Fetva Meclisi
Soru
Hocam çocuklarla helalleşmeli miyiz? Büyük, küçük, ergin veya değil, bu durum fark eder mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Elbette, helallik istemelidir. Maddi bir konu ise onu iade etmelidir. Manevi bir hak ise ihlal ettiği konu için de helallik istemelidir.
Çirkin bir günah işlediniz, haklı idiyseniz de hatalı duruma düştünüz. Tevbe edin, istiğfar edin, bulabildiklerinizle de helalleşin.
Para veren makamın sizin için koyduğu şartlara uygun iseniz alabilir ve helal olarak harcayabilirsiniz.
Siz, sözleşilen saatte ve yerde bulunduktan sonra karşı tarafın gelmemesi sizin hakkınızın doğmasını engellemez. Alacağınız ücreti ders yapmış gibi alabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Hiç görüşmemeniz daha doğru olur. Onun adına dua edin yeter. Şeytan sizi bir bataklığa çekiyor olabilir, dikkat edin.
Evet, helallik almak gerekir ama kaş yaparken göz çıkarmak gibi bir durum olacaksa helalliği öteleyebiliriz. Küçük çocuğun ne olduğunu, neden olduğunu anlayamayacağı şeyleri ona izah etmek yerine istiğfar etmeniz daha isabetli olur. istiğfar edin, tekrarından korunmaya çalışın.
çocuk konusundaki diğer fetvalar
Bu süreç, ilke olarak sizi ve çocuğu yıpratır. Bunun yerine çocuk iyi bir alt yapı aldıktan sonra hafızlığa başlasa daha iyi olur. On beş yaşından sonra başlasa da zararı olmaz. Yeter ki istekli olsun ve Kur'an'ı güzel okuma seviyesi çok iyi olsun. Allah hayırlı evlat eylesin.
Gerekmez ama bir daha büyük konuşmayın.
Kıymetli kardeşim, sorunuzla alakalı aşağıya linkini bıraktığım fetvalara bakabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun. https://fetvameclisi.com/fetva/maddi-sikintidan-dolayi-cocuk-istememek-vebal-midir https://www.youtube.com/watch?v=iDx-W4WGokY
Bunun için günaha girmezsiniz ama şeytan bu konudan ailenizi bir gün bitirebilir. Asıl buna dikkat edin. Eşinizle daha geniş zamana yayarak ve birbirinizi ikna etmeye çalışarak sabırla konuşun. Kaş yaparken göz çıkarmayasınız.
İlk zamanlardan beri insanların bu tür deyimleri başkalarının çocukları için bir merhamet ifadesi olarak kullanmaları yaygındır. Hadis kitaplarında da benzer ifadeler hadis olarak geçmektedir. Buradaki kasıt, çağırılanın babası olmayı iddia etmek değildir. Dolayısıyla böyle bir ifadenin kullanılmasında da sakınca görülmemiştir.
Evlilik kararı verirken basiretli davranamamışsın, bunun bir yorumu olabilir ama anne olduktan sonra vereceğin kararlarında yine basiretsiz davranırsan bunun anlamlı bir yorumu olamaz. Zannederim, kendini bile bile yıpratacak bir takıntı içindesin. Şu tavsiye edebilirim sana: Dini hayatını Allah’ın emir ve yasakları, Allah’ın rızası için yapılacak nafileler olmak üzere iki görev üzerinde yürütmeye çalış. Farzlar ve haramlar konusunda kimseye taviz verme. Hayatın gibi gör farzları ve haramları. Nafileler de ise tercih yapmayı becer. Sen bunu beceremezsen şeytan seni ailen üzerinden sömürmeyi becerir. Bu kurala ilmihal öğrenmen de dâhildir. Ne kadar eşinin hataları ve ne kadar senin özel beklentin üzerinden değerlendirme yaptığına dikkat et yani kendine karşı da adil ol, dengeli ol. Aile huzurun, eşinle saadetin nafile ibadetlerin önüne geçebilir. Bu gerçeği benimsemeye çalış. Huzurun olmadan nafile ibadet bile yapamazsın. Basiretli ve anlamlı işler yapman durumunda eşinin iyi bir öğretmeni olabilirsin ve bunun yararı onun kadar sana da döner. Erkeklere eşlerinden nasihat dinlemenin ağır gelebileceğini unutma. En anlamlı ve gerekli nasihati bile yapsan, sana inat o yanlışında direnebilir. Sen doğru diye anlatmaya ısrar ettikçe yokuşta daha fazla hızlı koşmaya çalışan birine benzersin. Boşuna yorulursun ve boşuna nabzını artırırsın. Sonuca da ulaşamazsın. Bütün bunları uzun bir zamana mesela bir beş yıla yaymaya çalış. Kimsenin huyu suyu iki haftada değişmez. Sabret ve kazan. Allah yardımcın olsun. Âmîn.