Fetva Meclisi
Soru
Elimden geldiği kadar tesettür ölçülerine riayet etmeye çalışıyorum. Allah nasip ederse de bir süre sonra nişanlanacağım ve nişan sırasında nişanlanacağım kişinin karşısına ölçü ve sınırları belli (elbise gibi) fakat yabancı erkeklerin görmemesi gereken bir kıyafetle çıkabilir miyim? Hocam duygusal olarak bir sürü yorum yapılıyor ama ben emin değilim. Bu konunun kesin fıkıh ölçüsü nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Buna ŞÖHRET KIYAFETİ diyebiliriz. Sizi dikkat çeker görüntüde tutacak bir kıyafetle meşgul olmayın. Onunla meşguliyetiniz asıl işinizden alıkoyabilir sizi.
Tebrik ederiz sizi, elhamdülillah ne güzel, ne mutlu size! Rabbimiz kendi rızası için yapmış olduğumuz amellerimizi kabul buyursun. Tesettür, Rabbimizin mü'min hanımlara emridir. Bu farz ibadeti yerine getirirken “dikkat çekici olmama” kriteri de vardır. Öyle ki bu kriter, tesettürü asıl tesettür yapan şeydir. Dikkat çekici konumuna girer denilen şeyleri şöyle anlayabiliriz; mahreminiz olmayan bir erkek sizi tesettürünüzle gördüğünde kendisinde sizin bedeninize ya da kadınlığınıza dair merak uyandıran dönüp bakmasına sebep olan şeydir. Buradaki merak uyandırma dikkat çekme, şekli ya da kişinin kültüründen dolayı kendisine farklı gelmesi ile ilgili değildir; kadınlığınızın ön plana çıkması ile ilgilidir. Bunu belli kıyafetlerle daraltmamak gerekir. Allah'a emanet olun.
Öyle bir görüşme için dış kıyafetle olman gerekmez hatta uygun da olmaz. Bol bir kıyafetle görüşebilirsin. Allah Teâlâ mübarek etsin, seni muradına erdirsin.
Nişanlınızın söyledikleri yanlış değil. Pantolon, dışarıdan pantolon olarak görülmesi halinde, gerçek tesettürü sağlamadığı için kadınların giymesi doğru olmayan bir kıyafettir. Ancak, iç giyimi koruması bakımından daha rahatlık sağladığı için, üzerindeki etek ve benzeri şeyle giyilebilir. Ama giyilmesinin bir kompleksten kaynaklandığını siz de hissediyorsunuzdur. Madem uzun bir yola girdiniz, Allah Teala size bunu nasip etti takılmayın böyle basit şeylere. Sizin gayretiniz bir cihattır. Değerini düşürmeyin o cihadın. Allah yardımcınız olsun.
Bayanın tesettürlü olması nikâhın caiz olması için şart değildir. Yani Müslüman bir erkek, açık bir bayanla evlenebilir. Bu fıkhen caizdir. Şunu da belirtelim ki, fıkhen caiz olan bir şey ne kadar tatbik edilebilir onu Müslüman kendisi belirler. İnsanlar, çok iyi tesettürlü ile evleniyorlar da umduklarını bulamıyorlar; öncesinde sıkıntı olan bir evlilik nasıl sürer? Bunu da iyi değerlendirmek gerekir. Allah'a emanet olun.
Yapmak istediğiniz şeyin bir sakıncası yoktur, fıkıh kuralı olarak yapılabilir. Ancak size tavsiyemiz nikâhı düğüne bir iki gün kala yapmanızdır. Çünkü nikâh, son karar demektir. Nişan ise ilk karar hükmündedir. İlk günden son sözü söylemek sakıncalıdır. Allah'a emanet olun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Tesettür konusunda şunu bilmemizde yarar vardır: Hanımların bedenlerini erkeklerden korumaları gerektiği gibi, büyük avret mahallini bayanlardan da korumaları gerekmektedir. Daha açık bir ifade ile bir bayanın başka bayana diz kapağı ile göbek deliği arasını göstermesi de haramdır. Büyük avret dediğimiz budur. Pantolon ise bu anlamda bir teşhir yapmaktadır. Üstünde başka bir örtü yoksa bir bayanın giydiği pantolon kalçalarını, baldırlarını teşhir etmektedir. Derinin görülmüyor olması bir şey ifade etmiyor. Zira bayanın elbiseli hali bile cinsellik taşımaktadır. Allah'dan nefislerimize uymaya karşı bize yardım etmesini dileriz.
Borç olarak sizin zimmetinize girmiş bir şeyi muhakkak ödemek durumundasınız zaten. Dolayısıyla öyle yapmanızda bir mahzur yoktur. Allah'a emanet olunuz.
Haramı bilmeden işleyen birinin öğrendikten sonra, işlediği haramlardan mümkün olan en net bir şekilde dönmesi gerekmektedir. Üzerinden yıllar geçmiş, dal budak salmış ve neyin haram neyin helal olduğu karışmış bir iş için ise mümkün olduğu kadar arınma isteriz. Ama haramı öğrendikten ya da istiğfar ettikten sonraki ilk dakikadan itibaren ilişkiyi kesmek esastır. Allah yardımcımız olsun.
Hacizli malları satın almanın insanı üzen bir yönü vardır elbette ama alacaklı da bir insandır, onun da hakkının korunması gerekmektedir. Yasalarla oynanmaması, gizli bir hileye baş vurulmaması durumunda hacizli malların satın alınmasında bir sakınca yoktur. Allah'a emanet olunuz.
Çocuk düşmanlığı ile korunma arasında bir çizgi olduğunu söyleyerek başlamalıyız. Müslümanların doğurabildikleri kadar doğurmaları gerekmektedir. Rızık ve yetiştirme endişesini boş yere taşıyoruz. Rızık endişesi dışında bir nedenle doğumu geciktirme veya engelleme caizdir. Bu neden aileden aileye değişebilir. Mesela kadının sağlık sorunları olabilir. Ya da eşler birbirlerine cinsellik bakımından daha çok hizmet etme gibi bir amacı bir süreliğine değerlendirmek isteyebilirler. Bunlar mübah nedenlerdir. Şu kadar ki, engelleme yani korunma yöntemi de mübah bir yöntem olmalıdır. Mübah yöntemle kastımız her şeyden önce, kadının bedeninde kalıcı bir etki yapmayan ve helal bir yöntemle olan korunma olmalıdır. Allah'a emanet olunuz.
Duanın belli bir kalıbı yoktur. Hangi tarzda dua edilirse o kabul olur biiznillah. Ama duanın bir edebi muhakkak vardır. O edep de daha samimi olmamıza, kabule daha yakın olmamıza yardım eder. Bu edeplerden biri de duaya başlarken Peygamber aleyhisselam efendimize salavat getirmektir. Allah'a emanet olunuz.