Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir kız bir erkek evlat nasip etti Rabbimiz bize. Eşim üçüncü çocuk sahibi olmak istiyor ve bu konuda çok ısrar ediyor. Ben ise tam tersi ahir zamanda olduğumuz için bir evlat daha hakkı ile yetiştirmekten korktuğum için üçüncü çocuğu istemiyorum. Bir kadın olarak ahirette hesaba çekilir miyim? Günaha mı girmiş oluyorum? Rabbimin razı olacağı bir kul olur mu diye endişe duyuyorum. Bu şeytan vesvesesi midir?
Cevap
Benzer fetvalar
O zaman gidin yetim çocukları bulun, onları çocuğunuz gibi büyütün! Ne garipsiniz doğrusu!
Eşiniz tevbe ettiğini söylüyorsa mesela bir yıl tevbesine sadakatini ve ibadetlerine devamını bekleyin. Tevbe etmiş olması bir kazançtır. Onu son anına kadar kurtuldu umudu ile sahiplenin. Çocuk konusunda ise kalbiniz rahat edene kadar bekleyebilirsiniz ama bunu ona direkt söylemeyin ki şeytan onu kışkırtmasın. Allah yardımcınız olsun.
Yeniden bir evlilik yapmanız durumunda yeni eşiniz çocuğunuzun babası gibidir. Kendi kızı ne ise sizin başka bir erkekten doğurduğunuz çocuk da onun için öyledir. Bu açıdan endişe etmeyiniz. Sadece onun başkasından erkek çocukları varsa o takdirde mahremiyet sorunu çıkar. Allah Teâlâ hakkınızda hayır olanı size ihsan etsin.
Selamünaleyküm. Bir kere sizin bu tutumunuz, kadınların ikinci kadından ötürü erkekleri itham etmesini şüpheye düşürüyor. Demek ki, erkekler kadar kadınlar da ikinci eş olmak için çırpınıyorlar. Bu birinci mesele. İkinci mesele ise, 'kimseye söylemeyin' diyerek tuttuğunuz şahitlerle şahitlik gerçekleşmez. Herkesin duyabileceği ortamda bir nikâh akdi ile bir araya gelebilirsiniz. Dikkat edin; şeytan sizden daha tecrübelidir.
Kızım, bunun temelinde nefis ve şeytan var. Nefis ve şeytan için de en temel gerekçe senin boşlukta bulunmandır. Boşta bulunanı şeytan daha kolay çeker kendine. Geri dönüş için de kendini ciddi bir yoğunluğun içine koyman gerekir. Tam anlamıyla KAPASİTENİN İKİ KATI yoğunlaşman gerekir. İbadetini yoğunlaştır. Kur'an okumanı yoğunlaştır. Ders çalışmanı yoğunlaştır. Anne babanla ilgini yoğunlaştır. Okumayı yoğunlaştır. Yazmayı dene; şiir yaz, makale yaz. Netice olarak mevcut yoğunluğunu en az ikiye katla. Tabii, duayı unutma!
Çocuk sadece erkeğin veya kadının hakkı değildir. Eşlerin çocuk üzerinde eşit denebilecek hakkı vardır. Tek başınıza böyle bir hakkı ertelemeniz uygun olmaz. Bir başka açıdan da bakıldığında eşinizle aranızdaki muhabbete zarar verecek bir iş yapmış olursunuz. Sizin düşünceniz de yok sayılabilecek bir düşünce değildir. Şöyle yapın: Eşinize sizin de çocuk istediğinizi ama onunla bir süre daha yalnız beraberlik yaşamayı arzu ettiğinizi, kendinizi çocuğa daha hazır hale getirmeyi umduğunuzu uygun bir ortamda nazik bir dille izah edin. Bunu da onu sevdiğiniz için yaptığınızı özellikle belirtin.
çocuk konusundaki diğer fetvalar
Kıymetli kardeşim, sorunuzla alakalı aşağıya linkini bıraktığım fetvalara bakabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun. https://fetvameclisi.com/fetva/maddi-sikintidan-dolayi-cocuk-istememek-vebal-midir https://www.youtube.com/watch?v=iDx-W4WGokY
Onların hakkına girdi iseniz tabi ki helalleşmelisiniz. Ancak helalleşme konuları özelinde bir müftülükten bilgi alarak bunu yapmalısınız.
Bu süreç, ilke olarak sizi ve çocuğu yıpratır. Bunun yerine çocuk iyi bir alt yapı aldıktan sonra hafızlığa başlasa daha iyi olur. On beş yaşından sonra başlasa da zararı olmaz. Yeter ki istekli olsun ve Kur'an'ı güzel okuma seviyesi çok iyi olsun. Allah hayırlı evlat eylesin.
Gerekmez ama bir daha büyük konuşmayın.
Fısfıs da sıkarak yalandan korunabilirsiniz. “Sana acıtan iğneden vurmayacağım.” diyerek de kurtulabilirsiniz. Burada özellikle çocuğun sizi yalancı doktor olarak bilmesine karşı dikkatli olmalısınız. Bu nokta, o sözün yalan sayılma ihtimalinden daha önemlidir.
Sizi hasseten tebrik ediyorum. Sizin için hususi dua ediyorum. Umumiyetle sizin yaşınızdakiler hele ilk öğretmenliklerinde her şeyin en mükemmeline vakıf olduklarını zannederler, istişareyi fuzuli bulurlar. Allah yardımcınız olsun. Pek güzel düşünmüşsünüz. Sizi tekrar tebrik ediyorum. Rabbim ecrinizi ziyade etsin. Sözünüze bereket ihsan etsin. Bir noktayı tespitte haklısınız: Aşırı ve hızlı kalkış çabuk çökme getirebilir. Adım adım gidin, daha az yorulursunuz. Bir de çocukların o denli hızlı dönüşleri kalıcı olmaz. Neticede çocuktur onlar, sizden etkilenir namaz kılarlar, öbür öğretmenden etkilenip maça giderler. Bunu normal görmeliyiz. Sizin bir kere mesleğinizde “iyi” olmanız gerekiyor. Bu iyiyi iyi yapın. Bu birinci ilkeniz olsun. İkinci olarak da, mesleğinize tapınmayın. Gerektiğinde o akşamki mesai bitimini bile beklemeden bırakacak kıvamda ciddi olun. İyi ama minnetsiz kalitesini tutturduğunuzda öğrenciler kadar öğretmenlere bile etki edersiniz biiznillah. Üçüncü olarak, kibirden sakının. Sinsi bir kibir sizi kökten imha edebilir. Başörtüsü iffetinizken, kibir yüzünden helakiniz olabilir maazallah. Dördüncü olarak, istişareyi sürekli ve yaygın yapın. En azından üç yıl sizden bir üstü ile istişare edin. Gitgide bunun gereği azalacak ama siz sizden öncekilerin birikimini almayı ihmal etmeyin. İstanbul'da bulunuyorsanız vakfımıza gelebilirsiniz. Bu meseleleri daha ayrıntılı görüşebiliriz. Size özellikle dua ediyorum, tebrik ediyorum.