsin.

Hocam M. Âsım Köksal’ın “Kerbela Faciası” isimli kitabını okuyorum. Kitabı okurk
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu konuların günümüze ve ahiretimize yararı yoktur. Araştırılmasında da tartışılmasında da bereket olmaz. Girmemenizi tavsiye ederiz size.

- Hocam, ‘kızını fasıkla evlendirenin duası ve ibadetleri kabul olmaz’ hadisi sa
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sizin kıldığınız namazlarda yaptığınız hareketler tesadüfen keşfedilmiş hareketler değildir. Neticede bir İslam toprağındaki ulemadan öğrenilmiş işleri yapıyorsunuz. Siz sonradan konuşmaya başlamış bir zatın anlattıkları ile zihninizi karıştırırsanız her gelen sizi sürükler durur. Bu da sizin zararda olmanız demektir. Belirttiğiniz kardeşimiz, İslam’ı genellikle yeni öğrenme durumunda olan insanlara anlatmaktadır. Anlattıkları yanlış şeyler olmadığı kadar tek doğru şeyler de değildir. Daha dengeli bakmaya çalışın; şeytanın size şüphe uyandıracağı alanlardan uzak durun.

Hocam bu aralar Zakir Naik hocayı dinliyorum ama onu dinledikçe kafam karıştı iy
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sorduğun konu, ulemanın ihtilaf ettiği meselelerden biridir. Bu yüzden meseleye ne “kesinlikle yapılmaz” ne de “şartsız, kayıtsız sünnettir” denilerek yaklaşmak doğru olmaz. Resûlullah Efendimiz ﷺ’in kabir başında doğrudan Kur’an okuduğuna dair sahih bir hadis elimizde yok. Ziyaret ettiğinde selam verir, dua ederdi. Sahabiler de aynı şekilde hareket etmişlerdir. Ancak bu, Kur’an okunamaz anlamına gelmez. Çünkü Kur’an okumak başlı başına bir ibadettir. Kabirde değil evde bile okunsa ruhlara bağışlanabileceği pek çok fakihe göre caizdir. Özellikle Hanefî, Şafii ve Hanbelî fakihlerinden bu yönde görüşler vardır. Hatta bazıları özellikle Yâsîn Suresi’nin okunmasının hem ölmek üzere olana hem de kabirdekine faydalı olacağını belirtmiştir. Bu konuda Hazreti Peygamber’den gelen “Yâsîn okuyunuz” hadisi vardır ama kabirde değil, ölüm anındaki kişiye okunmasına dairdir. Günümüzde kabirde Kur’an okunmasını “bidattir” diye toptan reddedenler varsa da bu işi sırf ibadet niyetiyle, sevabını ölüye bağışlamak niyetiyle yapanları da yadırgamak doğru değildir. Kimse bunu dinin değişmez bir parçası gibi görmüyor, sadece Kur’an’ın rahmetiyle meyyite fayda ulaşsın ümidiyle hareket ediyor. Bu durumda mesele niyete dayanır. Riya, gösteriş, bidatleşmiş toplu uygulamalar, hele hele Kur’an’ı ticarete dökmek gibi yanlışlara bulaşmadan, sessizce okunursa bunda bir sakınca yoktur. Sonuç olarak, Peygamberimiz ﷺ bunu yapmamış olabilir ama bu, yapana günahkâr dememizi gerektirmez. Selef-i Sâlihîn’den bazı âlimler buna cevaz vermiştir. “Bu işi sünnettir.” diye değil, “Rabbim belki kabul eder.” diyerek yapanların hâlini Allah bilir. Yeter ki kimseyi itham etmeyelim, Kur’an’a da saygıda kusur etmeyelim.

Hocam, Peygamberimiz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, kendi dönem

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mü'mine kâfir demek günahtır. Bunun dışındakine seviyesi düşük söz muamelesi yaparız ama haram söz demeyiz.

Cansız bir şeye sinirlenip kâfir demek sakıncalı mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu sürecin nasıl başladığını izah etmen gerekmiyor ama süreci ahlaka uygun, şeriata göre sürdürmen gerekiyor. Şeriat hassasiyetini koru, hayır ve bereket umarak yola devam et.

Hocam ben 20 yaşında bir bayanım, ilahiyat okuyorum. Elimden geldiğince haramlar
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu anlamı çağrıştıran sahih bir hadis bilmiyorum.

‘Karısını annesinden daha çok seven bizden değildir’ hadisi sahih midir? Ya da b
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tıraşında sakınca olan sakaldır. Sakalın dışındakiler fıtrata müdahale niteliği taşımadığı sürece alınabilir. Sadece kaşların inceltilmesine karşı dikkat etmek gerekiyor, bu konuda hadis vardır.

Erkelerde sakal haricinde yüzde çıkan tüyler aldırılabilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

O zaman gidin yetim çocukları bulun, onları çocuğunuz gibi büyütün! Ne garipsiniz doğrusu!

Ben 2 senedir evliyim. Rabbimden en büyük isteğim, Rabbim nasip eder de çocuklar
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hayat çetindir, siz kendinizi yorumlarken bile bile yanlış yapıyorsunuz. Şeytan sizi böyle bir kurcalama ile geri dönülmez zannedeceğiniz bir sürece sokuyor. Bunları düşünme yerine, bundan sonra sorun olmayacak bir hayat yaşamaya bakmalısınız. Kırk kere yıkılın ama yıkıldığınız yerde kalmayın, kalkın ve yürüyün. Hayat böyledir, biz böyle kazanacağız cenneti inşaallah.

Bir insanın içinde masumiyet olmadan doğmuş olması mümkün müdür? Küçüklüğümden b

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.