Fetva Meclisi
Soru
Hocam, benim on üç yaşında bir kızım var. Onu İslam dairesinde yetiştirmeye çalışıyorum. Küçüklüğünden bu yana davranışlarında bir farklılık olduğunu fark ettik. Bu nedenle onu bir pedagog gördü fakat teşhis koyamadı. Benim de çocuk gelişimi formasyonum olduğu için bu tür çocukların davranışlarından anlıyorum ve kızımın hafif otistik olduğunu düşünüyorum çünkü belirtiler onu gösteriyor. Ne yaparsam yapayım, ne sosyal yaşamda ne de namaz, abdest gibi konularda öğrenememe problemi yaşıyor. Böyle bir bireye dini hükümler konusunda nasıl bir yol izlemeli? Yani ben ona sevdirerek zorlama yapmadan öğretmeye çalışıyorum ama bazen sabrım taşıyor, kızıyorum, imtihanım bu. Mesela namaz ve abdesti öğretiyorum nasıl olması gerektiğini fakat hiçbir zaman sonuç alamıyorum. Bu çocuğun ahiret hesabı ne olur sizce hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu durumdaki genç bir kız için nasihat, rica gibi yöntemler veya azarlama, kınama gibi tavırlar olumlu sonuç vermez. Büyük oranda daha da sertleşmeye ve uzaklaşmaya götürebilir maazallah. Şöyle bir yöntem izlemenizi ve sabırla sonucu beklemenizi tavsiye ederiz: - Sanki küçük bir çocukmuş da başını açmış gibi bakmaya çalışın, buna kendinizi ikna edin. - Onunla günlük hayata dair ortak noktalar oluşturun. Mesela sevdiği aile bireylerini beraberce ziyaret etme, onunla birliktelikten hiç bunalmıyormuş gibi gösterip beraberce gezme... - Örtü ve benzeri konuları onunla hiç konuşmayın ama hiç! - Babalık ve annelik sevginizi, alakanızı artırın. 'Canım kızım' gibi ifadeleri samimi bir şekilde kullanın. Mantığımız şu olacak: Zaten bu küçük çocuk, başını örtmese de olur. - Sevginizi artırmakla onun imandan çıkmasını engellemiş olursunuz. Çok geçmeden de eskisinden daha iyi örtünür biiznillah. Örtüsüne takılır kalırsanız yarın maazallah imanı ile ilgili ne yapacağınızı araştırmak zorunda kalabilirsiniz. Beterin beteri var. Kendinizden ittikçe o da şeytana daha yakın duracaktır. Bu durumda iken onu kurtarma ihtimaliniz üç ise o zaman bire düşecektir. - İnsanların, akrabalarınızın ne dediğine ne diyeceğine takılmayın. Sizin derdiniz size yeter, ateş düştüğü yeri yakar. Sizden başkası size kesin çare olacak şeyler göstermez. - Bu reçete zordur ama en azından sebep siz olmadığınız için veya onu daha fazla itmediğiniz için huzur içinde olursunuz. Aksi ise hem onu kaybetme hem kendinizi yıpratma ve kahretme şeklinde olur. - Bitmez tükenmez bir dua hamlesi başlatın. Onun yüzüne veya duyacağı ortamlarda değil ama siz ve Rabbiniz başbaşa iken çokça dua edin. Özellikle zaman zaman teheccüde kalkın ve dua edin. Duanız ve sabrınız yoksa Allah'ın yardımı da yok gibidir, bunu unutmayasınız. - Allah yardımcınız olsun, size sabırlar indirsin. Amin.Bu durumdaki genç bir kız için nasihat, rica gibi yöntemler veya azarlama, kınama gibi tavırlar olumlu sonuç vermez. Büyük oranda daha da sertleşmeye ve uzaklaşmaya götürebilir maazallah. Şöyle bir yöntem izlemenizi ve sabırla sonucu beklemenizi tavsiye ederiz: - Sanki küçük bir çocukmuş da başını açmış gibi bakmaya çalışın, buna kendinizi ikna edin. - Onunla günlük hayata dair ortak noktalar oluşturun. Mesela sevdiği aile bireylerini beraberce ziyaret etme, onunla birliktelikten hiç bunalmıyormuş gibi gösterip beraberce gezme... - Örtü ve benzeri konuları onunla hiç konuşmayın ama hiç! - Babalık ve annelik sevginizi, alakanızı artırın. 'Canım kızım' gibi ifadeleri samimi bir şekilde kullanın. Mantığımız şu olacak: Zaten bu küçük çocuk, başını örtmese de olur. - Sevginizi artırmakla onun imandan çıkmasını engellemiş olursunuz. Çok geçmeden de eskisinden daha iyi örtünür biiznillah. Örtüsüne takılır kalırsanız yarın maazallah imanı ile ilgili ne yapacağınızı araştırmak zorunda kalabilirsiniz. Beterin beteri var. Kendinizden ittikçe o da şeytana daha yakın duracaktır. Bu durumda iken onu kurtarma ihtimaliniz üç ise o zaman bire düşecektir. - İnsanların, akrabalarınızın ne dediğine ne diyeceğine takılmayın. Sizin derdiniz size yeter, ateş düştüğü yeri yakar. Sizden başkası size kesin çare olacak şeyler göstermez. - Bu reçete zordur ama en azından sebep siz olmadığınız için veya onu daha fazla itmediğiniz için huzur içinde olursunuz. Aksi ise hem onu kaybetme hem kendinizi yıpratma ve kahretme şeklinde olur. - Bitmez tükenmez bir dua hamlesi başlatın. Onun yüzüne veya duyacağı ortamlarda değil ama siz ve Rabbiniz başbaşa iken çokça dua edin. Özellikle zaman zaman teheccüde kalkın ve dua edin. Duanız ve sabrınız yoksa Allah'ın yardımı da yok gibidir, bunu unutmayasınız. - Allah yardımcınız olsun, size sabırlar indirsin. Amin.
Kızım, endişene gerek yok. Çok acil bir devlet hastanesinde doktora görün. Onun dediklerini yap ve bana tekrar yaz. Senin yaşında tehlikeli bir durum değil bu. Sen tedaviyi geciktirdiğin için böyle sıkıntı çekiyorsun. Senin için dua ediyorum ve muhakkak iyi haberini bekliyorum.
Selamünaleyküm. Namaz ağır bir ibadettir; Allah'ın yardım ettikleri dışında herkese ağır gelir. Sizin üslubunuz bıktırıcı gibi görülüyor. Çok hırslı ve aceleci davranıyorsunuz anlaşılan. Çok istemekte haklısınız ama acele etmekte hakkınız yoktur. O yaşlarda bir çocuğun namaza ısınması ortalama beş yılda mümkündür. Bütün enerjinizi beş yıla yayarak bunu yapmaya çalışın. Kaş yaparken göz çıkarmayın, vebal altında kalırsınız. Her gün bir çivi, bir tuğla ile beş senede bir ev yapacak sabrınız yoksa girmeyin bu işe, nefret ettirirsiniz. Tesettür de böyledir. Tatlı tatlı ve adım adım yapın yapacağınızı.
Selamünaleyküm. Yüksek okula gönderirken hata ettiğinizi bilmeliydiniz. İki yıllık okullarda ve diğerlerinde bu tür açılımlar hemen herkesin tehlikesidir. Bundan sonraki bölümde tavrınız normaldir. Allah yardımcınız olsun.
Hayatı olduğu gibi imtihan olarak kabul edin. Bir barikat geçilince yol bitmediği gibi sizin de bir imtihanınız bitince yolunuz dümdüz olmayacaktır. Son nefese kadar imtihana hazır olmalıyız. Peygamberler bile buna benzer bir hayat yaşamışlardır. Elbette onların durumu bizimki gibi değildi ama onlar da sıkıntıdan sıkıntıya girdiler. Sonunda Rablerinin huzurunda aradıklarını buldular. Biiznillah biz de ayakta kalmayı becererek nihaî huzuru Rabbimizin katında bulacağız. Size tavsiyem budur: Bakışınızı değiştirin. Ferace giymeniz güzel ama yol bitmedi. Anne babanıza da takılmanıza gerek yoktur, siz kendi durumunuza bakın. Onlar sizin nasihatinizi dinlemezler. Siz kanatlanıp melekleşinceye kadar yılmadan ve usanmadan çalışmaya bakın. Bir zaman sonra bütün bu sıkıntı dediğiniz şeylerin tatlı bir hatıraya dönüştüğünü göreceksiniz. Sizi Allah'a emanet eder, kalbinize huzur vermesini temenni ederim.
Aleykümselam. Allah Teâlâ'dan size sabırlar dilerim. Eşinizle ilişkilerinizde sıkıntınız varsa bu sizin, hem eşinizle ilişkinizden ötürü hem de çektiğiniz sıkıntıdan ötürü iki sevap kaynağına sahip olduğunuzu gösterir. Yavrularınıza sarılın ve onlarla teselli bulun. Eşinizi de zaman içinde eritmeye hazır olun. Bir zaman sonra sizin beklediğinizden daha iyi olabileceğini asla unutmayın. Duanın gücünü bilin, duayı hiç eksik etmeyin. Yavrularınızın etkilenmemesine dikkat edin. Bir de şunu size tavsiye etmeliyim: Madem ki, eşinizin tavırlarını anladınız, onunla hiç tartışmayın. Tartışma başlayacağı zaman susun. Tepki vermeyin. Kısa bir zaman sonra sizi bu sessizliğinizin tartışmanızdan kat kat daha tesirli olduğunu göreceksiniz. Allah yardımcınız olsun, size sabırlar ihsan etsin.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Tabaka oluşturacak şekilde abdest azasına yapışıp kalan şey abdeste manidir. Yalnız: Mesleğiniz öyle bir işle uğraşan meslek ise ve siz ondan normal şartlarda kurtulamıyorsanız, Veya normal hayatta elinize bulaştı fakat çözücü bir nesne bulamadığınız için ya da cildinize bir zarar gelmeden çözülmesi mümkün olmayan bir şekilde elinizde kaldı ise… Bu iki durumda da zaruret bulunduğu için abdestiniz kabul olur biiznillah.
Önceliğimizin tedavimizi Müslüman bir uzmana yaptırmamız olacağı bellidir. Müslüman uzman bulunmadığında veya uzmanlık açısından Müslüman olmayan daha ehil ve etkili olduğunda MÜSLÜMAN OLMAYAN UZMANA da gidebiliriz ve onun raporuna göre de abdest, namaz, oruç gibi ibadetlerde ruhsatla amel edebiliriz. Genel olarak asıl ölçünün UZMANLIK olduğunu söyleyebiliriz.
Bu hastalık beyin dâhil organların kullanılmasını engelleyebilen bir hastalık olarak bilinmektedir. Hastalığın düzeyi de hastadan hastaya değişmektedir. Bu hastalığa yakalanan birisi, beyin fonksiyonları açısından hastalığın etkisinde değilse sağlam insanlar gibi ibadetlerine devam edecektir. Temizlik, namaz ve oruç ibadetini gücü oranında yerine getirir. Yerine getiremeyecek durum olduğunda ise o bölümden muaf olur. Mesela namazı ancak oturarak kılabiliyorsa oturur kılar. Temizliğinde taharet yapamıyorsa yaptırma imkânı da bulamadığında ondan muaf olur. Aynı şekilde oruç da böyledir. Orucun farkı olarak tutamaması durumunda, tutamadığı her gün için bir fidye (Ramazan ayında verilen fitre) verir. Hastalık beyin fonksiyonları açısından onu etkilemiş ve melekelerini kaybetmiş ise bu durumda mükellef olma özelliğini yitirmiştir. Bu da onun ibadet sorumluluğunun olmaması demektir. Allah Teâlâ sabırlar ihsan etsin kardeşimize de onunla ilgilenen yakınlarına da. Âmîn.
Uzmanın “tedavi için gereklidir ve alternatifi yoktur” dediği bir bant için ruhsat var demektir. Ruhsat bulunduğu sürece de abdest ve benzeri yıkama durumlarında YIKANMAMASI açısından bir sakınca yoktur.
Allah Teâlâ size afiyetler ihsan etsin. Âmîn. O torbayı üzerinizdeki çamaşır gibi kabul edebilirsiniz. Buna göre de kirlendikçe namaz kılmak için onun değiştirilmesi gerekir. Değiştirilmesi kolay olmuyorsa (ki genelde böyledir) değiştirmeniz de gerekmez. Her ezan vaktinde abdest alarak o torba ile namazınızı kılabilirsiniz. Başka bir (büyük abdest veya dışkı gibi) sebep olmadıkça da abdestiniz bozulmuş sayılmaz.
Cuma günü sabah imsak vaktinden Cuma namazı vaktine kadar gusledilirse biiznillah Cuma günü için gusletmenin sevabına ulaşılmış olur.