Fetva Meclisi
Soru
Hocam on yaşındaki oğlum hafızlık eğitimine başladı Allah'ın izniyle. Evde ders çalıştığında hocası anneniz çalıştırmasın demiş. Farklı öğrenimleri engellemek için olduğunun farkındayım. Hatta diyanetin hocalarından öğrenebilirsiniz demiş ancak oğlum ısrarla benden soruyor. İlgimden dolayı olduğunu biliyorum ama nasıl bir yol izlemeliyim ona daha fazla destek olabilmek için?
Cevap
Benzer fetvalar
Asla hafızlığa devam ettirmeyin. Bu haliyle hafızlığı bıraksın. Örgün eğitimden devam etsin. Örgün eğitim mümkün değilse basit bir iş de olsa iş yapsın. Siz aile olarak da HİÇBİR ŞEY YOKMUŞ GİBİ davranın. Özellikle annesi sevgi açısından itici olmamaya çalışsın. Bu süreci işletebilmek için de mesela bir köy gezisi yaparak başlamanız faydalı olur. Allah yardımcınız olsun.
Muhakkak çocuğunuzu hafızlık yaptırmış birine götürün. Onun tavsiyesine göre hareket edersiniz. İki dakikada yanlışsız bir sayfa okumadan hafızlık çok zordur. Okula devam ederken de disiplinli bir ailenin de çocuğun hafız olması mümkündür. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam.Sizin hafızlık yapmanız imkân dışıdır denemez. Anneliğiniz ve eş olmanızın yanında doğal bir iş olur mu o sorgulanabilir. Bu da ne kadar zamanda ezberleyebileceğinize bağlıdır. Şöyle bir test yapın: Önce eşinizle bu durumu görüşün, onayını alın. Sizi dinleyen hocanın 'yanlışsız okudun' dediği bir sayfaya üç saat çalışın, ezberleyin. Ertesi gün, hocanız o sayfayı sizden ezbere dinlesin en fazla iki yanlışla okuyabilirseniz bunu bir kenara not edin. Bir hafta sonra tekrar dinlesin sizi. Eğer yine aynı şekilde okuyabilirseniz hafızlık yapabilirsiniz demektir. Böyle yapamazsanız hafızlık yoluna girmeyin. Onun yerine belli sureleri ezberleyin. Ezberlerinizi sık sık tekrar edin. Yavrunuzla ilgili de zaman geçmiş olmaz. İnşaallah muvaffak olursunuz. Bu arada bıktırmadan sıcak tutmaya yönelik uygulamalar yapın onun üzerinde. Allah yardımcınız olsun.
Allah Teâlâ sizi emelinize kavuştursun. Kur'an hafızı olmak çok önemli değildir. Önemli olan Kur'an ehli olabilmektir. Çocuğunuzun üzerindeki emelinizi bu isimle anın. Kur'an'ı ezberlemese bile Kur'an ehli olduğu zaman dünya ve ahiretinizi kazanmış olursunuz. - Bir kere, çocuğunuzu Kur'an ehli yapmayı, sizin için tıpkı hacca gidip cennet kazanmak gibi büyük bir iş olarak görün. Hatta yer yer haccetmekten de önemli görebilirsiniz. - Bu hususta eşinizle hem fikir olmaya gayret edin. Şeytan sizin aranızdaki düşünce farkını büyütüp çocuğu boşluğa çekebilir. - Böyle bir emelde insanların sizin etrafınızda kümelenerek tebrikler yağdıracağını zannetmeyesiniz. Tam aksine, hiç ummadıklarınızdan şeytanı bile güldürebilecek tepkiler görmeye hazır olun. - Hafızlık, ortalama iki yılda biter. Bir yıl da sürebilir, üç yıl da sürebilir. Normal süre böyledir ama siz en az elli yıl sürecekmiş gibi hazır olun. Elli yıl sürecek bir proje olarak görün bunu. Böylece şeytan sizi ikinci basamakta yıldıramaz. Pes etmezsiniz. - Hafızlık veya Kur'an ehli çocuk yetiştirmek, hafız olmaktan ya da Kur'an ehli olmak için çalışmaktan çok daha zordur. Çok, çok daha zordur! Buna hazırlıklı olun. Yer yer, 'ben kendim mi hafız olsa idim?' diyebilirsiniz. - Sakın hafızlığı evde yaptırmayı denemeyin. Riski ikiye katlayabilirsiniz. Muhakkak ev ortamının dışında olsun denemeniz. - Hafızlık, onu yapacak talebe kadar yaptıracak hoca işidir aynı zamanda. Bulduğunuz hocanın, hafız yetiştirmeyi Bedir'de cihat etmekten daha hafif görmesi durumunda ona çocuk teslim etmeyin. Hoca aramaya devam edin. Bu süre zarfında da çocuk, Kur'an ehli yetiştirmeyi 'hocalık' zannedecek birinin elinde sürece hiç başlamasın. Ayarları ile oynanmış bir çocuğun hafızlık süreci neredeyse tıkanmış gibi olur. Şöyle de diyebiliriz: Hafızlık sevdası, ayarlarıyla oynanmış bir çocuğun hafızlığından daha iyidir. - Gerek hafızlık öncesinde ve gerekse süreç işlerken çocuğu sürekli abluka altında tutacaksınız. Emsalleri ile bir aralığına dikkat edeceksiniz. Tamamen tecrit ederseniz kompleksli, kendini hiç sayan bir çocuk yetiştirirsiniz. Büyük ihtimalle de psikolojik sorunları olan bir çocuğunuz olur. Hafız da olabilir ama öyle olur. Karma bir ortamda tutarsanız bu sefer de hafızlık yaptıracak bir akıl bırakmazsınız çocukta. Ortasını bulmaya da 'Bedir'deki iş' diyoruz. - Hafızlık öncesinde ve süreç işlerken, çocuğun matematik zekasının ezber zekasını ezmemesine dikkat etmelisiniz. Matematik zekâsı ezber zekâsını ezerse hafızlık işi yokuşa sürülmüş olur. Oyuncağından espriye kadar her alanda buna dikkat etmeniz gerekir. - Yavrunuz, dört yaşından itibaren, hafızlık süreci için incelenmelidir. Dört yaşını doldurduğunda mesela bize getirebilirsiniz. Beş yaşını doldurunca da muhakkak çocuğu, bir Kur'an hafızı yetiştirebilecek hoca görmelidir. Bu hocanın kimliğini tekrar vurguluyorum: Bir hafız yetiştirmeyi, Bedir'deki üç yüz kişiden biri olmak şeklinde algılayacak. Bedir mücahitleri gibi sabırlı olacak. - Yavrunuz beş yaşında bu testlere girmeye başladığında hafızlıkla ilgili zaman da belirlenebilir. Genelde on yaşına kadar acele etmemeyi tercih ediyoruz. On yaşından sonra da zaman başladı diyoruz. Yirmi beş yaşına kadar da geç kalma yoktur. - Benim şahsi kanaatim, mevcut şartlarımızda zorluk ortamından yola çıkarak yaptığım tespitlerde, okul hayatının çocuk için hafızlık yolunu tıkatmayacağını düşünüyorum. Üniversite bile bu yolu tıkatamaz. Tıkatan, çocuğun kafasında Kur'an'a yer kalmayacak ortamlar ve anlayışlardır. Ya da çocuğun Kur'an'ı ikinci iş olarak görmesidir. Bu da sözünü ettiğimiz afetlerden biridir zaten. - Çocuğun üç yaşından itibaren, çevresini yorumlamada hassas olacağını bilin. Buna göre dikkat edin. Mesela çocuğu, Kur'an kıymeti bilmez bir akraba ile buluşturmayacağınız gibi onun gibi olmasını istemediğiniz bir hafızla da asla buluşturmayın. Kur'an'ın ehli olamamış bir hafızı görürse bindiğiniz dalı kesmiş olursunuz. - Eğer tespitlerde, çocuğun hafızlığı size tavsiye edilmezse asla üzülmeyin. Biz hafızlığı 'ezberlemek' ve 'emmek' olarak ikiye ayırmıştık zaten. Çocuğu ezberleme bölümünden alıp emme bölümüne geçiririz ki, asıl hedef de bu idi. Kur'an emsin dursun o zaman. Damarlarındaki kan gibi olsun Kur'an. Böyle bir eğitim uygulamasına geçersiniz. - Bütün bunlar olup biterken sizin dualarınız, süreç öncesinden binlerce kere Arş'a ulaşmış olmalıdır. Bunu unutmayın. Kuru temennilerin hiçbir değeri yoktur. - Bu sürecin öncesinde ve sonrasında gücünüz, istişare ile aktif duruma gelir. Evhama dönüşmeyecek tarzda bir istişare ağı kurun. -Duayı, çevreyi, muallimi, örnekleri tek ve garip kalmayı sabırlı olmayı ve kaderi asla unutmayın!
Hangisinin sizin için daha faydalı olacağını sizi iyi tanıyan, hafızlığınıza vesile olan, ilim yolculuğunuzu bilen kişilerle istişare etmeniz çok iyi olur. Anne babanızın rızasını da öncelemeyi unutmayın.
Beş yaşında çocuğunuzu hafız yapma arzunuz mükemmel ve mübarek bir duygudur. Yürekten tebrik ederim. Ama bulunduğumuz ortam itibarı ile getirisi ile götürüsü arasında yakınlık olmayan bir uygulamadır. Maalesef size onu yapmanızı tavsiye edemeyeceğim. Yapanlar vardır. Ama onların da çocukları üzerinde umduklarını bulabildiklerini söylemek zor. Özellikle size tavsiyem, çocuğunuzu Kur'an sevdalısı biri olarak yetiştirin. Hafız olmasın ama Kur'an denen yerde ayağa kalksın. Kur'an üzere yaşama hasreti taşısın. O yaşta acilen vermeniz gereken bilgi ve heyecan budur. Bunu da siz, anne ve baba olarak vereceksiniz. Çocuğunuza buna uygun bir muhit oluşturacaksınız. Evinize giren çıkan yakınlarınızı, misafirlerinizi buna göre belirleyeceksiniz. Bu büyük ve uzun bir mücadeledir. Bunu becerebilirseniz, zaten bir zaman sonra çocuk kendini Kur'an'a vermek isteyecektir. Umarım, maksadı anlatabilmişimdir. Evet, uzun bir harita çizdim ama uygulanabilmesi bakımından bu daha pratiktir. Dualar ederim, dualarınızı beklerim.
çocuk konusundaki diğer fetvalar
Gerekmez ama bir daha büyük konuşmayın.
Onların hakkına girdi iseniz tabi ki helalleşmelisiniz. Ancak helalleşme konuları özelinde bir müftülükten bilgi alarak bunu yapmalısınız.
İlk zamanlardan beri insanların bu tür deyimleri başkalarının çocukları için bir merhamet ifadesi olarak kullanmaları yaygındır. Hadis kitaplarında da benzer ifadeler hadis olarak geçmektedir. Buradaki kasıt, çağırılanın babası olmayı iddia etmek değildir. Dolayısıyla böyle bir ifadenin kullanılmasında da sakınca görülmemiştir.
Kıymetli kardeşim, sorunuzla alakalı aşağıya linkini bıraktığım fetvalara bakabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun. https://fetvameclisi.com/fetva/maddi-sikintidan-dolayi-cocuk-istememek-vebal-midir https://www.youtube.com/watch?v=iDx-W4WGokY
Bunun için günaha girmezsiniz ama şeytan bu konudan ailenizi bir gün bitirebilir. Asıl buna dikkat edin. Eşinizle daha geniş zamana yayarak ve birbirinizi ikna etmeye çalışarak sabırla konuşun. Kaş yaparken göz çıkarmayasınız.
Evlilik kararı verirken basiretli davranamamışsın, bunun bir yorumu olabilir ama anne olduktan sonra vereceğin kararlarında yine basiretsiz davranırsan bunun anlamlı bir yorumu olamaz. Zannederim, kendini bile bile yıpratacak bir takıntı içindesin. Şu tavsiye edebilirim sana: Dini hayatını Allah’ın emir ve yasakları, Allah’ın rızası için yapılacak nafileler olmak üzere iki görev üzerinde yürütmeye çalış. Farzlar ve haramlar konusunda kimseye taviz verme. Hayatın gibi gör farzları ve haramları. Nafileler de ise tercih yapmayı becer. Sen bunu beceremezsen şeytan seni ailen üzerinden sömürmeyi becerir. Bu kurala ilmihal öğrenmen de dâhildir. Ne kadar eşinin hataları ve ne kadar senin özel beklentin üzerinden değerlendirme yaptığına dikkat et yani kendine karşı da adil ol, dengeli ol. Aile huzurun, eşinle saadetin nafile ibadetlerin önüne geçebilir. Bu gerçeği benimsemeye çalış. Huzurun olmadan nafile ibadet bile yapamazsın. Basiretli ve anlamlı işler yapman durumunda eşinin iyi bir öğretmeni olabilirsin ve bunun yararı onun kadar sana da döner. Erkeklere eşlerinden nasihat dinlemenin ağır gelebileceğini unutma. En anlamlı ve gerekli nasihati bile yapsan, sana inat o yanlışında direnebilir. Sen doğru diye anlatmaya ısrar ettikçe yokuşta daha fazla hızlı koşmaya çalışan birine benzersin. Boşuna yorulursun ve boşuna nabzını artırırsın. Sonuca da ulaşamazsın. Bütün bunları uzun bir zamana mesela bir beş yıla yaymaya çalış. Kimsenin huyu suyu iki haftada değişmez. Sabret ve kazan. Allah yardımcın olsun. Âmîn.