İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam, çocuklarımızla fil veya aslan gibi hayvanların bulunduğu hayvanat bahçesine veya vatoz, yunus, köpek balığı gibi deniz hayvanlarının da bulunduğu bir akvaryuma gitmemiz caiz mi? Rabbim tüm sıkıntılarınızı gidersin, size cennette en yüksek derecelerde olmayı bahşetsin.

Cevap

Sorunuz canlı hayvanların bulunduğu bir bahçeyi kastediyorsa cevabımız şudur: Allah’ın mahlûkatını seyretmek büyük küçük herkes için bir ibret vesilesidir. Kara veya deniz hayvanlarının bulunduğu mekânlar ziyaret edilebilir. Çocuklar için bu hükmün bir farkı yoktur. Sadece özel durumu olan çocuklar için veya genel olarak çocuklar için pedagogların farklı bir önerisi olursa ona dikkat edilebilir. Canlı olmayan heykellerin bulunduğu mekânlar kastediliyorsa bu soruda eğitim amacı dışında heykel nitelikli canlı figürlerinin bulunduğu mekânın izlenmesi sakıncalı bulunabilir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şeriat’ımızın canlı resmi ve heykeli yapmayı, bulundurmayı yasakladığı malumdur. Küçük çocukların oynayacağı bebek veya hayvancık şekiller için ise ruhsat veren âlimler olmuştur. Bilhassa kumaştan ya da hamurdan yapılmış oyuncaklara izin vardır. Bugünkü teknoloji ile üretilen ve neredeyse canlısı ile ayırt edilemeyecek kadar dikkat çekici olanlar için ruhsat bulamayan âlimlerden söz edebiliriz. Hüküm olarak bilmemiz gereken şudur: Resim ve cisim şeklinde olan canlılar sakıncalıdır. Sadece çocuklar için ruhsat vardır denebilir. Bu ruhsatı da gevşetmemek yaygınlaştırmamak gerekmektedir.

Çocuklara oyuncak bebek veya oyuncak hayvan almak caiz mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Açık alan hayvanlarının hapsedilmesi caiz değildir. Kafeste, akvaryumda yaşayabilen hayvanların evlerde beslenmesinin dinen bir sakıncası yoktur ama bilhassa çocuğu olanlar için doktora sorulması gerekmektedir. Allah’a emanet olun.

Hocam evde akvaryum balığı, muhabbet kuşu türü hayvanların olmasında bir sakınca
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Canlı bir mahluku yansıtan heykel şeklindeki ürünlerin caiz olacağını söylemek zordur. İlk bakışta bir canlıyı yansıtmayan şekiller yapılmalıdır ya da canlının o yapılmış şekliyle yaşamayacağı kadar kırpılmış şekilde yapılmış olması gerekir. Bazı âlimler kız çocuklar için bebek yapımına izin vermişlerdir ama genel bir görüş olarak anlaşılması zordur.

Hocam, amigurumi yapmak günah mı?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hayvan ve insan heykelini evinizde bulundurmayın. Melek de girmez, bereket de kaybolur.

Evimde oyuncak köpek var, evime melekler girer mi? Hüküm sadece canlı hayvan içi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Siz sadece görüp, duyduğunuz hayvanları bilebiliyorsunuz. Bir de bilmediğimiz nice hayvanlar var. Biz ve bizim dışımızdaki bütün mahlûkat bir bütün olarak Allah'ın mülküyüz. Biz bu dünyanın sahibi değiliz. Sadece bir süreliğine misafir olarak bulunuyoruz burada. Misafirin ev sahibinin mülkünde bilmesi gereken şeyler sınırlıdır. Belki de bildiklerimiz bilmediklerimizin yanında bir hiçtir. Sorunuzdaki bölüme yüzlerce cevap verilse hiçbiri net ve kesin cevap olamaz. Zira hepsi tahmindir. Allah Teâlâ dilemiş ve yaratmıştır. Açıklamadığı hikmeti bizim açıklayıcı bilgi ile donatmamız mümkün olmaz. Rabbimizin büyüklüğüne ve her işte bir hikmeti olacağına iman eder ve rahat ederiz. Bilimsel olarak yararı olacak araştırmaları ise yapmamızda sakınca yoktur.

Yediğimiz, faydalandığımız hayvanlar olduğu gibi yemediğimiz, faydalanmadığımız
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Hanefi mezhebindeki hükümlere göre, denizden sadece balık türü olanlar yenir. Bir zikrin, okumanın yapılmış olması için kişinin kendi duyacağı bir sesle olması gerekir. Aksi takdirden ona 'tefekkür' adı verilir. Meleklerin duyup duymaması başka bir husustur.

Selamünaleyküm hocam size iki soru sormak istiyorum: 1. Denizden çıkan her hayv

çocuk konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah yardımcınız olsun. Şöyle bir okuma/okur olma/okur düşünür çocuk yetiştirme planı yapabilirsiniz: Okumak sözcüğü sizin için ebediyen değişmeyecek şekilde Kur'an okumayı hatırlatsın size. Her gün siz ve çocuğunuzun annesi Kur'an okuyun. Annesinin okuyamadığı günlerde siz okuyun o dinlesin. Bir sayfa da olsa her gün Kur'an okuduğunuzu, her sabah evin perdesini açtığınız gibi bir hayat gerçeği olarak görsün yavrunuz. Okuduğunuz Kur'an hatim olarak bitince de evde bir dua merasimi yapın. Özel yemekler yapın. Bunları yavrunuz ve müstakbel kardeşleri izlesin. Göreceksiniz yavrunuz Kur'an’ımızı hayatının bir parçası gibi görecektir. Misafir geldiğinde de okuyun. Hep beraber okuyun. Hasatlık olunca da, az da olsa okuyun. Böylece ‘Oku’ emri ile başlayan kitapla tanışsın yavrunuz. Bir günde veya bir haftada yoğun okuma yerine günlük az ama sürekli olanı tercih ederiz. Bu aynı zamanda sizin maneviyatınızın güçlenmesine de vesile olacaktır. Evinize bereket inecektir. Bu noktadan sonra evinizde bir ilmihal kitabını her üç senede bir kere bitirin. Okuduğunuz kitaba notlar düşün, altını çizin. Anlayamadığınızı tekrar okuyun. Beraberce bir bilenden sormaya gidin. O kitap sizin fıkıh alt yapınızı oluştursun. Yalnız bu kitap çocuk için değildir. Onun için farklı yaşlarda farklı kitaplar alacaksınız. Üçüncü olarak da evinizde RİYAZUSSALİHİN adlı hadis kitabı bulunsun. O sizin musluğunuzdan akan su gibi size Peygamber aleyhisselamın ahlakını akıtacaktır. Onu evinizin suyu bilin. Erkam yayınları arasında çıkan sekiz ciltlik baskısını alabilirsiniz. O kitaptan, önceleri her hafta bir hadis ve şerhini okuyarak başlayın. Misafir gelince de okuyun, onlara da faydanız dokunsun. Misafirliğe giderken çocuğunuzun çamaşır çantasını götürdüğünüz gibi kitabınızı da götürün, gittiğiniz yerde de okuyun. Pikniğe giderken götürün. Böylece eviniz biiznillah salihlerin bahçesine dönüşsün. Sakın bir hadis ve iki sayfalık şerhi diye küçümsemeyesiniz yaptığınızı. Siz de bebek iken birkaç damla süt alıyordunuz ağzınıza ama bugün büyük bir adam/kadın oldunuz, değil mi? Damla damla büyümemiz realitemizdir. İlk zamanlarda kitabın üslubuna alışana kadar anlayamadığınız yerleri bir bilene sormanızda sakınca olmaz. İlk zamanlarda değil ama ileriki dönemlerde mesela iki yıl sonra bir tefsire ihtiyacınız olabilir. O zaman da M. Toptaş’ın ŞİFA tefsiri ile başlarsınız. Kısa surelerin tefsirini okursunuz. Fatiha suresinin tefsirini okursunuz. Onu o zaman programlayabilirsiniz. Evinizde üç kitaplık bulunsun. Birinci kitaplıkta evdeki herkesin ve gelmesi muhtemel misafirlerin sayısında Mushaf olsun. O kitaplığa MUSHAF KİTAPLIĞI deyin. Oraya başka kitap koymayın. İkinci kitaplıkta diğer kitaplarınız bulunsun. Üçüncü kitaplığı da çocuğunuzun/çocuklarınızın kitaplığı olarak belirleyin. Çocuklar o kitaplığı kendilerinin olarak bilsinler. Onlar için yaşlarına göre kitaplar alın, oraya koyun. Önceleri kitaplarını yırtsa da ses çıkarmayın. Onun kitabı yırtması bile bir okutma eğitimi olacaktır biiznillah. Evinizde bir genel ansiklopedi bulunabilir. Müslüman yayın evlerinin çıkardığı romanlar bulunabilir. Yazarı mü'min olmayan kitapları evinize sokarken bile bile zehir kullanacağınızı unutmayın. Her şehirde bir hastane bulunacağı gibi sizin evinizde de bir İHYAUULUMUDDİN bulunsun muhakkak. Bir zaman sonra da olsa ona muhakkak müracaat edeceksiniz. Evinize gelen dede ve ninelere, misafirlere çocukların yanında kitaplığı ve kitapları konuşun. Onlar o esnada oynuyor olsa bile siz bunu yapın. İnsanların hatta en yakın çevrenizin sizi ciddi bir şekilde takdir edip benimseyeceğini zannetmeyesiniz. Kitap gariplerin dostudur. İnsanlar siz kitaptan söz ettikçe sizden uzaklaşabilirler. Siz de kitaplarınızla akraba olursunuz. Bu programın başarısını büyük oranda eşinizin de size katılması oranı kadar olacaktır. Bu nedenle ittifak ederek yürütün bu planı ki daha başarılı olabilesiniz. Ve duasız nefes alamazsınız. Çok dua edin. “İkra” ümmetinden olmanın hakkını verebilmek için. Allah’a emanet ederim sizi.

Sevgili hocam iki yaşında bir oğlum var. Biz evde nasıl hareket edersek aynısını
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Çocuk iki yaşını bitirmeden olursa süt emzirme süt evlatlığı gerçekleşir. Mahremiyet açısından da bir sorun kalmaz. Size sadece şu ikazı yapmamızda fayda vardır: a- Süt bağı miras hakkı getirmez. O açıdan yabancı olmaya devam eder çocuk. Sizin çocuğunuzla bunun nasıl bir sonuç getirebileceğini iyi düşünmelisiniz. Şu anda ve o küçük yaşta hissedilmeyen bir sorun olabilir bu ama ileriki yaşları da düşünmek gerekir. b- Sizin bu mübarek diyebileceğimiz duygunuz tebrike şayandır ama insanların öz çocuklarından aradıklarını bulamadıkları bir zamanda sizin, aradığınızı bulamayınca hangi haletiruhiyede olacağınızı iyi düşünmelisiniz. c- Bu hususta sizin kanaatinizle eşinizin kanaati arasında aynılık olmazsa bile bile bir sorun kümesi üretmiş olabilirsiniz. Bunu da iyi düşünün. Allah yardımcınız olsun.

Hocam sütannesi olup mahremiyet sıkıntısı yaşamayacağımız bir evlat edinmek isti
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Her çocuk belli zamanlarında bu veya benzeri merak seraplarına takılabilir. Bunda endişelenecek bir durum yoktur. - Çocuğu sorularından ötürü kınamayın. - Çocuğun her sorusuna vereceğiniz her cevaba ikna olmasını beklemeyin. Tatlı ve rahatsız olmamış bir eda ile bildiğiniz kadarı ile cevaplar verin. - Cevapta tıkanırsanız, cevap konusunu geniş bir alana yayın. Mesela “Allah neden en büyük?” şeklindeki bir soruyu o anda cevaplayamayacaksanız evrenin büyüklüğünden, zamanın ne kadar uçsuz bucaksız olduğundan, ağaçlardan, denizlerden büyük bir ansiklopedi gibi konular açın. Böylece onu büyük cevabın içinde bir şeyler aramaya itmiş olun. - Bunu da yapamazsanız “böyle bir soruyu okula gittiğinde öğretmenine sorabilirsin, biz de her şeyi bilmeyebiliriz” türünden cevaplar verin. - Belli sorularda da önceden anlaştığınız ve çocuklara merhametle bakabilen bir hocaya gidip ona sormayı çocuğa teklif edin, beraberce gidin. Hoca çocuğu özel karşılasın, hediyeler versin, cevaplarını da versin. - Sabrederek, uf puf yapmadan dinleyin çocuğu. Başka işle meşgul iken savsaklama tipi cevaplar vermeyin. Eski soruları ile karşılaştırma yaparak “ama bunu şöyle sormamış mı idin?” şeklinde yarı kınama yapmayın. - Tıkandığınız sorular olunca “bunu ben de bilmiyorum, araştırıp sana cevap vereyim” deyin ve gerçekten araştırın. Sonra da tatlı tatlı cevaplar verin hatta cevap vereceğiniz zamanı bir kutlamaya dönüştürün, o ne seviyorsa onu yaparak “filan konunun cevabı kutlaması” gibi bir şenlik yapan. Çocuğun sorusu hem bilgiye dönüşsün hem aranızdaki muhabbeti, saygıyı güçlendirsin biiznillah. Asla kınamayın, asla bıktı görüntüsü vermeyin. Böyle bir çizgi izlerseniz bir zaman sonra çocuğun gündemi değişir, başka şeylere yönelir.

Hocam benim altı yaşında bir kızım var. Bildiğimiz kadarıyla dinimizi anlatmaya
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sizi hasseten tebrik ediyorum. Sizin için hususi dua ediyorum. Umumiyetle sizin yaşınızdakiler hele ilk öğretmenliklerinde her şeyin en mükemmeline vakıf olduklarını zannederler, istişareyi fuzuli bulurlar. Allah yardımcınız olsun. Pek güzel düşünmüşsünüz. Sizi tekrar tebrik ediyorum. Rabbim ecrinizi ziyade etsin. Sözünüze bereket ihsan etsin. Bir noktayı tespitte haklısınız: Aşırı ve hızlı kalkış çabuk çökme getirebilir. Adım adım gidin, daha az yorulursunuz. Bir de çocukların o denli hızlı dönüşleri kalıcı olmaz. Neticede çocuktur onlar, sizden etkilenir namaz kılarlar, öbür öğretmenden etkilenip maça giderler. Bunu normal görmeliyiz. Sizin bir kere mesleğinizde “iyi” olmanız gerekiyor. Bu iyiyi iyi yapın. Bu birinci ilkeniz olsun. İkinci olarak da, mesleğinize tapınmayın. Gerektiğinde o akşamki mesai bitimini bile beklemeden bırakacak kıvamda ciddi olun. İyi ama minnetsiz kalitesini tutturduğunuzda öğrenciler kadar öğretmenlere bile etki edersiniz biiznillah. Üçüncü olarak, kibirden sakının. Sinsi bir kibir sizi kökten imha edebilir. Başörtüsü iffetinizken, kibir yüzünden helakiniz olabilir maazallah. Dördüncü olarak, istişareyi sürekli ve yaygın yapın. En azından üç yıl sizden bir üstü ile istişare edin. Gitgide bunun gereği azalacak ama siz sizden öncekilerin birikimini almayı ihmal etmeyin. İstanbul'da bulunuyorsanız vakfımıza gelebilirsiniz. Bu meseleleri daha ayrıntılı görüşebiliriz. Size özellikle dua ediyorum, tebrik ediyorum.

Hocam ben yirmi üç yaşında bir İngilizce öğretmeniyim. İki gün önce göreve başla
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Fısfıs da sıkarak yalandan korunabilirsiniz. “Sana acıtan iğneden vurmayacağım.” diyerek de kurtulabilirsiniz. Burada özellikle çocuğun sizi yalancı doktor olarak bilmesine karşı dikkatli olmalısınız. Bu nokta, o sözün yalan sayılma ihtimalinden daha önemlidir.

Hocam ben bir diş hekimiyim. Çocuk hastalarımız geliyor ve neredeyse hepsi iğned
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hayal ürünü roman veya hikâye yazmak sakıncalı görülmemiştir. Çalışmanızda hayvanların konuşturulmasında da sakınca yoktur. Kadim zamandan beri bu tür çalışmalar yapılmış ve tedavülde bulunmuştur. Bu çalışmanız için “gerekli ve faydalı” dememiz daha isabetli olur. Neticede bir eğitim türü olarak görürüz bunu. Bu konuda dikkat edilmesi gereken hususları şu şekilde özetleyebiliriz: Okuyucunuz veya dinleyicinize gerçek bir konuşu anlattığınızı hissettirmemelisiniz. Okuyan veya dinleyen bir “hikâye” dinlediğini bilmelidir. İçerikte başta şirk olmak üzere haram veya harama özendirme olmamalıdır. Batıla destek olmamalısınız. İptidai insan zamanları gibi mü'min akidemizle uyuşmayan konular ihtiva etmemelidir. Zira biz insanın aslının tevhid olduğuna, şirk ve benzeri yanlışların sonradan girdiğine iman ediyoruz. Bu ayrıntılara dikkat ettikten sonra yapılan bu iş mubahtır deriz.

Hocam ben hikâye yazıyorum. Yazdığım hikâyeler bazen aslı olan bir konuyu gelişt

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.