Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben 20 yaşında bir bayanım, ilahiyat okuyorum. Elimden geldiğince haramlardan kaçmaya, farzları yerine getirmeye çalışıyorum. Evliliği asla düşünmezdim ama sizin yazılarınız okuduktan sonra bakış açım değişti. Çevremden sürekli evlilik teklifleri alıyorum ama hiçbiri kafama yatmadı. İnternet üzerinden gecen yıl biriyle tanışmıştım, bir süre konuştuk ve birbirimizi tanıdık. Evlenme teklif etti, kabul ettim. Çünkü gerçekten onunla aynı yöne baktığımızı davamızın aynı olduğunu düşündüm, bunu bana etrafımdakilerden ziyade o hissettirdi. Şimdi askerde, gelince işi uzatmadan aileme açıp kısa süre içinde evlenmeyi düşünüyoruz. Şu anda bir buçuk, iki ay gibi aralıklarla kısa telefon görüşmesi yapıyoruz, konuşma sınırlarına/adabına dikkat ediyoruz. Yedi ay oluyor hocam ve hiçbir uygunsuz davranışta bulunmadı. Ben anneme anlattım mevzuyu ama hiç kimseye internetten tanıştığımızı söylemedim, bunun vebali var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kızım, ailen sana iyilik düşünüyor diye niye kızıyorsun? Bir iş bulup çalışamayan insan seni neden istiyor ya da sen bir iş bile bulmayan birini neden beğeniyorsun? Biraz da bu pencereden baksan olmaz mı? Çocuk denmeyecek bir yaştasın; çevrende iyi ve tatlı başlangıçlarla evlenip kısa zamanda perişan olanları görmüyor musun?
Böyle bir tereddütlü durumda anne baban ya da onların yerindeki bir büyüğünle karar vermelisin. Sen de bir tür öyle bir teklif bekliyordun ki kestirip atamıyorsun. Bu nedenle bir büyüğünle istişare ederek karar ver.
Selamünaleyküm. Bu durumda evlenmeniz farzdır. Anneniz, babanız veya bir başkası buna asla mani olamaz. En kısa zamanda evlenin. Bunun için de çevrenize haber salın, uygun teklifleri inceleyin. Yaşınız ilerlediği için çok sık eleyip dokumaya kalkmayın, vakit gecikiyor. Sizinle uyum sağlayacak birini aradığınızı bildirin. Kısa zamanda da evlenme kararı verin. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Ailenizde itimat ettiğiniz büyüklerinizden biri ile bu yola çıkın. Size yardımcı olmasını söyleyin. O kişinin istişaresi ile yol alın, rahat edersiniz. Eğer evlenmeyi kendiniz için farz düzeyinde görüyorsanız, babanızın bunu engelleme hakkı yoktur ama siz yine de alttan alın ve her iki nimeti de kaçırmayın.
Selamünaleyküm. Bir kere bu durum, sizin hâla kaybolmamış ahlâklı hanımlardan olduğunuzu gösteriyor. Bu iyi bir durum, tebrik edilmelisiniz. İkinci mesele de, bu anlattığınız şeyler sizin evlilik vaktinizin gelmemiş olduğunu da gösterir. Bu da bir zaman geçmesiyle düzelir. Sakın kimsenin evlilik teklifini kendiniz görüşerek konuşmayın. Bütün bu anlattıklarınız uçup gider. Size anne babanızla gelsinler. Ondan sonra siz oturun görüşün, beğenin evlenin, cennet kadını olun inşaallah.
Selamünaleyküm. Allah sana gerçeği erkenden göstermiş. Sen de belanı aramıyorsan kaç ve kurtul. Uzak dur. Belana koşarsan da kimseyi kınama daha sonra!
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
'Ölümsüz' değil 'henüz ölmemiş' dememiz daha doğrudur. Bu konuda kati bir bilgi elimizde yoktur. Bu nedenle de âlimler arasında farklı görüşler olmuştur. Tartışılmasında fayda olmayan konulardan biri olarak görürüz bunu. Biz ibret alır, üzerimize düşeni yapar gerisini de irdelemeyiz. Böylesi daha rahat ve daha faydalı. Allah yardımcımız olsun.
Tıraşında sakınca olan sakaldır. Sakalın dışındakiler fıtrata müdahale niteliği taşımadığı sürece alınabilir. Sadece kaşların inceltilmesine karşı dikkat etmek gerekiyor, bu konuda hadis vardır.
O zaman gidin yetim çocukları bulun, onları çocuğunuz gibi büyütün! Ne garipsiniz doğrusu!
Mü'mine kâfir demek günahtır. Bunun dışındakine seviyesi düşük söz muamelesi yaparız ama haram söz demeyiz.
Bu anlamı çağrıştıran sahih bir hadis bilmiyorum.
Hayat çetindir, siz kendinizi yorumlarken bile bile yanlış yapıyorsunuz. Şeytan sizi böyle bir kurcalama ile geri dönülmez zannedeceğiniz bir sürece sokuyor. Bunları düşünme yerine, bundan sonra sorun olmayacak bir hayat yaşamaya bakmalısınız. Kırk kere yıkılın ama yıkıldığınız yerde kalmayın, kalkın ve yürüyün. Hayat böyledir, biz böyle kazanacağız cenneti inşaallah.