Fetva Meclisi
Soru
Ben 2 senedir evliyim. Rabbimden en büyük isteğim, Rabbim nasip eder de çocuklarım olursa ümmetimize hizmet eden çocuklar olmaları. Ama hocam şeytanın vesvesesi mi bilmiyorum hamile kalmaktan çok korkuyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Bunun için günaha girmezsiniz ama şeytan bu konudan ailenizi bir gün bitirebilir. Asıl buna dikkat edin. Eşinizle daha geniş zamana yayarak ve birbirinizi ikna etmeye çalışarak sabırla konuşun. Kaş yaparken göz çıkarmayasınız.
İki yaşından küçük bir çocuğu hanımızın emzirmesi dışında evinize alabileceğiniz bir çocuk yoktur. Yetim de olsa evlatlık gibi bir çocuk alma dinimizde yoktur. Ancak eşinizin süt emzirdiği bir çocuğu alabilirsiniz. O da neticede mirasınıza sahip olacak şekilde evinize evlat olmuş olmaz. Sadece mahremiyet sorunu bulunmaz.
“Dinen şunu yapmanız gerekir’ diyemem. Kalbinizin daha huzurlu olacağı hangisi ise onu tavsiye ederim size ama ben olsa idim şeytanın vesvesesini önlemek için helal bir tüp bebeği denerdim. Allah size sabırlar versin.
Sadece şunu bilin, iman edin: Onlar size yetecek ve cennette beraber olacaksınız; gerisini boş verin. Allah'a emanet olun.
Eşinizle istişare içinde olun. Allah yarattığının rızkını da elbet verecektir. Müsterih olun. Allah'a emanet olun.
Eşiniz tevbe ettiğini söylüyorsa mesela bir yıl tevbesine sadakatini ve ibadetlerine devamını bekleyin. Tevbe etmiş olması bir kazançtır. Onu son anına kadar kurtuldu umudu ile sahiplenin. Çocuk konusunda ise kalbiniz rahat edene kadar bekleyebilirsiniz ama bunu ona direkt söylemeyin ki şeytan onu kışkırtmasın. Allah yardımcınız olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Hayat çetindir, siz kendinizi yorumlarken bile bile yanlış yapıyorsunuz. Şeytan sizi böyle bir kurcalama ile geri dönülmez zannedeceğiniz bir sürece sokuyor. Bunları düşünme yerine, bundan sonra sorun olmayacak bir hayat yaşamaya bakmalısınız. Kırk kere yıkılın ama yıkıldığınız yerde kalmayın, kalkın ve yürüyün. Hayat böyledir, biz böyle kazanacağız cenneti inşaallah.
Tıraşında sakınca olan sakaldır. Sakalın dışındakiler fıtrata müdahale niteliği taşımadığı sürece alınabilir. Sadece kaşların inceltilmesine karşı dikkat etmek gerekiyor, bu konuda hadis vardır.
Dinin içten çökmesi böyle başlar, devam eder. Önceki ümmetler böyle yaptılar da ellerindeki kitap yok gibi oldu. Size tavsiyemiz şudur: Uzak durun bu sözlerin sahiplerinden. Yavaş yavaş ölenle aniden ölen arasında ölmek bakımından fark yoktur. Ölümden korktuğunuz gibi dininizi öldürmekten korkun.
Bu sürecin nasıl başladığını izah etmen gerekmiyor ama süreci ahlaka uygun, şeriata göre sürdürmen gerekiyor. Şeriat hassasiyetini koru, hayır ve bereket umarak yola devam et.
'Ölümsüz' değil 'henüz ölmemiş' dememiz daha doğrudur. Bu konuda kati bir bilgi elimizde yoktur. Bu nedenle de âlimler arasında farklı görüşler olmuştur. Tartışılmasında fayda olmayan konulardan biri olarak görürüz bunu. Biz ibret alır, üzerimize düşeni yapar gerisini de irdelemeyiz. Böylesi daha rahat ve daha faydalı. Allah yardımcımız olsun.
Mü'mine kâfir demek günahtır. Bunun dışındakine seviyesi düşük söz muamelesi yaparız ama haram söz demeyiz.