Fetva Meclisi
Soru
Benim amcam avukat. Alacağı olan bir adamdan alacağını alamadığından aracını haciz edip aldı. Bana aracı satın alıp alamayacağımı sordu. Ben de aracı satın aldım değerinden 1-2 aşağıya. Bu olay, yani hacizli mal almak caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Satın alma sürecinde bir hileye başvurulmadı ise alınabilir.
Meri hukuka göre hile sayılabilecek bir yola tevessül edilmedikçe ihaleye girip mal almak caizdir. Allah'a emanet olunuz.
Sizin bu meseleniz eski fıkıh kitaplarında örnekleri ile bulunmaktadır. Fukaha, hakkını alamayan kişinin, fırsatını bulduğunda hakkını almasının caiz olduğunu ama bunun şartlarına dikkat etmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Söz konusu şartlar şunlardır: a. Tam hakkı kadarını alacak, fazla almayacak. b. Hırsızlık gibi bir şeyle itham edileceği ortam ise o fırsat ona yanaşmayacak. Müslüman’ın onurunu kaybedeceği şeyi bilerek yapması caiz olmaz. c. Emniyet ve yargı yollarını tüketmiş olacak yani kanuni yollarla alma imkânı olmayacak. Yine de biz size yasal olmayan çarelerin sonunda başka sorunlar olarak size dönebileceğini unutmamanızı tavsiye ederiz.
Selamünaleyküm. Haccınız olmasına olur ama o haçta işiniz gücünüz faiz günahından tevbe/istiğfar etmek olsun.
Selamünaleyküm. Müslüman, yalan ve hile ile bir arada bulunamaz. Kâğit üzerinde yasallık yeterli değildir.
Alacaklının hakkının korunması açısından borçlunun mallarının satılması gerekebilir. Peygamberimiz (s.a.s.), borcunu ödeyemeyen Muaz b. Cebel’in malını borcu karşılığında satmıştır. (Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ, 6/80 [11260]; Dârekutnî, es-Sünen, 5/413 [4551]) Halife Hz. Ömer de hac yolunda ticaret yaparken iflas eden bir kimsenin kalan mallarının, alacaklıları arasında taksim edilmesine hükmetmiştir. (Muvatta’, Vasıyyet, 8 ) Piyasa değerinde veya ona yakın bir fiyatla satılan hacizli malları satın almakta bir sakınca yoktur. Ancak haczedilen mal, değerinin çok altında satılır ise; Hanefîlerden İbn Âbidîn akdin fasit olacağını (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 5/59), Şâfiî âlimlerden Nevevî ise geçerli olmakla birlikte bu malın satın alınmasının mekruh olacağını söylemişlerdir. (Nevevî, Ravza, 3/420) Zira icradaki malların değerinin çok altında satılması, borçlunun mağduriyetinden yararlanmak anlamına gelir. Bu sebeple hacizli malı satın almak isteyen kimsenin fiyatlandırmayı mümkün mertebe borçlunun mağduriyetini azaltacak şekilde gerçekleştirmesi hakkaniyete uygun olur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir şey olmaz.
Sizin konuşma ve atiklik olarak vasıflandırdığınız özelliğinize bakın; ortama göre kendinizi değiştirebileceğinize inanıyorsanız evlenmenizde sakınca olmaz. Hayır huyunuz huy ise, erkeklerin bir zaman sonra kadınların atikliğinden nefret edeceğini bilmeniz gerekir. Herkes dengi ile evlenmelidir ama bu da nikâhın şartlarından değildir. Üçüncü şahısların bulunduğu ortamlarda görüşmeler yapın; herkes birbirini tanısın ona göre karar verin. Allah hayırlı ve bereketli kılsın.
Zannaderim İSTİHAREyi tarif ediyorsunuz. İstihare, uyku ile ilgili değildir. Maalesef, sanki istihare için illa uykuda olmak gerekir gibi bir anlayış yayılmıştır. Bu doğru değildir. Siz, hangi konu için istihare yaptı iseniz o konunun şu anda zihninizde ne durumda olduğuna bakın; eğer olumlu görülüyorsa istihareniz olumludur. Aksi ise sonucu olumsuz kabul ediniz. Allah'a emanet olunuz.
Bu tür bilgiler bir tür bedavacılık hastalığından kaynaklanıyor. Hadislerde sadece on ve yüz rakamı verilerek sabah ve akşam zikirleri tavsiye edilmektedir. Bu tür geceleri insanlar bir yılın açığını kapatmak için uyduruyorlar. Allah sonumuzu hayretsin.
Sabah ve ikindi namazlarının ardından nafile namaz için kerahet söz konusudur. Ancak vakit güneşin doğma vakti ise kırk dakika veya akşam namazına kırk dakika kaldı ise kaza da olsa kılmamak gerekiyor. O saatleri zikir saati olarak değerlendirmek daha doğrudur.
Gusül alacak biri, bütün vücudunu yıkadıktan sonra ağzına ve burnuna da su verdi ise gusül tamamdır. Ya da gusül budur. Bunun ötesinde gusül için müstahap denen ilaveler vardır. Mesela, gusülden önce avret yerleri kirli ise temizlemek, namaz abdesti gibi abdest almak bunlardandır. Ama bunlar guslün yerini bulmasını etkilemez. Nasıl yapılırsa yapılsın, önemli olan cünüplükten kurtaracak bir gusül almaktır.