Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben yirmi üç yaşında bir İngilizce öğretmeniyim. İki gün önce göreve başladım. Öğretmenler odasında sadece kadın öğretmenler var, erkek öğretmenler başka bir yerde oturuyorlar. Öğrencilerim beş ve altıncı sınıftakiler. İdareyle de sadece zaruret miktarı kısaca konuşuyorum. Mahremiyet açısından ciddi bir problemim yok yani. Ben büyük siyah veya lacivert örtü ve ferace giyiniyorum. Haliyle çocuklar çok hayret ediyorlar, hem İngilizce öğretmeni hem de bu halde nasıl oluyor diye. Öğretmenleri makyajlı, topuklu ayakkabılı veya basit bir örtüyle görmeye çok alışmışlar. Hemen etrafımı sarıyorlar ve bana bir sürü soru soruyorlar, şaşkınlıklarını ifade ediyorlar. Ben de hem derslerde yeri geldiğinde hem de soru sorduklarında bildiğim kadarıyla ve seviyelerine müsait bir şekilde cevap vermeye çalışıyorum. Örtüden, para için çalışmamaktan büyük hedefli olup ümmette eksikleri tamamlamak için say etmekten, faizden, birbirinin ayıbını araştırmamaktan, namazdan ve bir sürü konudan konuşuyoruz. Bugün öğle arasında namazlarınızı kılıyor musunuz gibi sorular sorunca 5-6 tanesi hemen namaza başlama kararı aldılar. Öğle arasında okulda kalanlar yarın sizinle beraber okulun karşısındaki camiye gelelim dediler, eve gidip gelenler de evde abdest alıp okulda kılmayı düşünüyorlar. Beni çok sevdikleri için hemen kabul ediyorlar her şeyi. Kafama takılan yer burası, bütün bunlar çok hızlı olmadı mı? Seviyeyi korumaya çalışıyorum ama nerede durmam gerektiğini kestiremiyorum. Bir anda aşırı gidip her şeyi zayi etmekten ve bir anda göze çok batmaktan korkuyorum. Ailem de bunları duyunca normal bir örtü ört çok uçtasın zaten diye baskılarını artırıyorlar. Kafam çok karıştı. Örtümü bırakmayı hiç düşünmedim, aynı baskılar üniversiteyi okurken de vardı ama şimdi çok ağır gelmeye başladı. Okulda benim gibi bir öğretmen hiç yok din kültürü hocası bile kelebek başörtülü maalesef. Hocam baskılarla nasıl baş edeceğim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu durumda gelinebilecek noktanın en iyisini yaşıyorsunuz diyebilirim. Direnebildiğiniz kadar direnin. Her an öğretmenlikten ayrılmaya hazır olun. Mesela erkek öğrencilerden bunaldığınız an, ayrılmak ilk kararınız olsun. Bu arada, duygularınızı yazma denemeleri yapın. Mesela 'Bir Matematik Uğruna' diye bir makale yazın. Bu tür denemelere girin. Yazdıklarınızı isterseniz bize gönderin, inceleyip size geri dönelim. Bu sizin için iyi bir rahatlama olabilir. Kendinize, bu sıkıntıları paylaşabileceğiniz bayan arkadaşlar bulun, bunları paylaşın. Bu da sizi rahatlatır. Örnek olarak, bizim vakfın bayan çalışmalarını yürüten talebemizin adresini size yönelendiriyorum. Hemen yazabilirsiniz. Sabredin, sabredin ve bir de sabredin.
Aleykümselam. Açık bir haramla yüzleşmediğiniz sürece o bölümü bitirmenizde sakınca olmaz biiznillah. Öyle bir bölüm diploması ile de hizmet etmeniz mümkündür. Ailenizin de karşınızda sizin düşmanınız gibi olması sizin açınızdan zararlı olur. Dengeyi kurmaya çalışın. Sabredin yılmayın, zamanla rahatlarsınız. Toplumun geneline aklınız takılmasın, kendinizi ve çalışmanızı dininize uyarlayın, gerisine Allah yardım eder. Size dualar ederiz
Ağır bir hizmet, acil bir durum söz konusu olduğunda gitmen zorunlu olur. Normal durumlarda gitmeyebilirsin.
Allah yardımcınız olsun. Bu gelişmeden asla vazgeçme ama zamana yay. Mesela bir haftada planlanabilecek bir şeyi bir aya yay. Acele etme ki kökten kaybetmeyesin. Ne annenle ne eşinle bir şey tartışma. Onlar itiraz ettikçe sen sus ve dinle sadece. Zamanla seninle onlar da tartışmayacaktır ve biraz zaman alacak ama sen hedefine ulaşacaksın biiznillah. Sabreden kazanır biiznillah.
Selamünaleyküm. Sizi de eşinizi de tebrik ederim. Allah amelinizi makbul buyursun. Tam anlamıyla cihat üzeresiniz. Ne mutlu size. Böyle karı koca kendilerini Allah'a vermişlere hayran oluyorum. Mübarek bir davranış üzeresiniz. Bana da dua etmenizi rica ederim. Gelinimiz, işini hemen bıraksın. İngilizcesi iyi ise özel derslerle hocalığını yapar. Evlilik ateşine tutuşmuş delikanlılara ders vermek genç bir kadının işi değil, gerekli de değil. Siz bu heyecanla beraberken nerede olursanız olun Allah size yardım eder. Mus'ab yetiştirmenin kolay yeri yoktur. Aileyi büyütme ve yakınlara tesir etme gibi ilaveleri de katarak onların yanına geçmenizi daha makul bulurum. Siz kendiniz bir Mus'ab olun, Yesribler yeşersin sizin elinizle. Bana ait ne varsa o da sizin olsun. Yazın çizin, kullanın; yeter ki beni bir duadan unutmayın. İmrendiğim aile yuvanızın saadeti için dualar ederim
Rabbimden size sabır ve sebat dilerim. Ve dilerim ki yaşadığınız endişeler ahirette sevap olarak sizi bulsun. Yavrumuza da acil şifalar ve afiyetler diliyorum. Âmîn. Bir kere tek bir pedagog ile yetinmeniz hiç doğru değil. Psikolog ve pedagoglar bir tür içtihat yapmaktadırlar. İsabet kadar yanılmaları da tabiidir. Farklı pedagoglara muhakkak götürmelisiniz. Bunu hassaten tavsiye ederim. İkinci olarak da elbette siz yapıyorsunuzdur ama bir mü'min kardeş olarak tavsiye etmeliyim zannederim: Yavrumuzun günlüğünü tutun. Bir pedagoga gittiğinizde ya o günlüğü özetleyip yazarak önüne koyun ya da notlarınızın bütününü verin ona, daha isabetli kararlara yardım etmiş olursunuz. Din olarak da asla endişelenmeyin ve şunu bilin ki: Belki yavrumuza istediğiniz dini bilgiyi ve uygulamayı veremeyebilirsiniz, dünya hâli bu ama vermiş gibi ecrinizi alırsınız biiznillah. Yürüyüşünüz böyle olsun. Tam bir sabırla yol almaya bakın. Asırlarca sürecekmiş gibi hazırlıklı olun. Duanız büyük bir silahınızdır. Yavrumuza zor/şiddet/tehdit/mahrumiyet yöntemlerini kullanmamanızı tavsiye ederim size. Bu yöntemleri kullananlar zararın en ağırını yaşadılar benim tecrübelerimde. Sabırlı olun. Merhametin ve tatlı dilin gücü sopanın gücünden daha fazladır. Yeter ki sabrın içini doldurun. Anne olarak duanızı sakın basit görmeyesiniz. Bir başka tavsiyem de şu olur: Siz de bir anne olarak böyle bir çocuğun yetiştirilmesi esnasında nasıl ayakta durabileceğiniz konusunda psikolog desteği almalısınız. Dini açıdan ise neyi ne kadar yaptırabilirseniz… Net kuralımız budur. Neyi ne kadar yaptırabilirseniz! Kendinizi yalnız hissetmeyin; sizi kuşatan meleklerle konuşmaya çalışın zaman zaman. Allah yardımcınız olsun. Bir çeşit ibadet olarak bu ibadetiniz makbul olsun. Âmîn.
çocuk konusundaki diğer fetvalar
Fısfıs da sıkarak yalandan korunabilirsiniz. “Sana acıtan iğneden vurmayacağım.” diyerek de kurtulabilirsiniz. Burada özellikle çocuğun sizi yalancı doktor olarak bilmesine karşı dikkatli olmalısınız. Bu nokta, o sözün yalan sayılma ihtimalinden daha önemlidir.
Her çocuk belli zamanlarında bu veya benzeri merak seraplarına takılabilir. Bunda endişelenecek bir durum yoktur. - Çocuğu sorularından ötürü kınamayın. - Çocuğun her sorusuna vereceğiniz her cevaba ikna olmasını beklemeyin. Tatlı ve rahatsız olmamış bir eda ile bildiğiniz kadarı ile cevaplar verin. - Cevapta tıkanırsanız, cevap konusunu geniş bir alana yayın. Mesela “Allah neden en büyük?” şeklindeki bir soruyu o anda cevaplayamayacaksanız evrenin büyüklüğünden, zamanın ne kadar uçsuz bucaksız olduğundan, ağaçlardan, denizlerden büyük bir ansiklopedi gibi konular açın. Böylece onu büyük cevabın içinde bir şeyler aramaya itmiş olun. - Bunu da yapamazsanız “böyle bir soruyu okula gittiğinde öğretmenine sorabilirsin, biz de her şeyi bilmeyebiliriz” türünden cevaplar verin. - Belli sorularda da önceden anlaştığınız ve çocuklara merhametle bakabilen bir hocaya gidip ona sormayı çocuğa teklif edin, beraberce gidin. Hoca çocuğu özel karşılasın, hediyeler versin, cevaplarını da versin. - Sabrederek, uf puf yapmadan dinleyin çocuğu. Başka işle meşgul iken savsaklama tipi cevaplar vermeyin. Eski soruları ile karşılaştırma yaparak “ama bunu şöyle sormamış mı idin?” şeklinde yarı kınama yapmayın. - Tıkandığınız sorular olunca “bunu ben de bilmiyorum, araştırıp sana cevap vereyim” deyin ve gerçekten araştırın. Sonra da tatlı tatlı cevaplar verin hatta cevap vereceğiniz zamanı bir kutlamaya dönüştürün, o ne seviyorsa onu yaparak “filan konunun cevabı kutlaması” gibi bir şenlik yapan. Çocuğun sorusu hem bilgiye dönüşsün hem aranızdaki muhabbeti, saygıyı güçlendirsin biiznillah. Asla kınamayın, asla bıktı görüntüsü vermeyin. Böyle bir çizgi izlerseniz bir zaman sonra çocuğun gündemi değişir, başka şeylere yönelir.
Bunun için günaha girmezsiniz ama şeytan bu konudan ailenizi bir gün bitirebilir. Asıl buna dikkat edin. Eşinizle daha geniş zamana yayarak ve birbirinizi ikna etmeye çalışarak sabırla konuşun. Kaş yaparken göz çıkarmayasınız.
Kıymetli kardeşim, sorunuzla alakalı aşağıya linkini bıraktığım fetvalara bakabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun. https://fetvameclisi.com/fetva/maddi-sikintidan-dolayi-cocuk-istememek-vebal-midir https://www.youtube.com/watch?v=iDx-W4WGokY
Sorunuz canlı hayvanların bulunduğu bir bahçeyi kastediyorsa cevabımız şudur: Allah’ın mahlûkatını seyretmek büyük küçük herkes için bir ibret vesilesidir. Kara veya deniz hayvanlarının bulunduğu mekânlar ziyaret edilebilir. Çocuklar için bu hükmün bir farkı yoktur. Sadece özel durumu olan çocuklar için veya genel olarak çocuklar için pedagogların farklı bir önerisi olursa ona dikkat edilebilir. Canlı olmayan heykellerin bulunduğu mekânlar kastediliyorsa bu soruda eğitim amacı dışında heykel nitelikli canlı figürlerinin bulunduğu mekânın izlenmesi sakıncalı bulunabilir.
Onların hakkına girdi iseniz tabi ki helalleşmelisiniz. Ancak helalleşme konuları özelinde bir müftülükten bilgi alarak bunu yapmalısınız.