Fetva Meclisi
Soru
Dışarıda dış kıyafet giyme zorunluluğumuz var mıdır? Vücut hatlarını belli etmeyen bir kıyafet giysek, üzerine yine de dış kıyafet adı altına bir şey giymeli miyiz? Aynı şekilde evimize gelen mahrem insanların yanında, vücut hatlarını belli etmeyen kıyafetler giysek kâfi midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Meseleyi dış kıyafet/iç kıyafet diye ayırmayın rahat edersiniz. Şöyle anlayın: Yabancı bir erkek sizi yakın bir mesafeden gördüğünde sizin üzerinizde erkek olarak hoşlanacağı ve gözle de olsa tatmin olacağı bir ayrıntı yakalıyorsa siz tesettürlü değilsiniz demektir. Bunu önlemeniz için üzerinize alacağınız şeyin adının ne olduğu önemli değildir. Önemli olan sizin o gözden korunmanızdır. Adı dış kıyafet olup da sizi bu açıdan korumamış olan şeyin de kıymeti yoktur zaten.
Meseleyi dış kıyafet/iç kıyafet diye ayırmayın rahat edersiniz. Şöyle anlayın: Yabancı bir erkek sizi yakın bir mesafeden gördüğünde sizin üzerinizde erkek olarak hoşlanacağı ve gözle de olsa tatmin olacağı bir ayrıntı yakalıyorsa siz tesettürlü değilsiniz demektir. Bunu önlemeniz için üzerinize alacağınız şeyin adının ne olduğu önemli değildir. Önemli olan sizin o gözden korunmanızdır. Adı dış kıyafet olup da sizi bu açıdan korumamış olan şeyin de kıymeti yoktur zaten. Allah yardımcımız olsun.
Aleykümselam. Kendisi çekici olmayan yani ziynet denebilecek nitelikte olmayan iç kıyafet korumayı sağlıyorsa o kıyafetle dışarı çıkılabilir.
Mü'min kadının ev giyimini üçe ayıralım: a- Evinde sadece eşinin ve kendisinin bulunduğu durum. Bu durumda kadının farz olan giyimi yoktur. Evi dışa karşı mahrem ise evde her türlü oturabilir, dolaşabilir. Evet, bir edep olması açısından evde de hassas davranırsa faziletlisini yapmış olur ama ev içinde zorunlu bir kıyafetten söz etmemiz mümkün değildir. Yalnız şunu not ediniz: Eşinizin dışarıda göz emniyetini dikkate alarak siz de evde ona dışarıdakiyle bağ kurmasın diye göz şovu yaparsanız bu bir psikolojik hata olur; onu adeta dışarıya hazırlamış olursunuz. Onu sizinle diğerleri arasında kıyas yapmaya elinizle itersiniz. Siz de kesinlikle bunu mağlup bitirirsiniz. Bunu ince bir çizgi olarak tespit ediniz. b- Evde onunla beraber bulunması caiz olan babası, amcası, dayısı, kardeşi, çocukları, yeğenleri, kayınpederi gibi mahremleri bulunuyorsa bu durumda belli bir tesettür zorunluluğu vardır. Bu da şudur: Başı açık olabilir. Kolları sıvanmış olabilir, ayakları çorapsız olabilir. Ağır avret bölgesi ise asla açık olamaz, açık gibi olmasını sağlayacak şeffaf ve dar bir kıyafetle olamaz. Bu noktada da bir çizgi çizmemiz gerekiyor: Evet, evde çarşafla durması gerekmiyor ama mesela babası veya çocuklarının yanında, onların onun bedeni hakkında ayrıntı bilebilecekleri bir tavizi de sahiplenmemelidir. c- Evde kaynı, yabancı misafir veya benzeri mahremi olmayan birisi bulunduğunda ise ya onlarla yüzleşmeyeceği farklı bir ortamda duracak ya da sokak kıyafeti ölçülerinde tesettürlü olacak. Mü'min bacılarımız şunu anlamalıdırlar: Onların varlığı bu mü'min ümmetin varlığıdır. Bu mü'min ümmet, cihat ümmetidir. Kadınları da kıyamete kadar cihadın alt yapısını oluşturacaklardır. Dolayısıyla kadınların tesettürlü olmaları bir tercih veya “Müslüman Kadın Kültürü” niteliğinde anlaşılmamalıdır. Kadınlarımızın tesettürü mahza bir cihattır. Cihat ise adı ile maruf zaten, zordur. Allah yardımcıları olsun.
Meseleyi yanlış noktadan anlamışsınız. Bir kadın evinde hiçbir şey giymese bile vebale girmez veya erkek vebale girmez. Çünkü evde onun korunması gereken bir göz yoktur. Yabancı söz konusu değildir. Buna rağmen mesela çarşafla evde bulunursa bu anlamsızdır. Kime karşı çarşaf giydiği merak konusu olur. Kendisini gereksiz bir sıkıntıya sokmuş olur, bu da onu psikolojik gerginliğe götürür. Anlattığımız budur.
Nikâh akdiniz kıyılmadan önce nişanlınız da yabancı bir erkek hükmündedir. Bunu tespit ettikten sonra onun da bulunduğu bir ortamda hangi elbiseyle bulunabilirsiniz? Onu zikredebiliriz: O kıyafet üzerinizde iken sizinle on dakika bir arada bulunan bir erkek sizin bedeninize ait ayrıntıları kestirebiliyorsa o kıyafet yabancı erkeklerin yanında durabileceğiniz bir kıyafet değildir. Ölçümüz budur. Bunu size, sizin kalbinizden başka kimse kesin bir ölçüyle veremez; müftü siz olmalısınız. Allah yardımcımız olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Fukahanın söz birliği ettiği kural şudur: Muta nikâh değildir, haramı kaldırmaz. Şuradan buradan getirilebilecek bir delil yoktur. Nikâh ile alakalı hususlarda en küçük gevşekliğe bile kapı aralamak tehlikelidir. Mü'minler arasında muta veya başka bir isimle iffeti korumayı zayıflatan her şey tehlikelidir.
Gusülde kuru bir yer kaldığını anlayan kişi SADECE KURU KALAN YERİ YIKAR. Guslün yeniden alınması gerekmez. Bu arada namaz kılmış ise o namazın/namazların yeniden kılınması gerekir.
Gıybetin içeriği ve neticesi sabit değildir. Zinanın içeriği ve neticesi ise sabittir. İkisinin kıyas edilmesi bile mümkün değildir. Zina her durumda ağırdır, şirk ve cinayetten sonraki en büyük haramların başındadır.
Bu şekilde bir rivayeti bilmiyorum. Misafirin rızkı ile geleceğine dair rivayetler ise vardır.
İbni Kesir, tefsir ilmine dair ön bilgisi olmayanlar için hatta hafız olmayanlar için tavsiye edebileceğimiz bir tefsir değildir. Özellikle de Türkçe tercümesi çok ağır olabilir.
İçki içilmiş bir yerde daha sonra namaz gibi bir ibadetin yapılmasına namazın kabul olması açısından bir sakınca yoktur. Ancak Müslüman insanın, yaptığı işin neye mal olacağına dikkat etmesi gerekmektedir.