Fetva Meclisi
Soru
Hocam, dinimize göre bir ailede baba öldükten sonra kalan mal varlığının kardeşler arasında pay edilmemesi, hepsinin anneye saygıdan dolayı anneye aitmiş gibi kabul edilmesinin bir mahzuru var mıdır? Böyle bir anlayış doğru mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Babaanneye baktığı için bir insana başkalarına kalan miras intikal etmez. Herkes mirastan hakkını almalı idi.
Bir insan ölmeden malını miras gibi taksim etmemelidir. Miras, ölümden sonrasına kalsa daha iyi olur. Evlatlardan birinin Kur'an'ın hükmüne itiraz etmesi onun bileceği bir iştir; mesele iman meselesidir. Siz karışmayın. Kalan size helaldir. O yasal bir güç kullanıp malına haram karıştıracaksa onun bileceği bir durum.
Allah babanıza rahmeti ile muamelede bulunsun, sizi de salihattan kılsın. Annenizin yaşayıp yaşamadığını bildirmemişsiniz. Dede ve ninenizin olmadığını kabul ettik. İki ihtimal var. Anneniz sağ ise ve anneniz ölmüş ise ihtimaline göre mirasınızın dinen değerlendirmesi şöyledir: Anneniz yaşıyorsa: Anneniz: % 12,49 Kızların her biri: % 22,22 Amcaların her biri: % 3,20 Halaların her biri: % 1,60 Anneniz yaşamıyorsa: Kızların her biri: % 22,22 Amcaların her biri: 5,128 Halaların her biri: % 2,564
Allah annenize rahmet etsin, size de sabırlar ihsan etsin. Babanızın durumunun iyi olması mirastan pay almasını değiştirmiyor. Onun feragat etmesi dışında hakkı haktır. Soruda erkek kardeşten söz etmiyorsunuz. Bu nedenle size iki türlü cevap vereceğiz. Erkek kardeşiniz varsa o, yüzde 37,5, kızlar yüzde 37,5 aranızda bölüşeceksiniz. Babanız da yüzde yirmi beş alacak. Erkek kardeş yoksa babanız yüzde yirmi beşi alacak, gerisini siz kızlar bölüşeceksiniz.
Ölenin ardından mirasının dağıtılması Allah’ın emridir. Anne Allah’ın emrine aykırı bir talepte bulunamaz. Dolayısıyla bir çocuğun babasının mirasını istemesi anneye saygısızlık değildir. Elbette bu isteği yaparken kabalık ve kırıcı tarz sahibi olmamak gerekir. Neticede karşınızdaki annenizdir, bunu unutmayın.
Ölen birinin geride bıraktığı ne varsa TAMAMI onun dinen mirasçıları kim ise onlara kalır. Kalan terekenin bina veya para ya da özel eşya olması bu gerçeği değiştirmez. Eğer mirasçı olanlar (hepsinin reşit olması şartı ile) aralarında ittifak edip mesela elbiseleri şuna, bilezikleri buna gibi bir bölüşme yaparlarsa böyle bir ittifakta sakınca olmaz. Böyle bir ittifak sağlayamadıkları takdirde her şeyi paylarına göre bölüşmek zorundadırlar. Genel kural böyledir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Riyazussalihin'in Erkam Yayınları arasındaki sekiz ciltlik baskı değerlidir.
İbni Kesir, tefsir ilmine dair ön bilgisi olmayanlar için hatta hafız olmayanlar için tavsiye edebileceğimiz bir tefsir değildir. Özellikle de Türkçe tercümesi çok ağır olabilir.
Bir Müslüman için Almanya’da polis memuru olmayı tasvip etmemiz zordur. Evet, bir sürü tavsiye içerikli nedenler bulunabilir ama bizim kanaatimiz bunun faydasının zararından az olacağı şeklindedir.
Gusülde kuru bir yer kaldığını anlayan kişi SADECE KURU KALAN YERİ YIKAR. Guslün yeniden alınması gerekmez. Bu arada namaz kılmış ise o namazın/namazların yeniden kılınması gerekir.
Fukahanın söz birliği ettiği kural şudur: Muta nikâh değildir, haramı kaldırmaz. Şuradan buradan getirilebilecek bir delil yoktur. Nikâh ile alakalı hususlarda en küçük gevşekliğe bile kapı aralamak tehlikelidir. Mü'minler arasında muta veya başka bir isimle iffeti korumayı zayıflatan her şey tehlikelidir.
Meseleyi dış kıyafet/iç kıyafet diye ayırmayın rahat edersiniz. Şöyle anlayın: Yabancı bir erkek sizi yakın bir mesafeden gördüğünde sizin üzerinizde erkek olarak hoşlanacağı ve gözle de olsa tatmin olacağı bir ayrıntı yakalıyorsa siz tesettürlü değilsiniz demektir. Bunu önlemeniz için üzerinize alacağınız şeyin adının ne olduğu önemli değildir. Önemli olan sizin o gözden korunmanızdır. Adı dış kıyafet olup da sizi bu açıdan korumamış olan şeyin de kıymeti yoktur zaten. Allah yardımcımız olsun.